|
ÖZET: Şirketin çalışan işçileri için ayrılan kıdem tazminatı karşılıklarının muhasebe kayıtlarında doğru bir şekilde yer almadığı tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda belirtilen bulgulara göre, 2023 yılı itibarıyla hesaplanan 16.115.711,12 TL tutarındaki kıdem tazminatı karşılıkları, 01.04.2024 tarihli fişle kaydedilmiş olmasına rağmen, 2024 yıl sonu itibarıyla bu karşılıkların hesaplanmadığı ve muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmediği gözlemlenmiştir. Muhasebe uygulamalarında ihtiyatlılık ve dönemsellik ilkelerine uygun hareket edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri ve Türkiye Muhasebe Standartları uyarınca, kıdem tazminatı işçinin çalışma süresi boyunca birikmiş hakları olarak değerlendirilmelidir. Şirketin 2024 yılı için ayrılan 6.321.701,97 TL tutarındaki kıdem tazminatı karşılıklarının, yalnızca bir yıllık hizmete dayalı olarak hesaplandığı ve güncel asgari ücret artışlarının dikkate alınmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, şirketin gerçek yükümlülüğünü yansıtmamaktadır. Sonuç olarak, şirketin mali tablolarının güvenilirliği ve gelecekteki yükümlülüklerin doğru bir şekilde takip edilebilmesi için kıdem tazminatı karşılıklarının, muhasebe ilkelerine uygun olarak gerçek yükümlülükleri yansıtacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu sayede, finansal raporlar tam ve doğru bir şekilde oluşturulmuş olacaktır. |
BULGU: Şirkette Çalışan İşçiler İçin Ayrılan Kıdem Tazminatları Karşılığı Hesaplarının Doğru Bilgiler Sunmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Muhasebenin ihtiyatlılık kavramı kapsamında Şirketin yıl sonu itibarıyla yükümlülüklerinden olan çalışan işçilerin kıdem tazminatı karşılıkları, yıl sonu itibarıyla ayrılmamakta ve muhasebe kayıtlarında doğru olarak gösterilmemektedir.
Konunun 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporunda bulgu konusu yapılması üzerine hesaplanan 16.115.711,12 TL tutarındaki kıdem tazminatı karşılıkları 01.04.2024 tarih ve 76 No.lu fiş ile 740 No.lu hesap karşılığında 472 Kıdem Tazminatı Karşılıkları Hesabına kayıt yapılmış olmasına rağmen, 2024 yıl sonu itibarıyla çalışan işçilerin hizmetlerinin karşılığı olan kıdem tazminatı karşılıklarının hesaplanmadığı ve muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmediği görülmüştür.
Muhasebede ihtiyatlılık kavramı; muhasebe olaylarında temkinli davranılması ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin göz önüne alınması gerekliliği olarak tanımlanmakta ve bu kavramın sonucu olarak, işletmelerin muhtemel giderleri ve zararları için karşılık ayırmaları öngörülmektedir.
Muhasebenin dönemsellik kavramı gereğince de; gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi, hasılat, gelir ve kârların aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırılması gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun yetkisi” başlıklı 88’inci maddesinin birinci fıkrasında; “64 ilâ 88 inci madde hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kişiler münferit ve konsolide finansal tablolarını düzenlerken, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan, Türkiye Muhasebe Standartlarına, kavramsal çerçevede yer alan muhasebe ilkelerine ve bunların ayrılmaz parçası olan yorumlara uymak ve bunları uygulamak zorundadır. 514 ilâ 528 inci maddeler ile bu Kanunun ilgili diğer hükümleri saklıdır.” hükmü bulunmaktadır.
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan “Türkiye Muhasebe Standartları” ve “Uluslararası Muhasebe Standartları” arasında bulunan 19 No.lu standartta çalışanlara sağlanan faydaların muhasebeleştirilmesi düzenlenmiştir. Bu standarda göre; kıdem tazminatı işçinin işten çıkarılması nedeniyle ödenen bir tazminat değil, işçinin çalışmasının karşılığı olduğu ve çalışma sonrası sağlanan faydalar grubu içinde yer aldığı kabul edilmiştir.
Mevzuat kapsamında; işçinin çalışması karşılığında doğan kıdem tazminatı yükümlülüğünün ihtiyatlılık kavramı uyarınca hesaplanarak, dönemsellik kavramına uygun olarak ilgili olduğu mali yıl içerisinde muhasebeleştirilerek, finansal tablolarda tam, doğru ve gerçeğe uygun olarak, gösterilmesi gerekmektedir.
Şirketin cevabi yazısında özetle; bulguda yer alan tutarın, personelin 2023 Aralık ayındaki maaşları baz alınarak çalışma süreleri üzerinden hesaplanan tutar olduğu, 2024 yılı sonundaki maaşlar göz önünde bulundurularak 2024 yılı için 6.321.701,97 TL kıdem tazminatı karşılığı ayrıldığı ve yıl sonu itibarıyla 472 No.lu hesap bakiyesinin 22.437.413,09 TL olduğu ifade edilmiştir.
Dönem sonu işlemleri sırasında 2024 yılı için ayrılan 6.321.701,97 TL tutarındaki karşılıklarla birlikte 22.437.413,09 TL’ye ulaşan kıdem tazminatı karşılıklarının incelenmesinde;
-2024 yılında iki aşamada ayrılan karşılıkların ilgisine göre cari ve geçmiş yıl ayrımı yapılarak muhasebeleştirilmesi yerine tamamının 2024 cari yıl giderlerine verildiği,
-Kıdem tazminat karşılıklarının hesabında, “kıdem tazminat tavanı”nın dikkate alınmadığı,
-31.12.2024 tarihi itibarıyla ayrılan karşılıkların sadece bir yıllık hizmetin karşılığı olarak hesaplandığı ve güncel asgari ücret karşısında şirketin gerçek yükümlülüğünü göstermediği (asgari ücret artışlarındaki farkın birikmiş kıdem üzerindeki etkisinin dikkate alınmadığı),
Görülmüştür.
Şirketin mali tablolarının doğru bilgi sunması ve ileride ödenmesi muhtemel yükümlülüklerin takip edilebilmesi için muhasebenin ihtiyatlılık ve dönemsellik kavramlarına uygun olarak, kıdem tazminatı karşılıklarının bilanço tarihi itibarıyla gerçek yükümlülüğü gösterecek şekilde muhasebeleştirilmesi ve mali tablolarda tam, doğru ve gerçeğe uygun haliyle raporlanması sağlanmalıdır.