|
ÖZET: Araç siciline işlenen haciz kayıtlarının, borçların ödenmemesi durumunda yakalamalı hacze dönüştürülmediği tespit edilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde, araçların sicillerine haciz tatbik edilmesi yeterli görülmemekte; bu araçların çalınma, kaybolma veya hasar görme riskleri nedeniyle fiili haciz uygulamasının gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Haciz şerhi konulan araçların, borçlu tarafından ödenmemesi halinde vergi dairesince yakalamalı hacze çevrilmesi ve ardından satış işlemlerinin başlatılması gerekmektedir.
Yapılan denetimlerde, haciz uygulamalarının yakalamalı hacze dönüştürülmediği veya bu işlemlerin çok geç yapıldığı ortaya çıkmıştır. Bu durum, kamu alacaklarının zamanında tahsil edilmemesi ve hacizli araçların kaybolması veya hasar görmesi riskini artırmaktadır. Haciz işleminin amacı, borçlunun borcunu ödemeye zorlanması ve bu sağlanamadığında hacizli malın satılarak kamu alacağının tahsil edilmesidir. Ancak mevcut uygulamada, borçluların hacizli araçları serbestçe kullanabilmesi, bu amacın gerçekleşmesini engellemektedir. Kamu İdaresi, hacizlerin öncelikli olup olmadığını belirlemede 6183 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinin dikkate alınması gerektiğini belirtse de, araç sicillerine haciz şerhi konulan mükellefler için yakalamalı haciz işlemlerinin zamanında yapılmaması, yasal yükümlülüklere aykırıdır. Bu nedenle, geçmiş yıllarda da vurgulandığı üzere, mükelleflerin borçlarına karşılık olarak uygulanan hacizlerin yakalamalı hacze dönüştürülmesi ve kamu alacaklarının güvenliği için gerekli işlemlerin bir an önce hayata geçirilmesi önem arz etmektedir. |
BULGU: Araç Siciline İşlenen Haciz Kayıtlarının Ödeme Yapılmadığı Durumlarda Yakalamalı Hacze Dönüştürülmemesi
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (AATUHK) hükümlerine göre yapılan araç haczi işlemlerinde, araç siciline işlenen haciz kayıtlarının sonraki süreçte düzenli olarak yakalamalı hacze dönüştürülmediği görülmüştür.
30.06.2007 tarihli ve 26568 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği’nin II. Kısım II. Bölüm “Menkul Malların Haczi” alt başlığının 3’üncü bendinin dördüncü paragrafında, Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı trafik şube ve bürolarına kayıtlı araçların sicillerine haciz tatbikiyle yetinilmemesi; söz konusu araçların çalınması, kaybolması ve hasar görmesi ihtimalini ortadan kaldırmak ve amme alacağının biran evvel tahsilini sağlamak amacıyla 6183 sayılı Kanun’un 78’inci maddesi uyarınca fiili haczinin gerçekleştirilmesi ve 82’nci maddesi uyarınca gerekli muhafaza tedbirlerinin alınması gerektiği belirtilmiştir.
Anılan Tebliğ hükmüne göre, araç siciline haciz şerhi konulduktan sonra mükellef borcunu ödemediği takdirde vergi dairesince haczin yakalamalı hacze çevrilmesi ve daha sonra yakalanan aracın satış işlemlerine başlanması gerekmektedir.
Yapılan incelemelerde, mükellefin borcuna karşılık olarak uygulanan araç hacizlerinin yakalamalı hacze çevrilmesi işleminin hiç yapılmadığı ya da haciz uygulamasından çok sonraki bir tarihte yapıldığı tespit edilmiştir.
Hacizli araçlara yakalamalı haciz uygulanmaması, kamu alacağının geç tahsil edilmesi veya tahsil kaynağı olan aracın hasar görmesi, kaybolması ve çalınması durumunda kamu alacağının hiç tahsil edilememesi ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Haciz işleminden elde edilmek istenen sonuç, borçlunun borcunu ödemeye zorlanması, bu sağlanamazsa nihayetinde hacizli malın satılıp paraya çevrilerek kamu alacağının tahsil edilmesidir. Uygulamada ise, yukarıda belirtildiği üzere, haciz yakalamalı hacze çevrilmemekte, borçluların çoğu hacizli araçları serbestçe kullanabilmektedir. Dolayısıyla borçlunun günlük yaşamında herhangi bir zorluğa ve aksamaya sebebiyet verilmemekte ve bu suretle haciz uygulamasından elde edilmek istenen amaca ulaşılamamaktadır.
Kamu İdaresi cevabında, kamu alacakları için tatbik edilen hacizlerin öncelikli olup olmayacaklarının tespitinde 6183 sayılı AATUHK’nin “Amme alacaklarında rüçhan hakkı” başlıklı 21’nci, “Amme idareleri arasında hacze iştirak” başlıklı 69’uncu ve “Paraya çevirme” başlıklı 74’üncü maddesi hükümlerinin esas alınması gerektiği ifade edilmiş olsa da, bulgu konusu husus anılan madde hükümlerinde yer verilen şartlar ve koşullar sağlandığı hallerde araç sicillerine haciz şerhi konulan mükellefler nezdinde yakalamalı haciz işlemlerinin 6183 sayılı Kanun’a aykırı olarak zamanında yapılmamasıdır.
Bu itibarla, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı Sayıştay Denetim Raporlarında da yer verildiği üzere, mükelleflerin borçlarına karşılık olarak araçları üzerine konulan haczin yakalamalı hacze çevrilmesi ve bu suretle kamu alacağının güvenliği ve tahsiline yönelik işlemlerin yürütülmesi yönünde işlem tesis edilmesi gerekmektedir.