ÖZET: All Risk Sigorta Poliçelerinde Yüksek Muafiyet Oranları Tespit Edildi

2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, üniversiteler tarafından ihale edilen yapım işlerine ait all risk sigorta poliçelerinde bazı risk kalemlerinde %2’yi aşan muafiyet oranlarının uygulandığını ortaya koymuştur. Yapım İşlerine Ait Tip Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri, yüklenicilerin işyerlerindeki varlıkları için doğal afetler ve hırsızlık gibi risklere karşı all risk sigortası yaptırmalarını zorunlu kılmaktadır. Ancak, bu poliçelerde belirtilen muafiyet oranlarının, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nde öngörülen azami oranların üzerinde olması, yüklenicilerin karşılaşabileceği riskleri artırmaktadır.

Üniversite tarafından düzenlenen poliçelerde, kazı/kazık-iksa işleri ve yangın gibi hasarlarda %10 oranında muafiyet uygulanması, sigorta şartlarının belirsizliğine yol açmaktadır. Kamu idaresinin açıklamasında, yüklenicilerden poliçelerin uygun hale getirilmesinin talep edildiği belirtilse de, sigorta acentesinin hasar durumunda hangi muafiyet oranının geçerli olacağına dair verdiği bilgi, tereddüt yaratmaktadır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ndeki muafiyet oranlarının nasıl uygulanacağına dair net bir düzenleme olmaması, bu konudaki belirsizlikleri artırmaktadır.

Sonuç olarak, all risk sigorta poliçelerinde tüm riskler için %2’yi aşan muafiyet oranlarının uygulanmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu durum, yüklenicilerin sorumluluklarını azaltmamakla birlikte, karşılaşacakları riskleri de artırmaktadır.

BULGU: All Risk Sigorta Poliçesinde Bazı Risk Kalemlerinde Muafiyet Oranlarının Yüksek Belirlenmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

Üniversite tarafından ihale edilen yapım işlerine ait all risk sigorta poliçelerinde bazı risk kalemlerine %2’den fazla muafiyet uygulandığı görülmüştür.

Yapım İşlerine Ait Tip Sözleşme’sinin 17’nci maddesinin 17.1’inci bendinde, yüklenicinin işyerlerindeki her türlü araç, malzeme, ihzarat, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar, tesisler ile sözleşme konusu iş için, işin özellik ve niteliğine göre, işe başlama tarihinden geçici kabul tarihine kadar geçen süre içinde oluşabilecek deprem, su baskını, toprak kayması, fırtına, yangın gibi doğal afetler ile hırsızlık, sabotaj gibi risklere karşı Yapım İşleri Genel Şartnamaesi’nde yer alan hükümler çerçevesinde “all risk” sigortası yapmak zorunda olduğu, 17.3’üncü bendinde de yüklenicinin iş ve iş yerinin korunması ve sigortalanması ile ilgili sorumlulukları konusunda Yapım İşleri Genel Şartanamesi’nde yer alan hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “İş ve işyerlerinin korunması ve sigortalanması” başlıklı 9’uncu maddesinin değişik üçüncü fıkrasında, kıymetlerin sigortalanmasında tüm riskler için uygulanabilecek muafiyet oranın azami %2, deprem, sel, su baskını, toprak kayması ve terör riskleri için uygulanabilecek koasürans oranının azami %20, bunun dışında kalan riskler için koasürans uygulanmayacağı, muafiyet ve koasürans kısmına isabet eden hasarların karşılanmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.

All risk sigorta poliçelerinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nde belirtilen uygulanabilecek azami muafiyet oranlarının üzerinde oranların belirlenmiş olması yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmamakla birlikte karşılaşacağı riskleri artırmaktadır. Diğer taraftan Yapım işleri Genel Şartnamesi’ne uygun olmayan all risk sigorta poliçelerinin Üniversite tarafından uygun görülmesi de Üniversiteye sorumluluk doğurmaktadır.

Buna rağmen Üniversite tarafından yaptırılan yapım işlerine ait all risk sigorta poliçelerinde, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin yukarıda zikredilen hükmüne aykırı olarak; kazı/kazık-iksa işleri, yangın/diğer tabi olaylar ve diğer hasarlar ile üçüncü şahıs hukuki sorumluluk teminatına ilişkin hasarlarda hasarın %10’u oranında muafiyet uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Kamu idaresi cevabında özetle; söz konusu poliçelerin Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin zikredilen hükmüne uygun olarak düzenlenmesinin yüklenicilerden talep edildiği, bu talep üzerine Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğrenci Yaşam Merkezi İnşaatı Tamamlama İşine ait yüklenici tarafından sunulan poliçe ekine “… Deprem ve GLKHHKNT hariç uygulanacak muafiyet azami sigorta bedelinin %2’si ile sınırlandırılmıştır.” hükmünün eklendiği, ancak söz konusu poliçe ekinde kazı/kazık iksa işleri, yangın/diğer tabii olaylar ve diğer hasarlar ile üçüncü şahıs hukuki sorumluluk teminatlarında hasarın %10’u oranında muafiyetin uygulanacağına dair ifadenin korunduğu, bu durumun hasar oluşması halinde hangi muafiyet oranının esas alınacağı konusunda tereddüt yaşanmasına neden olunduğu, bu hususun sigorta acentesine sorulması üzerine sigorta acentesi tarafından yaşanan hasar neticesinde sigortalı lehine olan hükmün uygulanacağının belirtildiği, ihaleye çıkılan bütün yapım işlerine ait all risk poliçelerinin standart olarak düzenlendiği, riskler için uygulanacak muafiyet oranlarının aynı olduğu; Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 9’uncu maddesinde belirtilen muafiyet oranının toplam sigorta bedeline mi yoksa oluşacak hasar tutarına mı uygulanacağı konusunda bir netliğin bulunmadığı, bu belirsizliğin giderilmesi için Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketlri Birliğininin all risk taslak sigorta poliçelerini Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükmüne uygun hale getirmesi gerektiği belirtilmişse de; yapılan

araştırmada, all risk poliçelerinde muafiyet oranlarının standart olmadığı, seçim yapılabildiği halde yüklenicilerin yüksek sigorta primi ödememek için muafiyet oranlarını yüksek tuttuğu anlaşılmıştır.

Diğer taraftan Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin söz konusu hükmünde belirtilen muafiyet oranın toplam sigorta bedeline mi yoksa oluşacak hasar tutarına mı uygulanacağı konusunda açık bir belirleme bulunmamakla birlikte, risklerin gerçekleşmesi halinde sigortalıya ödenecek tutar oluşan hasar üzerinden hesaplanıp ödeneceğine göre muafiyet oranı da oluşan hasara uygulanacak ve bu yöntemle muafiyet tutarı hesaplanacaktır.

Sonuç olarak; yapım işlerine ait bütün riskler (all risk) sigorta poliçelerinde tüm riskler için % 2’den fazla muafiyet uygulanmaması gerektiği değerlendirilmektedir.