BULGU: Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yaptırılmasına İlişkin Protokol Kapsamında Yürütülen Faaliyetlerde Eksikliklerin Bulunması
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Sosyal Güvenlik Kurumları
Kurumun ihtiyaç duyduğu hizmet binalarını, kurumun mülkiyetindeki taşınmazların devri karşılığında düzenlenen protokol çerçevesinde Kamu kurum ve kuruluşları ile Kurum iştiraklerine doğrudan yaptırma ile iş ve işlemleri yürütme görevi; 5797 sayılı Kanun’un 5’inci maddesiyle 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununa eklenen 25/A maddesinde İnşaat ve Emlak Daire Başkanlığına verilmiştir. Belirtilen madde, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 88’inci maddesiyle yürürlükten kaldırıldıktan sonra aynı düzenlemeye 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 423’üncü maddesinde yer verilmiştir.
Kurum tarafından çıkarılan Sosyal Güvenlik Kurumu Taşınmazlar Yönetmeliği’nin 3’üncü maddesinde; arsa payı karşılığı kat yapım sözleşmesi, SGK’ya ait arsalar ile Kurum tarafından uygun görülen arsa üzerine inşa edilecek yapının bedeline karşılık Kurumun başka bir taşınmazın tamamının veya bir bölümünün mülkiyetinin verilmesine ilişkin sözleşmeyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca, Kurum ile Kurumun iştiraki olan bir şirket arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi olmaksızın, şirketçe de uygun bulunan SGK taşınmazlarının ekspertiz bedelleri üzerinden şirkete devri ile devir bedeli karşılığında Kurum ihtiyacı binaların yapılması konulu “Sosyal Güvenlik Kurumuna Arsa Bedeli Karşılığı İnşaat Yaptırılmasına İlişkin Protokol” imzalanmıştır. Bu protokol kapsamında yapılan bazı iş ve işlemlerin incelenmesi sonucunda yapılan tespitler başlıklar altında aşağıda açıklanmıştır.
Protokol Kapsamında Yaptırılan Bazı İşlerde Eksikliklerin Tamamlanmaması
Kurum ile Kurumun ortağı şirket arasında yapılan protokol kapsamında arsa bedeli karşılığı yaptırılan inşaatlardan bazılarındaki eksiklikler tamamlanamamıştır.
Protokol’ün 4’üncü maddesinde, sözleşmede yapılması taahhüt edilen işlerin tamamının proje ve şartnamelerine uygun olarak belirtilen süre içerisinde tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi, protokole taraf olan şirketin yükümlülükleri arasında sayılmıştır. Aynı Protokol’ün 13’üncü maddesinde ise, bu protokolden doğan yükümlülüklerin taraflardan biri tarafından ihlal edilmesi veya süresi içerisinde yerine getirilmemesi halinde ihtarname çekileceği, ihtarname ile verilen sürenin sonunda halen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde başka ihtara gerek kalmaksızın protokolün fesih olacağı ve bu durumda doğabilecek zararların talep etme hakkının bulunduğu taraflarca kabul edilerek protokol imzalanmıştır.
Söz konusu protokol kapsamında yapılan işlerden iki yapım işi için kabul işlemlerine başlanılmış ve Kurum tarafından kullanılmaya başlamış olsa bile kabule engel nitelikte olmamakla birlikte yapılan işte kusur ve noksanlıklar bulunmaktadır. Kabul eksikliklerinin şirket tarafından yerine getirilmesi halinde kabul tutanakları onaylanacaktır. Ancak, bu iki işe ilişkin eksikliklerin kabul tutanaklarında belirtilen süreler üzerinden yıllar geçmesine rağmen tamamlanamadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, kabul aşamasındaki bu işlerde tutanak altına alınan eksikliklerin yanı sıra Kurumun kullanırken sorun yaşamasına neden olan hatalı imalatların bulunduğu da görülmüştür. Kurum tarafından acil olarak yapılması gereken bazı hatalı uygulamalara ileride şirketle mahsuplaşmak üzere müdahale edilmektedir.
Protokol kapsamında yaptırılan taşınmazların 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi olarak yapılmaması nedeniyle geçici veya kesin kabul eksikliklerinin süresi içerisinde yerine getirilememesi nedeniyle Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 41 ve 44’üncü maddeleri uyarınca ceza uygulanması veya şirket namına eksikliklerin Kurum tarafından giderilmesi yoluna gidilememektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Eserin kabulü” başlıklı 477’nci maddesinde, usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam ettiği, eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu ve bildirmezse eserin kabul edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Kanun’un 478’inci maddesinde ise zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir.
Bu itibarla, Protokol kapsamında yaptırılan binalardan hatalı imalatların tespit edilerek zamanaşımına uğramadan şirkete bildirilmesi ve kabul eksiklikleri bulunan iki yapım işindeki eksikliklerin tamamlatılması veya Protokol’ün 13’üncü maddesine göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Protokol Kapsamında Yaptırılan Bazı İşlerde Kesin Hesapların Çıkartılamaması ve Mahsuplaşmanın Yapılamaması
Kesin kabulü yapılıp yapımı tamamlanan inşaatların kesin hesapların yapılmaması nedeniyle inşaat bazında mahsuplaşmaların tüm işlerde yapılamadığı, mahsuplaşmaların tamamlanamaması nedeniyle protokolün süresinin uzatıldığı ve protokolün süresinin uzatılması nedeniyle de genel mahsuplaşmanın yapılamadığı tespit edilmiştir.
Kurum ile Kurum iştiraki olan şirket arasında yapılan Sosyal Güvenlik Kurumuna Arsa Bedeli Karşılığı İnşaat Yaptırılmasına İlişkin Protokolün 10’uncu maddesi uyarınca, inşaatın sözleşme hükümlerine göre yapılacak kesin hesabından sonra 60 gün içerisinde mahsuplaşmanın gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Yani, Kurum tarafından devredilen ve ekspertiz raporuyla değerlenen taşınmazların değerleri ile yapılan inşaatın tüm imalat süreçlerinin ve faturalarının tekrardan değerlendirilerek oluşturulacak kesin hesap sonucu hesaplanan inşaat maliyetinin birbiriyle karşılaştırılması ve duruma göre Kurum ile şirket arasındaki alacak-borç ilişkisinin netleştirilmesi gerekmektedir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda Kurumun ortağı olduğu şirket tarafından Kuruma fatura kesilememesi nedeniyle 8 iş için kesin hesabın çıkarılamadığı ve sonucunda inşaat bazında mahsuplaşma yapılamadığı tespit edilmiştir.
Protokol’ün 10’uncu maddesinin devamında; bu çerçeve protokolün 5 yıl süre ile geçerli olacağı, Kurum Yönetim Kurulu ile bu sürenin uzatılabileceği ve sürenin bitimi sonunda genel mahsuplaşma yapılarak çıkacak farkın 1 yıl içinde ödeneceği şeklinde düzenleme yapılmıştır. Protokolün süresi 13.01.2017 yılında bitmiş olmasına rağmen Yönetim Kurulu Kararıyla toplamda 6 kez uzatılarak 13.07.2021 tarihine kadar uzatılmıştır. Belirtilen tarihten itibaren sözleşmenin süresinin uzatılmaması sebebiyle eksik işlerin tamamlatılarak genel mahsuplaşmaya başlanılması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.
Sonuç itibariyle, Protokol süresinin sona ermesi ve Yönetim Kurulu kararıyla uzatılmaması nedeniyle Protokol hükümleri uyarınca kesin hesapların çıkarılarak mahsuplaşmaların yapılması gerekmektedir.
Protokol Kapsamında Şirkete Devredilen Bazı Taşınmazlar İçin Kurum Tarafından Üçüncü Kişilere Haksız İşgal Tazminatı Ödenmek Zorunda Kalınması
Protokol kapsamında şirkete devredilen ve yeni hizmet binalarının gecikmesi sonucunda Kurumun fiilen hizmet binası olarak kullandığı taşınmazların boşaltılamaması nedeniyle bazı taşınmazlar için protokole taraf olmayan üçüncü kişilere haksız işgal tazminatı ödenmek zorunda kalınmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Mal yönetiminde etkililik ve sorumluluk” başlıklı 48’inci maddesi uyarınca; kamu idarelerine ait malları edinme, kiralama, tahsis, yönetim, kullanma ve elden çıkarma işlemlerinin hizmetin amacına uygun olarak verimlilik ve tutumluluk ilkesine göre yapılacak ve bu ilkeye aykırı eylem sonucunda doğacak zararlardan malların yönetimi ve kullanılması hususunda yetki verilenler sorumlu olacaktır.
Arsa Bedeli Karşılığı İnşaat Yaptırılmasına İlişkin Protokol imzalandıktan sonra 2012/462 numaralı Yönetim Kurulu Kararıyla şirkete devredilecek Kurum taşınmazları belirlenmiştir. Ancak, bu taşınmazlardan 4 adetinin şirketçe geri iade edilmesi ve inşaat maliyetlerinin karşılanması amacıyla 2013/228 numaralı Yönetim Kurulu Kararıyla 11 adet taşınmazın şirkete devredilmesine karar verilmiş ancak bu taşınmazlardan 6 adeti için başka taşınmazların yapımının bitmesi itibariyle boşaltılabileceği şartı getirilmiştir. Ancak, ilgili taşınmazların devirleri yapılarak Kurumun ortağı olduğu şirket adına tescil edilmiştir.
Protokole taraf olan şirket tarafından şartlı olarak devredilen taşınmazlarda gayrimenkul satış şartnamesi hazırlanarak ihale usulüyle satışa çıkarılmıştır. Şirket gayrimenkul satış şartnamelerinde gayrimenkulün teslimi için 36 ay gibi bir süre öngörmüş ve bu sürede binaların fiilen boşaltılmaması halinde 36 ayı takip eden dönemler için kira ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Ancak, Kurum Yönetim Kurulu Kararlarında ve protokolde kira ödenmesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Yani, satış şartnamesi ile şirket kendini yükümlülük altına sokmuş bulunmaktadır.
Kurum, şartlı bir şekilde devrettiği ancak tapu devrinde bir şerh koymadığı bu taşınmazları uzunca bir süre diğer hizmet binalarının tamamlanamaması nedeniyle boşaltamamış ve şartnamede belirtilen süreden daha fazla bu hizmet binalarını kullanmak zorunda kalmıştır. Şirketin taşınmazları sattığı üçüncü kişiler ise Kuruma bu taşınmazların tahliye edilerek kendilerine teslim edilmesi konusunda ihtar çekmiş ve Kurum tarafından kabul edilmemesi sonucu Kurumun işgalci olduğu gerekçesiyle hukuki yollara başvurmuştur. Bu kapsamda 3 taşınmaz için Kurum tarafından haksız işgal edildiği gerekçesiyle haksız işgal tazminatı ödenmesine karar verilmiş ve haksız işgal tazminatı bedeliyle birlikte yasal faiz, yargılama gideri, avukatlık vekalet ücreti gibi ek mali külfetlere katlanılmak zorunda kalınmıştır. Bu taşınmazlara ilişkin hukuki sürecin devam ettiği durumlarda bulunmaktadır. Kurum tarafından ödenen haksız işgal tazminatı bedellerinin rücu edilmesi için protokole taraf olan Kurumun iştiraki şirkete dava açılmış ancak, hukuki süreç sonuçlanmamıştır.
Sonuç itibariyle, protokol kapsamında devredilen bu taşınmazların kullanılması nedeniyle katlanılan haksız işgal tazminatı ve ek mali külfetlerin sorumlularının tespit edilerek rücu işlemlerinin yapılması ve tahsil edilmesi gerekmektedir.
| ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile iştirakleri arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat protokolü kapsamında yürütülen faaliyetlerde eksiklikler tespit etmiştir. Protokol çerçevesinde yapılan inşaatların bazıları, taahhüt edilen süreler içinde tamamlanmamış ve kabul aşamasında hatalı imalatlar ortaya çıkmıştır. Ayrıca, kesin hesapların çıkarılamaması nedeniyle mahsuplaşmalar gerçekleştirilememiştir. Protokol süresinin uzatılmaması ve taşınmazların haksız işgali nedeniyle SGK, üçüncü kişilere tazminat ödemek zorunda kalmıştır. Bu durum, sorumluların tespit edilerek rücu işlemlerinin yapılmasını gerektirmektedir. |