|
ÖZET: Belediye Şirketinin, taşınmaz üzerinde sözleşmeye aykırı bir şekilde tasarrufta bulunduğu tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, Kamu İdaresine ait bir taşınmaz, Belediye Şirketine 3 yıllık bir süreyle kiralanmış; ancak bu şirket, kiralama süresini aşarak taşınmazı alt kiracıya devretmiştir. Bu işlem, İdareden gerekli yazılı izin alınmadan gerçekleştirilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyelere taşınmaz yönetimi ve kiralama yetkisi tanırken, aynı zamanda alt kiralama işlemlerinde kiraya verenin rızasının alınması gerektiğini de vurgulamaktadır.
Yapılan incelemelerde, taşınmazın 18 Mart 2021 tarihinde 3 yıllık bir süreyle kiralandığı, ancak Belediye Şirketinin, kendi kullanım süresinin sona ermesinden önce, 1 Mart 2024 tarihinde 5 yıllık bir alt kiralama sözleşmesi imzaladığı belirlenmiştir. Bu sözleşmede, İdare ile Şirket arasındaki kira sözleşmesinin sona ermesi durumunda alt kiracının da taşınmazı tahliye etmesi gerektiğine dair bir hüküm olmasına rağmen, alt kiracı taşınmazı tahliye etmemiştir. Kamu İdaresi, taşınmazın tahliyesine yönelik işlemlere başladığını ve hukuki sürecin devam ettiğini bildirmiştir. Sonuç olarak, Kamu İdaresi tarafından Belediye Şirketine kiralanan taşınmazlarla ilgili işlemlerde, sözleşme ve mevzuat hükümlerine uyulması büyük önem taşımaktadır. Bu tür ihlallerin önlenmesi, kamu kaynaklarının etkin ve doğru bir şekilde yönetilmesi açısından kritik bir gerekliliktir. |
BULGU: Belediye Şirketinin Sözleşmeye Uygun Olmayacak Şekilde Taşınmaz Üzerinde Tasarrufta Bulunması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Kamu İdaresine ait taşınmazın Belediye Şirketine 3 yıl süre ile kiralandığı, Belediye Şirketinin ise söz konusu taşınmazı kiralama hakkına sahip olduğu süreyi aşmak suretiyle alt kiracıya kiralayarak aynı kişiye kullandırdığı, kiralama işlemi için İdareden yazılı izin alınmadığı görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları” başlıklı 15’nci maddesinin (f) bendinde; mahallî müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunların üzerinde sınırlı aynî hak tesis etme yetkilerine sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un “Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri” başlıklı 38’nci maddesinde; Belediyeye ait taşınır ve taşınmaz mallarının idaresi Belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde; belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin bu Kanun’da yazılı hükümlere göre gerçekleştirileceği belirtilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri” başlıklı 322’inci maddesinin ikinci fıkrasında, kiracının, konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça, kiralananı başkasına kiralayamayacağı gibi, kullanım hakkını da devredemeyeceği, belirtilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un “Dürüst Davranma” başlıklı 2’nci maddesinde; herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı hüküm altına alınmıştır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, Belediyeye ait taşınmazların yönetiminden üst yöneticinin sorumlu olduğu, Belediyelerin 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre taşınmazlarını kiralama yetkilerinin bulunduğu, alt kiracının çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça kiralananı başkasına kiralayamayacağı anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede, Kamu İdaresinin mülkiyetindeki taşınmazın 2886 sayılı Kanun hükümlerine göre Belediye Şirketine 18.03.2021 tarihinde 3 yıl süre ile kiralandığı, belediye şirketinin ise söz konusu taşınmazı kendi kullanım yetkisi 18.03.2024 tarihinde bitecek olmasına rağmen 01.03.2024 tarihinde 5 yıllık sözleşmeyle alt kiracıya kiraladığı, Belediye Şirketi ile alt kiracı arasında yapılan sözleşmede herhangi bir nedenle İdare ile Şirket arasındaki kira sözleşmesinin sona ermesi durumunda alt kiracılık sözleşmesinin de sona ereceğine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen alt kiracının taşınmazı tahliye etmediği, ayrıca Belediye Şirketi tarafından tasarruf yetkisini aşacak şekilde yapılan kiralama işlemi için Kamu İdaresinin de yazılı izninin alınmadığı tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında özetle taşınmazın tahliyesine ilişkin olarak işlemlere başlanıldığı ve hukuki sürecin devam ettiği ifade edilmiştir.
Kamu İdaresi tarafından Belediye Şirketine kiralanan taşınmaz işlemlerinde sözleşme ve mevzuat hükümlerine uyulması gerekmektedir.