|
ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, Büyükşehir İlçe Belediyesi’nin ambalaj atıklarının yönetimi konusundaki sorumluluklarını yerine getirmediğini ortaya koymaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi, katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı ve depolanması gibi hizmetlerin belediyelerin yetki alanında olduğunu belirtmektedir. Ancak yapılan incelemeler, belediyenin bu süreçlere dair herhangi bir faaliyet yürütmediğini ve imtiyaz hakkının da ilgili firmalara ihale edilmediğini göstermektedir.
Ayrıca, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, ambalaj atıklarının yönetimi için belediyelere belirli yükümlülükler getirmektedir. Bu bağlamda, belediyelerin ya kendi bünyelerinde bu işleri yürütmesi ya da çevre lisansına sahip firmalarla ihale yoluyla anlaşması gerekmektedir. Ancak mevcut durumda, belediyenin bu yükümlülükleri yerine getirmemesi, önemli bir gelir kaynağından mahrum kalmasına neden olmaktadır. Sonuç olarak, ambalaj atıklarının yönetimi konusunda gerekli adımların atılmaması, ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmekte ve belediyenin çevreye karşı olan sorumluluklarını yerine getirmediği anlamına gelmektedir. Bu durum, hem çevresel hem de ekonomik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabilir. |
BULGU: Ambalaj Atıklarının Toplanması ve Değerlendirilmesine İlişkin Herhangi Bir Faaliyetin Bulunmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Belediye tarafından yetkisi ve imtiyazı dahilinde olan ambalaj atıklarının toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması işlerine ilişkin sorumluluğun yerine getirilmediği görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15’inci maddesinin ilk fıkrasının (g) bendinde; katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetler belediyelerin yetki ve imtiyazları arasında sayılmıştır. Diğer yandan gelir getirici işlemler yönüyle yürürlükte olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde; genel bütçeye dâhil daireler ile katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin satım, hizmet, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği belirtilmiştir.
11.08.1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8’inci maddesine dayanılarak hazırlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 24.08.2011 tarihli ve 28035 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup bu yönetmelikte ambalaj atıklarının toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanımına ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğe göre; ambalaj atığını toplamak veya toplattırmak, geri kazanımlarını sağlamak, bu iş için toplama-ayırma tesisi kurmak/kurdurmak, işletmek/işlettirmek ve kurduğu tesislere çevre lisansı/geçici faaliyet belgesi almak/aldırmak belediyelerin sorumluluğundadır. Belediyeler söz konusu işleri ya bizzat kendileri yapmak ya da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından çevre lisansı almış firmalara 2886 sayılı Kanun hükümlerine göre ihale yapmak suretiyle yaptırmak durumundadırlar.
Yapılan incelemede, Belediye tarafından ambalaj atıklarının toplanması, taşınması ve ayrıştırılması işlerine ilişkin herhangi bir faaliyetin yürütülmediği, Belediyece yerine getirilemeyen söz konusu bu faaliyetlere ilişkin imtiyaz hakkının da 2886 sayılı Kanun hükümlerine göre lisans sahibi firmalara ihale yoluyla devredilmediği, açıklanan nedenlerle Belediyenin önemli bir gelirden mahrum kaldığı tespit edilmiştir.
Bu itibarla, Belediye tarafından ambalaj atıklarının yönetiminin sağlanmasına ilişkin gerekli iş ve işlemlerin yerine getirilmemesi, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’ne aykırılık teşkil etmektedir.
Yukarıda bahsi geçen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere ambalaj atıklarının toplanması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili hizmetleri yapmak görevi belediyelerin yetki ve imtiyazları dahilinde sorumluluğudur. Dolayısıyla söz konusu imtiyaz hakkını kullanmak ya da 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde ihale yoluyla devretmek suretiyle belediyelerin çevreye karşı sorumluluğunu yerine getirmesi yasal gerekliliktir. Bu faaliyetlerin her iki şekilde gerçekleştirilmesi suretiyle belediyeye gelir sağlanmasının mümkün olduğu değerlendirilmektedir.