| ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki araştırma enstitülerinin tescil edilen bitki çeşitlerine ait ıslahçı haklarının muhasebeleştirilmediğini ve bu hakların satış veya lisans yoluyla devrinden doğan koşullu alacakların izlenmediğini ortaya koymuştur. İlgili yönetmelikler gereği, bu hakların maddi olmayan duran varlık hesaplarında veya Nazım Hesaplarda takip edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
BULGU: Araştırma Enstitüleri Adına Tescil Edilen Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının ve Bunlardan Satış ve Lisans Yoluyla Devrinden Doğan Koşullu Alacakların Muhasebeleştirilmemesi ve Raporlanmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun’un yürürlüğe girdiği 15.01.2004 tarihinden bu yana Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki döner sermayeli 28 Araştırma Enstitüsü tarafından 712 yeni bitki çeşidi için ıslahçı hakkının korunmasına yönelik başvuruda bulunulduğu, 622 çeşit için korumanın tescil edildiği, günümüzde aktif koruması devam eden 505 bitki çeşiti bulunduğu ancak bunlara ilişkin ıslahçı haklarının muhasebe kayıtlarında izlenmediği; yine koruma altındaki söz konusu bitki çeşitlerinin üretim ve pazarlama haklarının bir yıldan uzun süreli sözleşmelerle yüklenicilere verilmesinden sonra ortaya çıkan koşullu alacakların ise Nazım Hesaplarda kayıt ve takibinin yapılmadığı tespit edilmiştir.
5042 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinde, yeni, farklı, yeknesak ve durulmuş olduğu tespit edilen bitki çeşitlerinin, bu Kanunda belirtilen diğer şartların yerine getirilmesi kaydıyla, ıslahçı hakkının verilerek korunacağı,
Kanun’un10’uncu maddesinde, koruma süresinin ıslahçı hakkının tescilinden itibaren yirmi beş yıl, bu sürenin ağaçlar, asmalar ve patates için otuz yıl olduğu,
Kurala bağlanmış,
Kanun’un diğer ilgili maddelerinde; ıslahçı hakkının tescil başvuru şartları, tescil ve tescilin ilanı, ıslahçı hakkı kütüğü, işlem ücreti ve yıllık ücretler, ıslahçı hakkı sahibinin yetkileri, ıslahçı hakkının zorunlu lisansa konu edilmesi ve lisans devri, ıslahçı hakkının tüketilmesi gibi hususlar ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
İdare tarafından yürütülen AR-GE projelerinde ortaya çıkan ve araştırma enstitüleri adına tescil edilen ıslahçı haklarının muhasebeleştirilmediği; geliştirilen bitki çeşitleri, çeşit adayları ve ıslah materyallerinin tohumculuk kuruluşlarına satışı veya lisans yoluyla devri suretiyle döner sermayeli işletmelere alacak hakkı sağlayan uzun süreli koşullu alacakların nazım hesaplarda izlenmediği hususları önceki dönem Sayıştay Denetim Raporunda bulgu konusu yapılmıştır.
Döner sermaye işletmelerinin 2022 yılına ilişkin hesap ve işlemlerinin denetim ve inceleme çalışmaları neticesinde idare tarafından gerekli kayıt işlemlerinin henüz yapılmadığı anlaşılmıştır.
Nitekim, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce oluşturulup yayımlanan Islahçı Hakkı Kütüğünün incelenmesinde; 2022 yılında bakanlığa bağlı araştırma enstitü müdürlükleri adına 74 bitki çeşiti tescil edilmiş ve enstütüler adına 28 tescil belgesi düzenlenmiştir. Ancak söz konusu tescillerin araştırma enstitü müdürlüklerinin muhasebe kayıtlarında izlenmediği görülmüştür. 2022 yılından önceki yıllardaki tescil edilen Islahçı Hakları da dikkate alındığında bu sayının daha da artacağı öngörülmektedir.
Öte yandan Bitki Çeşit, Çeşit Adayı ve Islah Materyalinin Tohumculuk Kuruluşlarına Devri, Tohumluk Üretimi ve Pazarlama Hakkı Satışı Hakkında Yönetmelik hükümlerince yeni çeşitleri hızlı ve yaygın bir şekilde çiftçilerin kullanımına sunabilmek ve tohumculuk kuruluşlarının yeni çeşit geliştirmelerini mümkün kılmak amacıyla; araştırma kurumları tarafından geliştirilen bitki çeşitleri, çeşit adayları ve ıslah materyallerinin yapılan sözleşmelerle tohumculuk kuruluşlarına satış veya devri gerçekleştirilmektedir.
Sözleşmelerle satış ve devire konu çeşitlerin satışından veya üretim miktarından çeşit sahibi olan kuruluşlara (araştırma enstitüleri vb.) üretim veya satış tutarından belirli bir yüzde oranda pay verilmesi de kararlaştırılmaktadır. Bu oran, devir ve satış usulü ile ürün çeşidinin piyasadaki değerine göre değişiklik göstermektedir. Sözleşmelerdeki bu hükümlerle çeşit sahibi kuruluşa, ürünün üreticisi tarafından çoğaltılması halinde alacak hakkı vermektedir.
Tohumculuk kuruluşlarına satışı veya lisans yoluyla gerçekleştirilen bitki çeşitleri, çeşit adayları ve ıslah materyallerinin devirleri sonucunda oluşan ve uzun süreli şarta bağlı alacakların muhasebe kayıtlarında izlenmedikleri görülmüştür.
Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “26 Maddi olmayan duran varlıklar“ başlıklı 220’nci maddesinde; maddi olmayan duran varlık hesap grubunun, herhangi bir fiziksel varlığı bulunmayan ve işletmenin belli bir şekilde yararlandığı veya yararlanmayı beklediği aktifleştirilen giderler ve belli koşullar altında hukuken himaye gören haklar gibi varlıklar ile bunlar için hesaplanan birikmiş amortismanların kaydı için kullanılacağı; “Hesap grubuna ilişkin işlemler” başlıklı 221’inci maddesinde ise; değeri Bakanlıkça belirlenen tutarı aşmayan maddi olmayan duran varlıkların, 260 Haklar Hesabı, 267 Diğer Maddi Olmayan Duran Varlıklar Hesabı, 268 Birikmiş Amortismanlar Hesabı (-) ve 269 Verilen Avanslar Hesabı ile ilişkilendirilmeden doğrudan doğruya gider yazılabileceği; doğrudan gider yazılan maddi olmayan duran varlıkların ilgili Nazım Hesaplara alınarak bilançonun dip notlarında gösterileceği; mezkûr Yönetmeliğin 523’üncü maddesinde ise, Nazım Hesaplar ana hesap grubunun varlık, kaynak, gelir ve gider hesaplarında izlenmeyen ve muhasebenin sadece bilgi verme görevi yüklediği işlemler ile idarenin muhasebe disiplini altında toplanması istenen işlemleri ve gelecekte doğabilecek hak ve yükümlülüklerinin izlenmesi için kullanılacağı belirtilmiştir.
Buna göre, İdare tarafından yürütülen AR-GE projelerinde ortaya çıkan ve araştırma enstitüleri adına tescil edilen ıslahçı haklarının maddi olmayan duran varlık grubunun ilgili hesaplarında muhasebeleştirilmesi gerekmekle birlikte söz konusu ıslahçı haklarının koruma tescil ve işlem süreçlerinin teknik inceleme denemelerini de içeren birkaç yıllık döneme uzaması, böylece idare için yaratılan bu hakların maliyet değerlerinin güvenilir biçimde ölçülememesi durumunda bu hakların Nazım Hesaplarda da takip ve izlenmesinin uygun olabileceği; geliştirilen bitki çeşitleri, çeşit adayları ve ıslah materyallerinin tohumculuk kuruluşlarına satışı veya lisans yoluyla devri, tohumluk üretimi ve pazarlama haklarının satışı ile çeşit geliştirme amacıyla kullanımına ilişkin döner sermayeli işletmelere alacak hakkı sağlayan bu kapsamda satış ve lisans yoluyla sözleşmeye dayalı olarak devredilen haklardan doğan uzun süreli koşullu alacaklara ilişkin döner sermaye gelirleri olarak ilk defa tahakkuk ettirilecek ıslahçı hakkı payı gelirleri tahakkuklarında ise; cari yıla ait tutarlardan nakit tahsil edilen tutarların 102 Bankalar Hesabına borç ya da taksitli tahsil edilecek tutarların 120 Alıcılar Hesabına borç, 600 Yurt İçi Satışlar Hesabına alacak, bir yıldan uzun süreli alacak tutarlarının ise Nazım Hesaplarda tanımlanacak “9xx- Gelecek Yıllara Ait Islahçı Hakkı Payı Gelirleri Hesabı” ve “9xx- Gelecek Yıllara Ait Islahçı Hakkı Payı Gelirleri Karşılığı Hesabı”na alacak ve borç kaydı düşülmek suretiyle takip ve izlenmesi gerekmektedir.
Sonuç itibarıyla, 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun kapsamında araştırma enstitüleri adına tescil edilen bitki çeşitleri ıslahçı hakları ile bu hakların satış ve lisans yoluyla yüklenicilere devrinden doğan uzun süreli koşullu alacakların muhasebe kayıtlarında takibi gerektiğinden;
– Araştırma Enstitüleri adına tescil edilen ıslahçı haklarının korunma süresi boyunca ilgili maddi olmayan duran varlık hesaplarında ya da Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 221’inci maddesi uyarınca doğrudan gider yazılanların Nazım Hesaplarda izlenmesi,
– Geçmiş yıllardan bu yana tohumculuk kuruluşlarına ıslahçı hakkı satışı veya lisans yoluyla gerçekleştirilen bitki çeşitleri, çeşit adayları ve islah materyallerinin devirleri sonucunda sözleşmelere dayalı biçimde oluşan şarta bağlı bir yıldan uzun süreli alacak tutarlarına ilişkin envanter çalışması yapılarak bu alacakların ilgili Nazım Hesaplara kaydedilmesi gerekmektedir.