|
ÖZET: Araçların ağırlık ve boyut denetimlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla mevcut mevzuatın yeniden gözden geçirilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, araçların yasal sınırları aşması durumunda uygulanacak ceza tutarları arasında dengesizlikler bulunmaktadır. Örneğin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre, ağırlık ve boyut denetimlerini gerçekleştiren Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, ihlaller için belirlenen idari para cezalarını düzenlemekte, ancak bu cezalar arasında orantısızlık gözlemlenmektedir. Ağırlık kontrolüne girmeden seyrine devam eden araçlara uygulanan ceza, bazı durumlarda daha yüksek cezalara maruz kalan araçlardan daha düşük kalmaktadır.
Ayrıca, trafik zabıtası görevlilerinin kimler olduğu ve hangi kamu kurumları tarafından görevlendirileceği konusunda belirsizlikler mevcuttur. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ndaki düzenlemeler arasında uyumsuzluklar bulunmaktadır. Bu durum, trafik zabıtasının görev ve yetki sınırlarının net bir şekilde tanımlanmadığı anlamına gelmektedir. İçişleri Bakanlığı’nın ilgili yönetmeliklerinde de trafik kolluğunun kapsamı belirsizdir. Bu bağlamda, trafik zabıtası kavramının netleştirilmesi ve hangi statüdeki personelin hangi kamu idareleri tarafından görevlendirileceğinin açıkça belirtilmesi için mevzuat düzenlemesine ihtiyaç duyulmaktadır. |
BULGU: Araçların Ağırlık ve Ölçü Denetimi Uygulamalarında Mevzuat Düzenlemesine İhtiyaç Bulunması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
KGM tarafından yürütülen araçların ağırlık ve boyut denetimlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için mevzuatın yeniden düzenlenmesine ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir.
A) Araçların, ağırlık ve boyut için belirlenen yasal sınır ve düzenlemeleri ihlal etmeleri halinde uygulanacak yasal ceza tutarları arasında orantısızlık ve uyumsuzluk olduğu görülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının görev ve yetkileri” başlıklı 8’inci maddesinde;
“… Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının ilgili birimleri: … araçların ağırlık ve boyut kontrollerini yapmak veya yaptırmak ve denetlemek, aykırı görülen hususlarla ilgili olarak sorumlular hakkında idari para cezasına dair tutanak düzenlemek
2. Araçların ağırlık ve boyut kontrollerini yapmak üzere yetkilendirilenler, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca denetlenir ve aykırı hareketi tespit edilen işletme sahipleri 1.700 Türk Lirası idari para cezası ile cezalandırılır.”,
Aynı Kanun’un “Araçların yüklenmesi:” başlıklı 65’inci maddesinde;
“Araçların yüklenmesinde, yönetmeliklerle belirlenen ölçü ve esaslara aykırı olarak;
Taşıma sınırı üstünde yolcu alınması,
Azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması,
(b) bendindeki ağırlıklar aşılmamış olsa bile azami dingil ağırlıkları aşılacak şekilde yüklenmesi,
… Birinci fıkranın (b) bendine uymayarak;
% 10 fazlasına kadar yüklemelerde 500 Türk Lirası,
% 15 fazlasına kadar yüklemelerde 1.000 Türk Lirası,
% 20 fazlasına kadar yüklemelerde 1.500 Türk Lirası,
% 25 fazlasına kadar yüklemelerde 2.000 Türk Lirası,
% 25’in üzerinde fazla yüklemelerde 3.000 Türk Lirası,
işleten ve gönderenlere ayrı ayrı idarî para cezası verilir…”, hükümleri yer almaktadır.
Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmelik’in “Tartı toleransı uygulaması” başlıklı 7’nci maddesinde;
“(1) Tartı toleransı; en çok [(aracın azami ağırlığının %3,75’i) + 500] kilogram olarak kabul edilir.
(2) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen fazla yükleme oranları hesabında; aracın azami ağırlığı ile birinci fıkrada belirlenen tartı toleransının toplamı esas alınır.
(3) Ocaklardan çıkarılan ve ocak sahasının içinde tartılamayan maddelerin seçilecek stok sahalarına taşınması ile zirai ürünlerin üretildiği arazi parçasından stoklama alanlarına yapılacak taşımalarla sınırlı olmak üzere, araçların karayolu üzerinde 1 kilometreden fazla seyretmemesi ve hızlarının 60 km/s’den fazla olmaması şartıyla, azami yüklü ağırlıkları en fazla % 15 oranında aşılabilir.” denilmektedir.
2024 yılı Trafik İdari Para Ceza Rehberi’nde; azami yüklü ağırlığı veya izin verilen azami yüklü ağırlığı %3,75 + 500 Kg dan %10 fazlasına kadar aşmak 5.880,00 TL, azami yüklü ağırlığı veya izin verilen azami yüklü ağırlığı %3,75 + 500 Kg dan %15 fazlasına kadar aşmak 11.794,00 TL, Azami yüklü ağırlığı veya izin verilen azami yüklü ağırlığı %3,75 + 500 Kg dan %20 fazlasına kadar aşmak 17.696,00 TL, azami yüklü ağırlığı veya izin verilen azami yüklü ağırlığı %3,75 + 500 Kg dan %25 fazlasına kadar aşmak 23.632,00 TL, azami yüklü ağırlığı veya izin verilen azami yüklü ağırlığı %3,75 + 500 Kg dan %25’in üzerinde fazla aşmak 35.452,00,00 TL olarak belirlenmiştir. Ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen ağırlık veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam etmek ise 11.794,00 TL olacak şekilde tayin edilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre araçların ağırlık ve boyut denetimleri KGM tarafından yapılmakta olup, Kanun hükümlerinde belirtilen azami ağırlığın aşılması halinde en az ceza tutarı %10’dan fazla aşılması halinde 5.880,00 TL, en yüksek ceza tutarı %25’in üzerinde aşmak ise 35.452,00,00 TL olarak tayin edilmiştir. Ancak ağırlık veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam etmenin cezası ise 11.794,00 TL olarak belirlenmiştir.
Yapılan incelemede; azami yüklü ağırlığı veya izin verilen azami yüklü ağırlığı %3,75 + 500 Kg dan %20 ve %25 fazlasını kadar aşmak ile %25’in üzerinde aşan araçlara verilecek ceza tutarlarının, ağırlık veya ölçü kontrolüne girmeksizin kaçan araçlara verilecek ceza tutarının üzerinde olması çelişkili bir durum ortaya çıkarmaktadır. Çünkü hiç ağırlık ve ölçü denetimine girmeksizin kaçan araçların, ağırlık ve ölçü denetimine girmeleri halinde daha yüksek cezalar ile karışılacakları söz konusu olacağından, araçların kaçma yolunu tercih edecekleri açıkça görülmektedir.
Bu doğrultuda; ağırlık veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam araçlar için uygulanacak para cezası müeyyidesinin, en yüksek azami ağırlık cezası için belirlenen tutardan daha yüksek olacak şekilde mevzuatın yeniden düzenlemesine ihtiyaç olduğu görülmektedir.
B) Trafik zabıtası görevlilerinin kimler olduğu ve hangi kamu kurumu tarafından görevlendirileceğinin mevzuattan tam anlaşılmadığı tespit edilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 3’üncü maddesinde;
“Zabıta teşkilatı: Umumi ve hususi olmak üzere iki kısma ayrılır.
Umumi zabıta: Silahlı bir kuvvet olan (polis) ve (jandarma) dır.
Hususi zabıta: Umumi zabıta haricinde kalan ve mahsus kanunlarına göre teşekkül edip muayyen vazifeleri gören zabıta kuvvetleridir.
Jandarma ve hususi zabıta teşkilatı kendi kanunlarına ve emniyet teşkilatı bu kanun hükümlerine tabidir. Jandarma ve hususi zabıta ile emniyet teşkilatının merkezde ve vilayetlerde yekdiğeriler irtibat, muhabere ve çalışma tarzları Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik ile tespit edilir.” denilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Trafik zabıtasının görev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkin yetkisi” başlıklı 6’ncı maddesinde;
“Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev ve yetki sınırı;
Trafik zabıtası:
(Birinci fıkra mülga: 17/10/1996-4199/4 md.)
Trafik zabıtası görevi sırasında karşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkilidir.
Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen haller dışında, trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleri dışında kullanılamaz.
(Değişik: 21/5/1997-4262/1 md.) Genel Zabıta:
Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafik teşkilatının görev alanı dışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir.” ifadesi yer almaktadır.
İçişleri Bakanlığının Trafik Görevlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde;
“… c) Genel Kolluk: Emniyet Teşkilatında görevli polisi ve Jandarma Teşkilatında görevli subay, astsubay ve uzman jandarmayı,
ç) Trafik Kolluğu: Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının trafik kuruluşlarında görevli kolluğu.” tanımlamaları yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca 3201 sayılı Kanun’da genel zabıtanın polis ve jandarma olduğu, trafik zabıtasının (hususi zabıta) ise bunlar dışında kalan kişiler olduğu ifade edilmektedir. 2918 sayılı Kanun’da ise trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polisin; polisin ve trafik teşkilatının görev alanı dışında kalan yerlerde de jandarmanın, trafik eğitimi almış subay, astsubay ve uzman jandarmaların eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkili olacakları açıklanmıştır. Trafik zabıtasının acil ve zorunlu haller dışında genel zabıtanın yetkilerine haiz olmadığı, mülki idare amirlerince genel zabıta olarak görevlendirilemeyeceği ve araç, gereç ve özel teçhizatını trafik hizmetleri dışında kullanamayacağı belirtilmiştir. İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan Yönetmelik’te ise trafik kolluğunun Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının trafik kuruluşlarında görevli kolluk olduğu tanımı yapılmıştır.
Yapılan incelemede; 3201 sayılı Kanun ve 2918 sayılı Kanun birlikte değerlendirildiğinde trafik zabıtasının genel kolluk olan polis ve jandarma dışında kalan personel arasından görevlendirileceği anlaşılmakta iken, anılan Yönetmelik’te trafik zabıtasının polis veya jandarma personeli içerisinden trafik işlerinde görevlendirilenler olacağı düzenlenmiştir. Bu durum meri Kanun’lar ile Yönetmelik arasında bir uyumsuzluk oluşmasına yol açmıştır. Ayrıca 2918 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemede trafik zabıtasının hangi statü ve unvandaki kişiler arasından seçileceği, hangi kurum veya kurumlar tarafından görevlendirilecekleri açık bir şekilde ifade edilmemektedir. Bu durum araçların ağırlık ve boyut denetimlerinin yapılması esnasında görev alan kişilerin yanında trafik zabıtası olarak kimlerin bulunması gerektiğinin açıkça anlaşılamamasına yol açmaktadır.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından bulgu konusu hususa iştirak edildiği ve gerekli çalışmaların başlatılacağı ifade edilmiştir.
Bu doğrultuda; trafik zabıtası kavramının açıklığa kavuşturularak, hangi kamu idareleri tarafından hangi statü ve unvandaki personel arasından seçileceklerinin açıkça belirtilmesi için mevzuat düzenlemesine ihtiyaç duyulmaktadır.