|
ÖZET: Şirketin, yüksek borç yükü altında olmasına rağmen, başka bir belediye şirketine borç vermesi ve bu borçlar üzerinden faiz tahsil etmemesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda dikkat çekici bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Yasal düzenlemeler, şirketlerin başka tüzel kişiliklere borç verme yetkisini açıkça sınırlamaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri, yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin şirket menfaatlerini koruma yükümlülüğünü vurgulamakta ve bu yükümlülüklerin ihlalinin sonuçlarını belirtmektedir.
Yapılan incelemeler, şirketin dönem başında 2.973.681.985,22 TL tutarında kısa vadeli borcu bulunduğunu ve buna rağmen 2024 yılı içerisinde Büyükşehir Belediyesine ait şirketlere 691.850.000,00 TL borç verdiğini ortaya koymuştur. Bu borçlar üzerinden tahakkuk eden 45.643.991,43 TL faiz ile birlikte toplamda 737.493.991,43 TL’nin tahsil edilemediği tespit edilmiştir. Bu durum, şirketin mali sağlığını olumsuz etkileyen bir risk unsuru olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, şirketin mevcut borç durumuna rağmen başka bir belediye şirketine borç vermesi, yasal çerçeveye aykırı bir durum teşkil etmekte ve bu tür işlemlerin önlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Şirketin menfaatlerini korumak amacıyla, bu tür finansal işlemlerin dikkatle değerlendirilmesi önem arz etmektedir. |
BULGU: Şirketin Başka Bir Belediye Şirketine Borç Vermesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirketin yüksek miktarda borcu bulunmasına ve bu borçlarını ödeyememesi nedeniyle gecikme faizine katlanmasına, Büyükşehir Belediyesine ait Şirketlere borç vermesine izin veren yasal bir hüküm bulunmamasına rağmen borç verdiği ve faiz tahsil etmediği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18’inci maddesinin ikinci fıkrasında, tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği ve “Özen ve bağlılık yükümlülüğü” başlıklı 369’uncu maddesinin birinci fıkrasında; Yönetim kurulu üyelerinin ve yönetimle görevli üçüncü kişilerin görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altında olduğu ve 553’üncü madenin birinci fıkrasında, yönetim kurulu üyeleri ile yöneticilerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları belirtilmiştir. Basiretli iş adamı gibi davranmayı tacirin ticaretine ilişkin
faaliyetlerinde herhangi bir kişiye kıyasla daha dikkatli, tedbirli, öngörülü ve yaptığı işin inceliklerine hâkim biçimde hareket etmesi olarak tanımlamak mümkündür. Şirkete ait bir faaliyette bulunulurken bunun şirketin menfaatine olması ile şirketin zarar etmesini önleyici tedbirlerin alınması gerekir.
Belediye şirketlerinin tabi olduğu mevzuat açısından ne 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ne de 5393 sayılı Belediye Kanunu ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda şirketin farklı tüzel kişiliği bulunan şirketlere borç verebileceğine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Yapılan incelemede Şirketin dönem başı itibarıyla Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar Hesabında 2.973.681.985,22 TL borcu bulunmasına rağmen Büyükşehir Belediyesine ait şirketlere 2024 yılı içerisinde 691.850.000,00 TL borç verdiği ve söz konusu borçlardan tahakkuk eden 45.643.991,43 TL tutarında faizi olmak üzere toplam 737.493.991,43 TL’yi tahsil edemediği tespit edilmiştir.
Şirketin yüksek miktarda borcu bulunmasına rağmen Büyükşehir Belediyesine ait diğer bir şirketlere borç vermesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak bu tür işlemlerin yapılmaması sağlanmalıdır.