ÖZET: Arsa satışlarıyla ilgili yapılan denetimlerde, elde edilen olumlu veya olumsuz farkların gelir ve gider hesaplarına kaydedilmediği tespit edilmiştir. Satış işlemleri, yalnızca satış bedeli üzerinden muhasebeleştirilmiş, taşınmazların kayıtlı değerleri dikkate alınmamıştır. Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri, maddi duran varlıkların satışında net değer ile kayıtlı değer arasındaki farkların doğru bir şekilde muhasebeleştirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Denetim sırasında, toplamda yedi arsa satışı gerçekleştirilmiş, ancak bu satışların muhasebe kayıtları eksik yapılmıştır. İdare, ilk kayıtların bedelsiz ya da iz bedeli üzerinden kaydedildiğini belirterek, satış bedeli üzerinden işlem yaptığını ifade etmiştir. Ancak mevzuat gereği, taşınmazların gerçek değerleri üzerinden değerlendirilmesi ve bu değerler arasındaki farkların ilgili gelir veya gider hesaplarına aktarılması gerekmektedir.

Sonuç olarak, arsa satışlarıyla ilgili kayıtların doğru bir şekilde tutulmaması, dönem net kârının hatalı bir şekilde hesaplanmasına yol açmıştır. Bu tür hataların önlenmesi için, satış bedeli ile kayıtlı değer arasındaki farkların mutlaka ilgili hesaplara kaydedilmesi önem arz etmektedir.

BULGU: Arsa Satışlarından Elde Edilen Olumlu/Olumsuz Farkların Gelir/Gider Hesaplarına Kaydedilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

Arsa satışlarının satış bedeli üzerinden muhasebeleştirildiği ve arsa satışları sonucu oluşan olumlu/olumsuz farkların 600/630 no.lu gelir/gider hesaplarına aktarılmadığı görülmüştür.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 187’nci maddesinin “Maddi duran varlıkların satılması” başlıklı (d) bendinde; amortisman ayrılmış olan varlıkların net değerinin, kayıtlı değerden ayrılmış amortismanların düşüldükten sonra kalan tutarın olduğu, devir ve trampanın satış hükmünde olduğu belirtilmiştir. Ayrıca maddi duran varlıkların satış işlemleri sırasında; amortismana tabi olanlarda net değeri, diğerlerinde kayıtlı değeri ile satış bedeli arasında fark olması durumunda, öncelikle oluşan olumlu veya olumsuz, ilgili varlık hesabı ve gelir veya gider hesaplarına kaydedilerek satış işleminin muhasebeleştirileceği belirtilmiştir.

Aynı Yönetmelik’in 189’uncu maddesinin “Alacak” başlıklı (b) bendinde ise; satılan arsa ve arazilerin, bir taraftan kayıtlı değeri bu hesaba, satış bedeli ile kayıtlı değeri arasındaki olumlu fark 600 Gelirler Hesabına alacak, satış bedeli 100 Kasa Hesabı veya 102 Banka Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara, satış bedeli ile kayıtlı değeri arasındaki olumsuz fark 630 Giderler Hesabına borç; diğer taraftan satış bedeli 800 Bütçe Gelirleri Hesabına alacak, 805 Gelir Yansıtma Hesabına borç kaydedileceği belirtilmiştir.

Yapılan incelemede, dönem içerisinde 7 adet arsa satışı yapılmış ancak taşınmazın kayıtlı değeri dikkate alınmaksızın satış bedeli üzerinden ilgili hesabın alacak çalıştırıldığı tespit edilmiştir. Halbuki taşınmazın muhasebedeki kayıtlı değeri alacak çalıştırılmalı, satış bedeli ile bu kayıtlı değer arasında oluşacak olumlu veya olumsuz fark gelir veya gider hesaplarına aktarılmalıdır.

Kamu İdaresi cevabında, ilk kayıtları bedelsiz ya da iz bedeli üzerinden kaydetmiş olduğunu, bu yüzden satış bedeli üzerinden muhasebeleştirildiğini belirtse de, İdare mevzuat hükümlerinde anlatıldığı üzere satış kaydını iz bedeli olanlarda iz bedeli üzerinden, bedelsiz olanlarda ise öncelikle değerleme yapıp gerçek değeri üzerinden yapması gerekmektedir.

Sonuç olarak, satış bedeli ile kayıtlı değer arasındaki farkın ilgili gelir veya gider hesaplarına aktarılmamış dolayısıyla da ilgisine göre 600 Gelir veya 630 Gider Hesabı ile dönem net kârı hatalı bilgi üretmiştir. Bu durumun oluşmaması açısından satış bedeli ile kayıtlı değer arasındaki farkın ilgili gelir veya gider hesaplarına aktarılması gerekmektedir.