| 3. İdare Dava Dairesi 2022/560 E. 2022/561 K. |
|
T.C. İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ İSTEMİN ÖZETİ : Hizmet alımı kapsamında temizlik personeli olarak görev yapmakta iken 02/04/2018 tarihinde 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 127. maddesiyle “sürekli işçi kadrosuna” geçirilen davacının, branşının temizlik görevlisi yerine fiilen çalışmakta olduğu veri giriş personeli (4132.10 branş kodu) olarak düzeltilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün 26/06/2021 tarihli ve E-88933897-929 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-(a) maddesi hükmü uyarınca davanın görev yönünden reddine, ilişkin olarak İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nce verilen 03/03/2022 tarih ve E:2021/1548, K:2022/457 Sayılı karara, davacı tarafından, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla istinaf yoluna başvurulmaktadır. SAVUNMANIN ÖZETİ : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince dosyanın tekemmül etmiş olduğu anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine gerek olmadığından dosyadaki belgeler incelenip yapılan istinaf başvurusu istemi hakkında gereği görüşüldü: KARAR : Dava, Hizmet alımı kapsamında temizlik personeli olarak görev yapmakta iken 02/04/2018 tarihinde 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 127. maddesiyle “sürekli işçi kadrosuna” geçirilen davacının, branşının temizlik görevlisi yerine fiilen çalışmakta olduğu veri giriş personeli (4132.10 branş kodu) olarak düzeltilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün 26/06/2021 tarihli ve E-88933897-929 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince; “…davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, uyuşmazlığın özel hukuk sözleşmesinden kaynaklı bir talebe ilişkin olduğu, her ne kadar davacının çalıştığı kurum idare ise de, davacının davalı idare bünyesinde sürekli işçi kadrosunda çalıştığının anlaşıldığı ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında, davacının özel hukuk normlarına dayanılarak talepte bulunulmuş olması nedeniyle davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı…” gerekçesiyle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-(a) maddesi hükmü uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kaldırılması istemiyle istinaf başvurusunda bulunmaktadır. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 Sayılı Kanun’un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin beşinci fıkrasında; Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir, hükmü yer almaktadır. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam şekilleri” başlıklı 4. maddesinde, ”Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür. A-) Memur: Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır. Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır. B-) Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir. D-) İşçiler: (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir.Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen Geçici 23 ve 24. maddelerde de; 5018 Sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı kuruluşlarda (…) il özel idareleri ve belediyeleri ile bağlı kuruluşlarında ve bu kuruluşlara ait şirketlerde 4734 Sayılı Kanun ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında 04.12.2017 tarihi itibariyle çalıştırılmakta olanların, 657 Sayılı Kanun’un 48. maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları ve diğer şartları taşımak kaydıyla sürekli işçi kadrolarına geçirilecekleri hükme bağlanmıştır.” hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacının Hizmet alımı kapsamında temizlik personeli olarak görev yapmakta iken 02/04/2018 tarihinde 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 127. maddesiyle “sürekli işçi kadrosuna” geçtiği, bunun üzerine “04/06/2009 tarihi itibariyle İstanbul M. A. Ersoy Gögüs Kalp ve Damar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sekreter, veri giriş, hasta kayıt personeli, faturalandırma birim personeli gibi vasıflı işlerde çalıştırılmasına rağmen temizlik hizmetleri branşında gösterildiği, Sağlık Bakanlığının üyesi olduğu TÜHİS ve kendisinin üyesi olduğu Öz Sağlık İşçi sendikası arasında yapılmış olan işletme toplu iş sözleşmesinin 29. maddesinin (d) bendi uyarınca uzun süredir vasıflı işlerde çalıştırılmış olması sebebiyle vasıfsız işlerde çalıştırılmasının mümkün olmadığından ve branşının temizlik görevlisi(9112.06 branş kodu) olarak gösterilmesinin hak kaybına neden olduğu” iddialarıyla branşının, fiilen çalışmakta olduğu veri giriş personeli (4132.10 branş kodu) olarak düzeltilmesi istemiyle davalı idareye 22.04.2021 tarihinde başvuru yapıldığı, söz konusu başvurunun İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün 26/06/2021 tarihli ve E-88933897-929 Sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 23 ve 24. maddeleri uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirildiği ve geniş anlamda kamu görevlisi olduğu anlaşıldığından, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde İdari Yargının görevli olduğu, uyuşmazlığın esasının incelenip bir karar verilmesi gerekirken davanın görev yönünden reddedilmesine ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı görülmektedir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nce verilen 03/03/2022 tarih ve E:2021/1548, K:2022/457 Sayılı kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere 2577 Sayılı Kanun’un 45/5. maddesi uyarınca dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, kararın taraflara tebliği için dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesine kesin olarak, 31/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
| ÖZET: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, davacının temizlik personeli olarak görev yaparken, 696 Sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilmesine rağmen, fiilen veri giriş personeli olarak çalıştığını belirterek bu durumun düzeltilmesi talebinin reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, davanın İdari Yargı’nın görevine girdiğine ve uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiğine karar vererek, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin verdiği kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir. |