|
ÖZET: İş sağlığı ve güvenliği hizmetinin doğrudan temin yöntemiyle alındığı, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ortaya konmuştur. Belediye şirketinin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22. maddesi çerçevesinde ihale yapmadan bu hizmeti temin ettiği tespit edilmiştir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda işverenlerin mesleki riskleri önlemek ve çalışanlarını korumak amacıyla iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi gibi personel görevlendirmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Eğer gerekli niteliklere sahip personel bulunamazsa, bu hizmetin ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden alınabileceği belirtilmiştir.
4734 sayılı Kanun’un temel ilkeleri gereğince, ihale süreçlerinde öncelikle açık ihale ve belli istekliler arasında ihale usullerinin uygulanması esastır. Yapılan incelemeler sonucunda, iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin doğrudan temin yöntemiyle alındığı görülmüştür. Şirket, ihale sürecinin iptal edilmesinin ardından doğrudan temin yöntemine başvurulduğunu ve gelecekteki hizmet alımlarının 4734 sayılı Kanun’a uygun şekilde gerçekleştirileceğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin rekabetçi bir ortamda, 4734 sayılı Kanun’a uygun olarak temin edilmesi, şirketin mevzuata uyumunu artıracak ve maliyet avantajı sağlayacaktır. |
BULGU: İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetinin Doğrudan Teminle Alınması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirketin iş sağlığı ve güvenliği hizmet alımını 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında ihale yapılmadan Kanun’un 22’nci maddesinin (d) bendi ile doğrudan temin limitleri kapsamında gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “İşverenin genel yükümlülüğü” başlıklı 4’üncü maddesinde mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işverenin; çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendireceği, çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebileceği ifade edilmiştir.
4734 sayılı Kanun’un “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulünün temel usul olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla idarelerin ihtiyaçlarının temininde öncelikle bu usullere başvurulması, bu usullerin uygulanabilir olmadığı hallerde Kanun’da belirtilen diğer alım yöntemlerine başvurmaları esastır.
Yapılan incelemede iş sağlığı ve güvenliği hizmet alımının doğrudan temin yöntemiyle alındığı görülmüştür.
Şirket cevabında, 4734 sayılı Kanun’un temel ilkeleri ve rekabetçi ortamın sağlanması amacıyla açık ihale yöntemiyle satın alma sürecinin başlatıldığı, ancak ihale süreci içerisinde isteklilerin yeterlilik şartlarını sağlayamaması vb. nedenlerle ihalenin iptal edildiğini, bu nedenle doğrudan temin yöntemiyle hizmet alımı yapıldığı, bundan sonraki süreçte hizmet alımlarının 4734 sayılı Kanuna göre yapılmaya devam edileceğini belirtilmiştir.
Sonuç olarak, ilgili hizmetin 4734 sayılı Kanun’da sayılan ihale yöntemleri ile rekabetçi bir ortamda temin edilmesi, Şirketin hem mevzuata uygunluk sağlamasına hem de maliyet olarak Şirketin yararına olacağı düşünülmektedir.