ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan ilçe belediyelerinin mal ve hizmet alımlarında Kamu İhale Kanunu’na uygun ihale usullerini kullanmadığını ortaya koymaktadır. İncelemeler, bu alımların büyük çoğunluğunun doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiğini göstermektedir. Kamu idareleri, kamu kaynaklarını kullanırken, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu çerçevesinde etkili, ekonomik ve hukuka uygun bir şekilde hareket etmekle yükümlüdür. Harcama talimatlarının, bütçe ilke ve esaslarına uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, kamu kurumlarının mal ve hizmet alımlarını belirli usullere tabi kılmaktadır. Bu usuller arasında açık ihale, belli istekliler arasında ihale ve sınırlı pazarlık yöntemleri bulunmaktadır. Doğrudan temin, yalnızca belirli hallerde ve küçük çaplı ihtiyaçlar için kullanılabilen bir yöntemdir. Ancak yapılan denetimlerde, bu usulün kötüye kullanıldığı ve ihale usullerinin göz ardı edildiği tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, kamu idarelerinin mal ve hizmet alımlarını, ilgili kanunlarda belirtilen usul ve esaslara uygun şekilde gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde, kamu kaynaklarının etkin kullanımı sağlanamayacak ve hukuki düzenlemelere uyulmamış olacaktır. Bu durum, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından önemli bir sorun teşkil etmektedir.

BULGU: Mal ve Hizmet Alımlarının Kamu İhale Kanunu’nda Düzenlenen İhale Usullerine Uygun Olarak Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

İdarece, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda düzenlenen ihale usulleri kullanılmak suretiyle temin edilmesi gereken mal ve hizmet alımlarının tamamına yakınının Kanun’da bir ihale usulü olarak düzenlenmeyen doğrudan temin usulü ile yapıldığı görülmüştür.

Kamu idareleri, borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait kaynakları, kanunlara veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri ile diğer giderlerinde kullanmakla yetkili ve mükelleftir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’na göre kamu kaynağının kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.

Bütçeden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatında hizmetin gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alması gerekir.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.

Kamu hukukuna tâbi olan veya kamunun denetimi altında bulunan veyahut kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarının mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin gerçekleştirme usul ve esasları 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda belirlenmiştir.

Belediyeler kullanımlarında bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalelerini 4734 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütmek zorundandırlar.

Kanun’un 18’nci maddesine göre; idarelerin mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalelerinde açık ihale usulü, belli istekliler arasında ihale usulü ve pazarlık usullerinden birinin uygulanması gerekmektedir. Kanun kapsamında yapılacak ihalelerde uygulanabilecek ihale usulleri arasında sayılan pazarlık usulü, sadece Kanun’da belirtilen hallerde kullanılabilecek olup, açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü temel usuller olarak kabul edilmiştir.

Esas itibarıyla bir ihale usulü olmayan doğrudan temine ilişkin esas ve usuller ise Kanun’un 22’nci maddesinde düzenlenmiştir. Doğrudan temin usulü, idarelerin küçük çaplı ihtiyaçlarının işin doğası gereği ilan yapılmaksızın ihale usullerine tabi olmadan basit biçimde karşılanması için getirilen ve sadece ilgili maddede sayılı ihtiyaçların temini ile yine maddede sayılan hallerin gerçekleşmesi durumunda kullanılması gereken bir usuldür. Maddede sayılan ihtiyaç ve hallerin bu usul kullanılarak temin edilmesinde kötüye kullanımın önlenmesi için Kanun’un 5 ve 62’nci maddelerinde bu konu ile ilgili özel düzenleme yapılmıştır. Buna göre “Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.” ve “Bu Kanunun 21 ve 22 nci maddelerindeki parasal limitler dahilinde yapılacak harcamaların yıllık toplamı, idarelerin bütçelerine bu amaçla konulacak ödeneklerin %10’unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü olmadıkça aşamaz.”

Kamu idareleri, kamu kaynağı kullanarak gerçekleştirdikleri mal ve hizmet alımlarını 4734 sayılı Kanun’da öngörülen ihale esas ve usulleri çerçevesinde temin etmek zorundadırlar. Harcama talimatında yer alan gerçekleştirme usulü kanunla düzenlenen bir usul olmalıdır. Bu usullerin uygulanmaması sonucunu doğuracak gerekçelerle Kanun’da yer alan özel hallerin genelleştirilip yaygınlaştırılmaması gerekir.

Yapılan incelemelerde; kamu kaynağı kullanılarak yapılan mal ve hizmet alımlarının tamamına yakının 4734 sayılı Kanun’da düzenlenen ihale usulleri yerine doğrudan temin usulü ile yapıldığı ve bunun sonucu olarak da Kanun’un 5 ve 62’nci maddelerinde yer alan düzenlemelere uyulmadığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak; İdarenin mal ve hizmet alımlarını 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ve 4734 sayılı Kanun’da düzenlenen esas ve usullere uygun olarak gerçekleştirmesi gerekmektedir.