| Ankara Büyükşehir Belediyesi 2014 yılı Sayıştay Denetim Raporu |
|
Mahalli idareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 138′ inci maddesinde; kurumların katma değer vergisi tahsilatı yaptıkları faaliyetleri ile ilgili mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan giderin, Katma Değer Vergisi hariç tutarının 630-Giderler Hesabına veya aktifleştirilecek bir unsur ise ilgili hesaba borç, indirilecek katma değer vergisi tutarının 191indirilecek Katma Değer Vergisi Hesabı’na borç, ödenecek tutarın ise 103-Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabına veya 320-Bütçe Emanetleri Hesabına alacak kaydedileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca ay sonlarında, hesaplanan katma değer vergisi hesabının alacak kalanının, devreden katma değer vergisi hesabı ile indirilecek katma değer vergisi hesabının borç kalanları toplamından fazla ise, söz konusu farkın 360-Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabına alacak, bu hesabın borç bakiyesi bu hesaba alacak, devreden katma değer vergisi hesabının borç bakiyesinin 190-Devreden Katma Değer Vergisi Hesabına alacak; hesaplanan katma değer vergisi hesabının alacak bakiyesi ise 391-Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabına borç kaydedileceği belirtilmiştir. Yapılan incelemede; Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından katma değer vergisi tahsilatı yapılan faaliyetleri ile sınırlı kalınmadan mal ve hizmet alımlarına ilişkin tüm giderlerde 191- indirilecek KDV Hesabı’nın kullanıldığı görülmüştür. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin katma değer vergisi tahsilatı yaptığı faaliyetleri çeşit ve tutar olarak çok sınırlı olmasına rağmen, 31.12.2014 tarihi itibariyle; 391-Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabının alacak toplamının 40.255.183,73 TL ve 191- indirilecek Katma Değer Vergisi Hesabının borç toplamının ise 438.246.792,22 TL olduğu görülmüştür. Ayrıca, 190-Devreden Katma Değer Vergisi Hesabı’nın borç kalanının 2011 yılında 1.004.883.778,49 TL, 2012 yılında 1.222.355.049,12 TL, 2013 yılında 1.600.662.095,00 TL ve 2014 yılında ise 1.999.409.827,33 TL olduğu görülmüştür. Bu şekilde yıllar itibariyle hatalı uygulamanın devam ettirilmesi neticesinde 190-Devreden KDV Hesabı yersiz bir şekilde artmıştır. Sonuç olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bütün mal ve hizmet alımlarına ilişkin Katma Değer Vergisini 191- indirilecek Katma Değer Vergisi Hesabına kaydetmesi neticesinde,
Katma Değer Vergisi Hesabının mahsup edilmesi sonucu 190-Devreden Katma Değer Vergisi Hesabının bilançoda yüksek tutarlarda yer almasına,
Hesabı, 252-Binalar Hesabı, 253-Taşıtlar Hesabı ve 255-Demirbaşlar Hesabı) mali tablolarda eksik kaydedilmesine, Sebebiyet verildiği tespit edilmiştir. Söz konusu husus daha önceki Sayıştay Denetim Raporlarına da konu edilmesine rağmen Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin hatanın düzeltilmesi için herhangi bir çalışma gerçekleştirmediği, hatanın 2014 yılında da devam ettiği görülmüştür. Kamu idaresi cevabında; Kamu idaresi, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun Vergi İndirimi başlıklı 29. Maddesini dayanak alarak, Belediye Başkanlığının almış olduğu mal ve hizmetlerin, yapmış oldukları faaliyetlerinden kaynaklandığından dolayı yukarıda belirtilen 3065 sayılı Kanun’un tanımış olduğu Vergi İndiriminden yararlanmakta olduğunu, aksi bir hüküm olmadığından uygulamalarının bu şekilde devam edeceği belirtilmiştir. Ayrıca Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünden görüş sorulmuş olduğu, ekte yer alan 18.02.2014 tarih ve 90192509-210.05.02-1650 sayılı görüş yazısından da anlaşılacağı üzere uygulamalarında herhangi bir hatanın olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (KDVK) 1/1-3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve meslekî nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV’ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte, 11 seri No’lu KDVK Genel Tebliğinin “E – Kamu Kurum ve Kuruluşları, Dernek ve Vakıflar Mesleki Kuruluşlar” başlıklı bölümünde belediyelerin vergilendirilmesine ilişkin olarak “…kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamına girmediğinden vergiye tabi olmayacaktır…” ifadelerine yer verilmiştir. Bu doğrultuda belediyelerin kuruluş amaçlarına uygun ticari niteliği bulunmayan faaliyetlerinin verginin konusuna dahil edilmediği anlaşılmaktadır. KDVK’nın 29 uncu maddesine göre, KDV mükellefleri, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilirler. Yine, KDVK’nın 30 uncu maddesinin (a) bendinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisinin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak belediyeler kuruluş amacına uygun teslim ve hizmetleri ile ilgili olan işlemler dolayısıyla yüklendikleri KDV’yi indirim konusu yapamayacaklardır. KDV’si indirim konusu yapılmayacak olan tüm mal ve hizmet alımları doğrudan giderleştirilmeli ya da ilgili malın maliyetine eklenmelidir. Nitekim KDVK’na uygun ve parallel olarak düzenlenen Mahalli idareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 138′ inci maddesinde de; kurumların katma değer vergisi tahsilatı yaptıkları faaliyetleri ile ilgili mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan giderin, Katma Değer Vergisi hariç tutarının 630-Giderler Hesabına veya aktifleştirilecek bir unsur ise ilgili hesaba borç, indirilecek katma değer vergisi tutarının 191-indirilecek Katma Değer Vergisi Hesabı’na borç, ödenecek tutarın ise 103-Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabına veya 320-Bütçe Emanetleri Hesabına alacak kaydedileceği hüküm altına alınmıştır. Kamu idaresi tarafından cevaba ek olarak gönderilen Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünden görüş yazısında da; Mahalli idareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 138′ inci maddesine yer verildikten sonra, Belediye Başkanlığınca KDV tahsilatı yapılmasını gerektiren ve aktifleştirilecek bir mal alımında, toplam tutardan hesaplanacak KDV düşüldükten sonra kalan tutarın bu hesaplara, hesaplanan KDV tutarının ise 191-indirilecek Katma Değer Vergisi Hesabına borç; 103- Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabına veya 320-Bütçe Emanetleri Hesabına alacak kaydedilerek muhasebeleştirme işleminin yapılacağı ifade edilmiştir. Görüş yazısından da anlaşılacağı üzere Belediye tarafından yalnızca KDV tahsilatı yapılmasını gerektiren ve aktifleştirilecek bir mal alımında söz konusu kaydın yapılacağı ifade edilmiştir. Söz konusu görüş yazısının Belediye tarafından yanlış yorumlandığı görülmektedir. Bu nedenle, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından katma değer vergisi tahsilatı yapılan faaliyetleri ile sınırlı kalınmadan mal ve hizmet alımlarına ilişkin tüm giderlerde 191- indirilecek KDV Hesabı’nın kullanıldığından, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin katma değer vergisi tahsilatı yaptığı faaliyetleri çeşit ve tutar olarak çok sınırlı olmasına rağmen, 31.12.2014 tarihi itibariyle; 391-Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabının alacak toplamının 40.255.183,73 TL ve 191- indirilecek Katma Değer Vergisi Hesabının borç toplamının ise 438.246.792,22 TL olduğu görülmüştür. Bulgumuzda da belirttiğimiz üzere; 190-Devreden Katma Değer Vergisi Hesabı’nın borç kalanının 2011 yılında 1.004.883.778,49 TL, 2012 yılında 1.222.355.049,12 TL, 2013 yılında 1.600.662.095,00 TL ve 2014 yılında ise 1.999.409.827,33 TL olduğu görülmüştür. Bu şekilde yıllar itibariyle hatalı uygulamanın devam ettirilmesi neticesinde 190-Devreden KDV Hesabı yersiz bir şekilde artmıştır. Sonuç olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bütün mal ve hizmet alımlarına ilişkin Katma Değer Vergisini 191- indirilecek Katma Değer Vergisi Hesabına kaydetmesi neticesinde,
Hesabının bilançoda yüksek tutarlarda yer almasına,
Hesabı, 252-Binalar Hesabı, 253-Taşıtlar Hesabı ve 255-Demirbaşlar Hesabı) mali tablolarda eksik kaydedilmesine, Sebebiyet vermiştir. |
| ÖZET: Ankara Büyükşehir Belediyesi, 2014 yılı Sayıştay Denetim Raporu’na göre, katma değer vergisi (KDV) tahsilatı yapılan faaliyetler dışında tüm mal ve hizmet alımlarında 191-İndirilecek KDV Hesabı’nı kullanmıştır. Bu durum, 190-Devreden KDV Hesabı’nın gereksiz yere artmasına ve 630-Giderler Hesabı’nın düşük görünmesine neden olmuştur. Ayrıca, Maliye Bakanlığı’nın görüş yazısında, KDV tahsilatı gerektiren alımlarda yalnızca ilgili hesapların kullanılacağı belirtilmesine rağmen, belediyenin uygulamalarında hatalar devam etmiştir. |