BULGU: Afet ve Acil Durumlar ile Sivil Savunmaya İlişkin Yatırımlar İçin Ayrılan Ödeneklerin Mevzuata Uygun Kullanılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Özel İdaresi

İdare bütçesinde afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetler kapsamındaki yatırım projeleri için ayrılan ödeneklerin kullanımında, aşağıda ayrıntıları belirtilen hususlar tespit edilmiştir.

A– Afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetler kapsamındaki yatırım projeleri için ayrılan ödeneklerin cari harcamalar için kullanıldığı görülmüştür.

5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un Ek 1’inci maddesinin 5’inci fıkrası ile;

“Büyükşehir belediyesi bulunan illerde büyükşehir belediyesinin gerçekleşen en son yıl bütçe giderinin en az binde biri oranında ve diğer illerde ise il özel idaresinin gerçekleşen en son yıl bütçe giderinin en az yüzde biri oranında bu idarelerce, Başkanlıkça uygun görülen afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetler kapsamındaki yatırım projeleri için harcama yapılır. Bu husustaki usul ve esaslar Başkanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü getirilmiştir.

Bu kapsamda, 01/02/2015 tarih ve 29254 sayılı Resmî Gazetede “Büyükşehir Belediyeleri ve İl Özel İdareleri Tarafından Afet ve Acil Durumlar ile Sivil Savunmaya İlişkin Yatırımlara Ayrılan Bütçeden Yapılacak Harcamalara Dair Yönetmelik” yayımlanmıştır.

Mezkûr Yönetmelik ile afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetler kapsamındaki yatırımlar için büyükşehir belediyesi bulunan illerde büyükşehir belediyesinin gerçekleşen en son yıl bütçe giderinin en az binde biri oranında ayrılan ödenek ve diğer illerde ise il özel idaresinin gerçekleşen en son yıl bütçe giderinin en az yüzde biri oranında ayrılan ödeneğin harcanmasına ve ayrılan ödenek ile gerçekleştirilecek olan işler için bu idarelerce hazırlanan ve Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığınca uygun görülen yatırım projelerinin kapsamının belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükmünden de anlaşılacağı üzere; gerçekleşen en son yıl bütçe giderinin en az yüzde biri oranında olmak üzere ayrılan ödenekler, afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetler kapsamındaki yatırım projeleri için kullanılabilir. Bu ödeneklerin cari nitelikteki harcamalar için kullanılması mümkün değildir.

2024 yılı bütçesi ile Afet ve Acil Durum Müdürlüğü için 2024 yılında yatırım harcaması kapsamında toplam 4.698.712,00 TL ödenek ayrılmış olup bu ödeneğin 4.668.402,72 TL’si genel olarak cari harcamalarda (giyecek alımları, büro iş yeri malzeme alımları ile zorunlu trafik sigortası hizmet alımları vs.) kullanılmıştır.

Kamu İdaresi cevabında, mevzuat gereği ayrılan ödeneklerin afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetler kapsamındaki yatırım projeleri için kullanılmasının sağlanacağı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetler kapsamındaki yatırım projeleri için ayrılan ödeneklerin İdarece, 5902 sayılı Kanun’un Ek 1’inci maddesi 5’inci fıkrası ile bu maddeye istinaden yayımlanan Yönetmelikte yer alan düzenlemelere uygun olarak yatırım harcamalarında kullanılması gerektiği değerlendirilmektedir.

B– Afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetler kapsamındaki yatırım projeleri için ayrılan ödeneklerin kullanımı bünyesinde yapılan mal alımlarının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na uygun ihale yöntemi kullanılmak suretiyle temin edilmesi gerekirken parçalara bölmek suretiyle doğrudan temin yöntemiyle alındığı görülmüştür.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde;

“İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.

Aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri bir arada ihale edilemez.

Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez …” denilmektedir.

Kamu İhale Genel Tebliği’nin 22.5.1.2. numaralı maddesinde ise; “…4734 sayılı Kanunun 19’uncu maddesine göre açık ihale usulü ile temini gereken ihtiyacın, Kanunun 22’nci maddesinin (d) bendi için öngörülen parasal sınırların altında kalacak şekilde, adet bazında veya aynı ihale konusu içinde yer alabilecek nitelikteki mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin, kalemlere veya gruplara bölünmek suretiyle aynı Kanunun 22’nci maddesinin (d) bendine göre temini, 4734 sayılı Kanunun temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğinden, bu yönde uygulamaların sorumluluk doğuracağı hususuna dikkat edilmesi gereklidir.” denilmek suretiyle, aynı ihale konusu içinde yer alabilecek nitelikteki mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin kalemlere veya gruplara bölünerek yapılmasının 4734 Sayılı Kanun’un temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiği ifade edilmektedir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre İdare tarafından aynı tür ihtiyaçların önceden belirlenerek bir planlama dahilinde temel ihale usulleri kullanılarak temin edilmesi gerekmektedir.

Koruyucu giyim eşyaları kapsamında yapılan alımlara ilişkin belgelerin incelenmesinde bu alımlar, aynı ihale konusu içinde yer alabilecek olmasına rağmen birbirine çok yakın tarihler itibarıyla kısımlar halinde ve büyük oranda aynı firmadan doğrudan temin usulü ile yapılmıştır. Doğrudan temin bir ihale usulü olmayıp, alım yöntemidir.

4734 sayılı Kanun’da yer alan ihale usullerinin kullanılmayarak ihtiyaç duyulan alımların parçalar halinde doğrudan temin usulü ile yapılması, mevzuata aykırılık teşkil etmesi yanında rekabet ortamının sağlıklı şekilde oluşmasına da engel teşkil etmekte ve sonuç olarak İdarenin toplu alımlardan kaynaklanacak muhtemel fiyat indirimlerinden de mahrum kalmasına sebep olmaktadır.

Kamu İdaresi cevabında, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle görevli personelin ihtiyacı kapsamında acil karşılanması gerektiği için koruyucu giyim eşyalarının doğrudan teminle alındığı ifade edilmiştir. Ancak, depremden en az bir yıl sonra yapılan alımın doğal afetlerden kaynaklanan sebeplerle ivedi olarak yapılması gereken acil bir alım olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla beraber bu kapsamda değerlendirilmesi halinde bile ihtiyacın doğrudan temin yöntemiyle değil 4734 sayılı Kanun’un 21’nci maddesi (b) bendi uyarınca pazarlık usulü ile temini mümkündür.

Sonuç olarak, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar uyarınca ihtiyaç duyulan ve Kanun’da belirtilen doğrudan temin sınırını aşan mal ve hizmetlere ilişkin alımların parçalar halinde doğrudan temin yolu ile yapılmak yerine İdarece, önceden gerekli hazırlıklar yapılarak toplu halde Kanun’da belirtilen ihale usullerinden biriyle yapılması gerekmektedir.