ÖZET: Adalar İlçesi’nde yürütülen toplu taşıma hizmetlerinde, tescil edilmemiş elektrikli golf arabalarının kullanıldığı tespit edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, karayollarında güvenliğin sağlanması amacıyla çeşitli düzenlemeler getirmekte ve bu kapsamda araçların tescil edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak, Adalar’da ithal edilen 60 adet elektrikli golf aracının uygunluk belgeleri eksik olduğundan, bu araçların tescil işlemleri gerçekleştirilememiştir.

Bu durum, toplu taşıma faaliyetlerinde kullanılan araçların sigorta ve muayene süreçlerinin belirsizliğine yol açmakta, dolayısıyla olası trafik kazalarında üçüncü şahıslara verilebilecek zararların tazmini konusunda zorluklar yaşanabileceği anlamına gelmektedir. İdare, mevcut tescilsiz araçların, tescilli alternatifler temin edilene kadar kullanılmak zorunda olduğunu belirtse de, bu durumun potansiyel mali riskler doğurabileceği vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, yalnızca belirli alanlarda kullanılmak üzere tasarlanmış olan bu araçların toplu taşıma hizmetlerinde yer alması uygun değildir. Yetkili kuruluşlarca tescil edilemeyen bu araçların, yaya ve taşıt trafiğine kapalı alanlar dışında kullanılmaması gerektiği değerlendirilmektedir.

BULGU: Adalar İlçesinde Yürütülen Toplu Taşıma Hizmetlerinin Yeterlilik Kriterlerini Sağlamayan Araçlarla Yapılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

İdare tarafından Adalar ilçesinde kullanılmak üzere ithal edilen ve tescile tabi olmayan elektrikli golf arabalarının trafiğe tabi alanlarda kullanılamayacak olmasına rağmen toplu taşıma faaliyetlerinde kullanıldığı görülmüştür.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanması ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerin belirlenmesi amaçlanmış olup ilgili Kanun kapsamında trafikle ilgili kurallar, şartlar, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanması ve denetlenmesi, ilgili kuruluşlar ve bunların görev, yetki, sorumluluk ve çalışma usulleri ile diğer hükümler belirlenmiştir.

Aynı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu Kanunda kullanılan terimlerin tanımları aşağıda gösterilmiştir.

Trafik: Yayaların, hayvanların ve araçların karayolları üzerindeki hal ve hareketleridir.

Karayolu: Trafik için, kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır.

Taşıt yolu: Karayolunun genel olarak taşıt trafiğince kullanılan kısmıdır.

Yaya yolu: Karayolunun, taşıt yolu kenarı ile gerçek veya tüzelkişilere ait mülkler arasında kalan ve yalnız yayaların kullanımına ayrılmış olan kısmıdır.

Bisiklet yolu: (Değişik:24/12/2020-7261/22 md.) Bisiklet ve elektrikli skuter sürüşüne ayrılan, taşıt yolu ve yaya alanları ile kesişim noktaları hariç diğer araç ve yaya trafiğine kapalı yoldur.” tanımları yer almaktadır.

Görüldüğü gibi “karayolu” ifadesi trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlanmış ve yolların statüsü genel hatlarıyla üç başlığa ayrılmıştır.

Adı geçen Kanun ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yaya yolu olarak ilan edilen yerlerin sadece yayalarca kullanılabileceği insan, hayvan ve yük taşımaya yarayan motorlu veya motorsuz taşıtların hiçbir şekilde yaya yolunu kullanamayacağı; bisiklet yolu olarak ilan edilen yerlerin ise sadece bisikletlilerin kullanımına özgülendiği, istisna olarak yayaların yürümesine ayrılmış kısımların kullanılmasının mümkün olmaması veya bulunmaması hallerinde yayaların bisiklet trafiğine engel olmamak şartı ile bisiklet yolunda yürüyebileceği açık bir şekilde ifade edilmiştir.

Öte yandan mezkur Kanun’un “Tescil belgesi alma zorunluluğu” başlıklı 19’uncu maddesinde; araç sahiplerinin, araçlarını yönetmelikte belirtilen esaslara göre yetkili kuruluşa tescil ettirmek ve tescil belgesi almak zorunda oldukları belirtilmiş, “Araçların satış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk” başlıklı 20’nci maddesinde; tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde tescili için ilgili trafik tescil kuruluşuna veya Emniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine başvurmak zorunda oldukları ifade edilmiş, “Tescil belgesi ve tescil plakası alma zorunluluğu ile hurdaya ayrılan araçlar” başlıklı 21’inci maddesinde ise tescil edilen araçların tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik’in “İlk tescil” başlıklı 13’üncü maddesinde ise tescil işleminin yapılabilmesi için sahiplik belgesi, uygunluk belgesi, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ve özel tüketim vergisi ödeme belgesinin aslının ibraz edilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.

Yukarıda sayılan belgelerden “uygunluk belgesi” 28.06.2009 tarihli ve 27272 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Motorlu Araçlar ve Römorkları Tip Onay Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek IX’da belirtilen imalatçı tarafından düzenlenen ve bu Yönetmeliğe uygun olarak onay verilmiş bir seri tipine ait bir aracın, imal edildiği dönemde yürürlükte olan bütün düzenleyici mevzuata uygun olduğunu teyit eden belgeyi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.

Bu tanımdan uygunluk belgesinin tip onay belgesi doğrultusunda karayollarında kullanılmak üzere üretilen araçlara üretici veya ithalatçılar tarafından düzenlenen bir belge olduğu; bütün motorlu taşıtlar ile tescili zorunlu kılınan motorsuz taşıtların tescil işlemlerinin yapılabilmesi için zaruri bir belge olduğu anlaşılmaktadır.

Söz konusu hususa ilişkin olarak yapılan incelemede; Adalar ilçesinde toplu taşıma hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla 14 kişilik 40 adet ve 4 kişilik 20 adet olmak üzere toplamda 60 adet elektrikli golf aracının ithal edildiği, söz konusu araçlara ait uygunluk belgelerinin bulunmaması dolayısıyla yetkili kuruluşlarca tescil işlemlerinin yapılamadığı anlaşılmış olup tescili bulunmayan bu araçların İdare tarafından toplu taşıma faaliyetlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.

Öte yandan söz konusu araçların zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılamayacağından trafik kazası gibi nedenlerle üçüncü şahıslara verilebilecek olası maddi ve manevi zararların tazmininde güçlükler yaşanabileceği, tescil edilemeyen bu araçların muayenelerinin hangi kriterlere göre ve hangi sürelerle yapılacağı konusunda tereddütler oluşacağı tabidir.

Denetim tespitimiz üzerine, İdare tarafından; bulguda yer alan hususa iştirak edilmiş ancak Adalar şartlarına uygun ölçü ve nitelikte tescilli ve elektrikli aracın yurtiçi ve yurtdışında mevcudu olmadığından kullanımdaki tescilsiz araçların, tescilli muadili temin edilene kadar toplu ulaşım hizmetlerinde kullanılmak zorunda olunduğu ifade edilmiştir.

Ancak bulguda da belirtildiği üzere gerek söz konusu araçların trafik sigortalarının yapılamaması gerekse de muayene süreçlerinin hangi kriterlere göre yapılacağının belirsiz olması gibi sebeplerle üçüncü kişilere verilebilecek olası maddi ve manevi zararların tazmininde güçlükler yaşanabileceği göz önüne alındığında söz konusu tescilsiz araçların toplu taşıma faaliyetlerinde kullanılmaması gerekmektedir. Aksi halde İdarenin telafisi güç mali külfetlere katlanmak zorunda kalabileceği değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak, yetkili kuruluşlarca tescili mümkün olmayan sadece AVM, hastane, havaalanı, otel, golf sahaları, kurum içi alanlar gibi taşıt ve yaya trafiğine kapalı yerlerde kullanılmak üzere tasarlanmış bu araçların toplu taşıma hizmetlerinde kullanılmaması gerektiği değerlendirilmektedir.