BULGU: Taşıt Satışı İhalelerinde Tahmini Satış Bedellerinin Mevzuata Uygun Belirlenmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı – YİKOB

Taşıt satışı ihalelerinde, tahmin edilen satış bedellerinin mevzuata uygun olarak belirlenmediği; araçların özellikleri ile arıza durumlarının teknik ifadelerle ayrıntılı olarak açıklanmadığı; piyasa fiyat araştırması tutanaklarında araçları değersizleştiren ifadelere yer verildiği ve araçların ekonomik değerlerini artıran tamir ve bakım harcamalarının dikkate alınmadığı görülmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde; üst yöneticilerin kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını sağlamaktan sorumlu oldukları ve bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri aracılığıyla yerine getirecekleri, “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde ise; her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi ve kullanılmasından sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanun’un “Mal yönetiminde etkililik ve sorumluluk” başlıklı 48’inci maddesinin son fıkrasında ise; kamu idarelerine ait malların edinme, kiralama, tahsis, yönetim, kullanma ve elden çıkarma işlemlerinin, verimlilik ilkesine göre yapılacağı ve bu ilkeye aykırı eylem ve işlemlerden doğacak zararlardan, malların yönetimi veya kullanılması hususunda yetki verilenlerin sorumlu olduğu vurgulanmıştır.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “İlkeler” başlıklı 2’nci maddesinde, ihalelerde açıklık ve rekabetin sağlanmasının Kanun’un temel ilkelerinden olduğu belirtilmiştir.

Aynı Kanun’un “Tahmin edilen bedelin tespiti” başlıklı 9’uncu maddesinde; tahmin edilen bedelin idarelerce tespit edileceği veya ettirileceği, işin özelliğine göre gerektiğinde bu bedel veya bu bedelin hesabında kullanılacak fiyatların, belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulacağı, bu soruşturmalar sonucunda belirlenen tahmin edilen bedelin, bunun dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterileceği ve ihale dosyası arasında saklanacağı düzenlenmiştir.

237 sayılı Taşıt Kanunu’nun “Taşıtların satılabilmeleri:” başlıklı 13 üncü maddesinde ise,

“Bu kanunun konusuna giren taşıtların satılabilmeleri, ya tahsis edildiği hizmet konusunun artık kalmamış olmasına veya ekonomik ömrünü doldurmuş bulunmasına bağlıdır.

Bu taşıtların ekonomik ömürlerini doldurmuş olmaları hali ilgili dairesinin teklifi üzerine Karayolları veya Devlet Su İşleri idaresinden bir makine uzmanı, kurumun yetkili bir personeli ile trafik teşkilatından bir uzmandan teşekkül edecek komisyon tarafından verilecek raporla belirtilir.

Bu raporlar kurumun bağlı olduğu bakanlıkların tasvibine sunulur. Bu taşıtlar yürürlükte bulunan hükümlere göre satılır. Hizmet konusunun kalmaması halinde taşıtlar gereği yapılmak üzere Devlet Malzeme Ofisine devredilir.

…” denilmektedir.

Piyasa fiyat araştırması tutanaklarında, araçların özellikleri ve arıza durumlarına ilişkin araçları değersizleştiren hukuki ve teknik olmayan ifadelere örnekler: “Kilometre sıfırlanmıştır”, “Kronik arızaları var”, “Aşırı yakıt tüketimi var”, “Yedek parça sorunu var.”, “Sık sık arıza yapar.”, “Ekonomik ömrünü doldurmuştur.”

Kamu İdaresinin cevabında, “Piyasa araştırma tutanaklarında araçların mevcut durum ve özelliklerini açıkça belirtilmesindeki amaç bedelin tespitinde daha gerçekçi ye şeffaf olunmasını sağlamak, sonradan idaremizi hukuki açıdan herhangi bir sıkıntıya sokacak durumlardan kaçınmak, doğru ve gerçekçi bedeller tespit etmek için araçların bilinen tüm özellikleri ve mevcut halleri açıkça belirtilmiştir.” denilmiştir. Ancak yukarıda yer alan ifadeler, (Örnek: “Kronik arızaları var”) muğlaktır ve araçların değerini düşürecek niteliktedir.

Öte yandan piyasa fiyat araştırması tutanaklarında araçların bütün parçaları alt alta yazılmış ve bu parçaların tamamı için “Tamiri ekonomik değildir.” denilmiştir. Oysa İdare tarafından her yıl yüksek tutarlı tamir bakım harcaması yapılmakta olup, araçların bazı parçaları değiştirilmekte veya tamir edilmektedir.

Ayrıca fiyat tespitine ilişkin olarak, “Fiyat tespiti için Şoförler Odasına ve Ticaret Sanayi Odasına danışılmış, bu kurumların konu ile ilgili fiyat veremeyeceği tespit edilmiş, bu nedenle bilirkişilere fiyat tespiti için başvurulmuş ve konu ile ilgili bilirkişiler olan galericilere araçların durumlarını gösteren raporlar ile gidilmiş ve buralardan tahmini satış bedel için fiyat alınmış ve rapor düzenlenerek idareye sunulmuştur.” Açıklaması yapılmıştır.

Araçları değersizleştiren ifadelerin yer aldığı raporlar 3 galericiye sunulmuş ve fiyat bildirmeleri istenilmiştir. Ancak galericilerin araç satışı ihalelerinde bilirkişi olarak belirlenmesi ve bu şekilde tahmini bedel tespitinin mevzuata uygun olmadığı düşünülmektedir. Galericilerin araç satış ihalelerine katılmaları ihtimal dahilindedir. Bu nedenle gerçek piyasa rayiçlerinin altında fiyat bildirebilirler. Galericilerin uzmanlığı arıza tespiti değil, araç pazarlamadır.

Fiyat tespiti için Şoförler Odasına ile Ticaret Sanayi Odasına danışıldığı; bu kurumların konu ile ilgili fiyat veremeyeceği tespit edildiği belirtilmektedir. Ancak bu kuruluşların fiyat bildirmek için dayanağı bulunmamaktadır. Araçların ekspertiz raporları ile başvurulması halinde, fiyat bildirebilecekleri düşünülmektedir.

Öte yandan meslek kuruluşları fiyat bildirmekten imtina edebilmektedir. Ancak yatırım izleme başkanlıklarının, “Kamu kurum ve kuruluşlarıyla, diğer tüzel kişilerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapmak” konusunda görev ve yetkisi bulunmaktadır.

İdarenin taşıt tamir ve bakım harcamaları çok yüksektir. Ancak tahmini satış bedelinin tespitinde bu harcamalar dikkate alınmamıştır. Araçların durumuna ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, piyasa fiyat araştırması tutanaklarında, taşıtların bütün parçaları için “Tamiri ekonomik değildir.” ifadesine yer verilmiştir.

Taşıtların bütün parçaları için “Tamiri ekonomik değildir.” görüşü verilmesi, araçların tamir bakım harcamaları kapsamında değiştirilen ve sağlam olan parçalarının ekonomik değerlerinin tahmin edilen bedelin tespitinde dikkate alınmaması demektir. Fiyat araştırması tutanaklarında, araçların yeni değiştirilen ve çalışır vaziyette olan parçalarının veya tamir edilerek kullanılabilecek durumdaki parçalarının belirtilmesi ve fiyat tekliflerinin buna göre alınması gerekmektedir.

Sonuç olarak, 2886 sayılı Kanun’a göre yapılan taşıt satışı ihalelerine ilişkin tahmin edilen bedelin tespitinde kullanılacak fiyatların belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya işin uzmanı olan bilirkişilerden soruşturulması ve bu soruşturmalar sonucunda tahmin edilen bedelin verimlilik ve tutumluluk ilkesine uygun olarak belirlenmesi gerekmektedir.