ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, bazı mal alımlarının açık ihale yerine doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiğini ortaya koymuştur. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesi, idarelerin şeffaflık, rekabet ve kaynakların verimli kullanımı gibi temel ilkelere uymakla yükümlü olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, mal ve hizmet alımlarının kısımlara bölünerek doğrudan temin edilmesi, yasal düzenlemelere aykırıdır. 2024 yılı için belirlenen doğrudan temin limiti, büyükşehir belediyeleri için 622.756,00 TL olarak belirlenmiştir.

Denetim sonuçlarına göre, şirketin yemek malzemesi, organizasyonlar ve diğer çeşitli alımlarını doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Bu durum, hem ihale ilkelerine aykırı hem de kaynakların etkin kullanımını olumsuz etkilemektedir. Şirketin yalnızca iki mal alımının 4734 sayılı Kanun’un 3-g istisnası kapsamında olduğu, diğer alımların ise doğrudan temin prosedürü ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, alımların yasal çerçevede gerçekleştirilmesi ve doğrudan temin yönteminin yalnızca belirli koşullar altında kullanılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, kamu ihale süreçlerinin şeffaf ve rekabetçi bir şekilde yürütülmesi, hem yasal yükümlülükler hem de kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından büyük önem taşımaktadır. İdarelerin, ihtiyaçlarını planlı bir şekilde karşılamaları ve yasal düzenlemelere uygun hareket etmeleri gerekmektedir.

BULGU: Açık İhale ile Yapılması Gereken İşlerin Kısımlara Bölünerek Doğrudan Temin ile Yapılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirket tarafından gerçekleştirilen bazı mal alımlarının, parasal limitlerin altında kalacak şekilde kısımlara bölünerek açık ihale usulü yerine doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği görülmüştür.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde; “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur. Aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri bir arada ihale edilemez. Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez”,

“Doğrudan temin” başlıklı 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; “Büyükşehir belediyesi sınırları dahilinde bulunan idarelerin onbeş milyar, diğer idarelerin beşmilyar Türk Lirasını aşmayan ihtiyaçları ile temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımlar.” hükümleri yer almaktadır.

Kanun’da yer alan eşik değerler ve parasal limitlerin 01.02.2024 tarihinden itibaren uygulanması ile ilgili olarak 24.01.2024 gün ve 32439 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2024/1 numaralı Kamu İhale Tebliği’nde 2024 yılında büyükşehir sınırları içinde bulunan idareler için doğrudan temin limiti 622.756,00 TL olarak belirlenmiştir.

Kamu İhale Genel Tebliği’nin 4.3.3’üncü maddesinde; idarelerin bu bent kapsamında gerçekleştirecekleri ve yıllık planlama yapılabilen (yıl boyunca alınması gereken) mal ve hizmet alımlarına ilişkin değerlendirmenin, bu mal ve hizmetlerin yıllık toplam yaklaşık maliyeti dikkate alınarak yapılacağı ve bu çerçevede söz konusu alımların anılan bent kapsamında yapılıp yapılmayacağına karar verileceği belirtilmiştir. Ayrıca planlanabilen yıllık ihtiyaçların bu bent kapsamında gerçekleştirilmesi amacıyla bölünmesinin Kanun’a açık aykırılık oluşturacağı düzenlenmiştir. Bu açıdan hem mevzuat hükümleri hem de bütçeleme ve kamusal yönetim ilkeleri gereğince idarelerin ihtiyaçlarını yıllar itibarıyla planlı şekilde temin etmeleri gerekmektedir.

4734 sayılı Kanun’un “Görevlilerin Ceza Sorumluluğu” başlıklı 60’ıncı maddesinde de; “İhale yetkilisi ile ihale komisyonlarının başkan ve üyeleri ile ihale işlemlerinden sözleşme yapılmasına kadar ihale sürecindeki her aşamada görev alan diğer ilgililerin; 17 nci maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulunduklarının, görevlerini kanuni gereklere uygun veya tarafsızlıkla yapmadıklarının, taraflardan birinin zararına yol açacak ihmalde veya kusurlu hareketlerde bulunduklarının tespiti halinde, haklarında ilgili mevzuatları gereğince disiplin cezası uygulanır. Ayrıca, fiil veya davranışlarının özelliğine göre haklarında ceza kovuşturması da yapılır ve hükmolunacak ceza ile birlikte tarafların uğradıkları zarar ve ziyan genel hükümlere göre kendilerine tazmin ettirilir. (Değişik son cümle: 30/7/2003-4964/36 md.) Bu Kanuna aykırı fiil veya davranışlardan dolayı hüküm giyen idare görevlileri, bu Kanun kapsamına giren işlerde görevlendirilemezler….

(Değişik üçüncü fıkra: 30/7/2003-4964/36 md.) 5 inci maddede belirtilen ilkelere ve 62 nci maddede belirtilen kurallara aykırı olarak ihaleye çıkılmasına izin verenler ve ihale yapanlar hakkında da yukarıda belirtilen müeyyideler uygulanır.” hükümleri yer almış; Kanun’un 5’inci maddesinde belirtilen ilkelere uygun hareket edilmemesi durumunda sorumluların karşılaşacakları müeyyideler sayılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18’inci maddesinin ikinci fıkrasında ise; “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” denilmektedir. İktisadi amaçla kurulan bir şirketin faaliyetlerini gerçekleştirirken, kuruluş amacına uygun hareket etmesi ve kârlılığı daima ön planda tutması basiretli bir iş adamı gibi davranmanın bir gereğidir. Bu nedenle, sahip olunan ekonomik kaynaklarla kendi lehine sonuçlar doğuracak şekilde, verimliliği ön planda tutarak hukuki ve ekonomik tasarruflarda bulunması gerekmektedir.

Mal alımlarına ilişkin yapılan incelemeler neticesinde; şirket tarafından yemek malzemesi, organizasyonlar kapsamındaki alımlar, kurslar için yapılan alımlar, kalorifer kömürü vb. mal alımlarının açık ihale usulü yerine parasal limitlerin altında kalacak şekilde kısımlara bölünerek doğrudan temin yöntemiyle yapıldığı görülmüştür. Alımların kısımlara bölünerek yapılmasının en temel sebebi, birimlerin anlık ihtiyaçlar doğrultusunda doğrudan temin yöntemini temel alım yöntemi olarak benimseyip, alımları bu doğrultuda gerçekleştirmesidir. Ancak, bu şekilde gerçekleştirilen alımlar ihale temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiği gibi, şirketin yaptığı alımlarda yıl içerisinde meydana gelen fiyat değişikliklerinden etkilenmesi suretiyle kaynakların verimli kullanılamamasına yol açmaktadır.

Şirket tarafından mal alımlarının ihtiyaca binaen 4734 sayılı Kanun’un 3-g istisnası kapsamında yapıldığı, doğrudan temin gibi görünen işlemlerin istisna kapsamında olduğu, alım prosedürünün doğrudan temin gibi yapıldığı ifade edilse de, yapılan denetimlerde şirketin 4734 sayılı Kanun’un 3-g istisnası kapsamında ihale edilen yalnızca 2 mal alımının bulunduğu, diğer şirket alımlarının tümünün doğrudan temin onay belgesi, satın alma talep formu, teklif mektubu ve piyasa fiyat araştırma tutanağı düzenlenmek suretiyle gerçekleştirildiği görülmüş ve tespit edilmiştir. Bu kapsamda doğrudan temin yönetimine ilişkin usuller kullanılmak suretiyle yemek malzemesi, organizasyonlar kapsamındaki alımlar, kurslar için yapılan alımlar, kalorifer kömürü ve katı yakıt gibi alımlarının tamamının ne açık ihale ne de istisna kapsamında yapılmadığı, bunların doğrudan temin yöntemi kullanılarak temin edildiği şirketin resmi evraklarından açıkça görülmektedir. Diğer yandan, bahsedilen alımlara ilişkin sadece prosedürün doğrudan temin gibi yapıldığı belirtilmekle birlikte, alım belgeleri incelendiğinde, doğrudan üretim ve ana faaliyetler ile ilgisi bulunmayan, 3-g istisnasının kullanımına yönelik bir süreç işletilmeyen, Kamu İhale Kurulu’ndan temin edilen istisna belgesi bulunmayan mal alımları için bunların 3-g istisnası kapsamında yapıldığını kabul edebilmek mümkün değildir.

Rekabeti, eşit muameleyi, güvenilirliği, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla aynı nitelikte olan ve bütünlük sağlayan işlerin Kanun’da yer alan ihale usulleriyle gerçekleştirmesi ve doğrudan temin yönteminin yalnızca 4734 sayılı Kanunda belirtilen amaç ve şartlara uygun olarak kullanılması gerekmektedir.