Terör örgütü irtibatı tespitinde yeterli araştırma yapılmaması, OHAL başvurusunun reddini hukuken geçersiz kılar mı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan bir davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun reddini incelemiştir. İlk derece mahkemesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının bulunduğu sonucuna vararak başvurunun reddine karar vermiştir. Davacı, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, kendisi hakkında ceza soruşturması sonucunda takipsizlik kararı verildiğini ve sendika […]

→

Kamu görevinden çıkarılan polis memurunun FETÖ/PDY ile irtibatının yokluğunda hukuka aykırı işlem iptali ve özlük haklarının iadesi gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan bir polis memurunun durumunu incelemiştir. Davacı, İçişleri Bakanlığı tarafından FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle görevden alınmış, ancak yapılan incelemelerde, davacının örgütle herhangi bir irtibatının bulunmadığı, ByLock kullanmadığı ve BankAsya hesabının rutin bankacılık işlemleri kapsamında olduğu tespit edilmiştir. Gizli tanık ifadeleri ve […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın tespitinde somut delil eksikliği ve masumiyet karinesinin ihlali nedeniyle idari yargı incelemesinin kapsamı nasıl olmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası’na üyeliği ve FETÖ/PDY ile bağlantılı bir iş yerinde çalıştığı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının sendika üyeliği ve iş yeri bağlantıları üzerinden FETÖ/PDY ile olan ilişkisini değerlendirerek, kamu görevine […]

→

Terör örgütü ile iltisak iddialarında somut delil olmadan kamu görevinden çıkarma işlemi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davada, İdare Mahkemesi’nin kararını hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, davacının terör örgütü ile iltisakının olup olmadığını değerlendirmeden karar vermiştir. Bu durum, adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir. Danıştay, idari yargı mercilerinin, terör örgütleri ile […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada FETÖ irtibatının somut delillerle ispatı zorunlu mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan bir polis memurunun davasını incelemiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğuna dair somut bir delil olmaksızın görevden çıkarıldığını iddia ederek, işlemin iptalini ve yoksun kaldığı haklarının iadesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ ile irtibatına dair herhangi […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddiasında yeterli veri olmaksızın kamu görevinden çıkarılan davacının haklarının iadesi nasıl sağlanmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Davacı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi gereğince, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca görevden alınmış, ancak yapılan incelemelerde davacının ByLock kullanıcısı olmadığı, hakkında herhangi bir soruşturma kaydı bulunmadığı ve terör örgütü ile irtibatını gösteren […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatı ispat edilemeyen kamu görevlisinin görevine iade talebinin reddi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, kamu görevinden çıkarılan bir vergi müfettişinin, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY ile irtibatı gerekçesiyle görevden alınmış, ancak mahkeme, davacı hakkında herhangi bir ceza soruşturması olmadığını ve FETÖ/PDY ile bağını gösteren somut delillerin bulunmadığını tespit etmiştir. Eğitim ödemeleri ve diğer delillerin, davacının […]

→

Ticari amaçla yolcu taşımacılığı yapabilmek için gerekli izin ve ruhsatların alınmaması, 2918 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil eder mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, bir davada, davacı şirketin izinsiz olarak ticari amaçla yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle aracının trafikten men edilmesi ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemlerin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde, davacı şirketin belediyeden gerekli izin ve ruhsatları almadan faaliyet göstermesi üzerine açılmıştır. Mahkeme, davacı […]

→

Kira sözleşmesinin iptali ile alt kira sözleşmesinin sona ermesi tahliye işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan tahliye işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı şirket, kira sözleşmesi gereği tahliye işleminin hukuka aykırı olduğunu ve gerekli usuli işlemlerin yapılmadığını iddia etmiştir. Ancak, mahkeme, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde, otoparkların işletme haklarının belediye şirketine devredilmesi ve bu devrin geri […]

→

Gözetim belgesinin ibraz edilmemesi, Gümrük Kanunu kapsamında para cezası uygulanmasını gerektirir mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacı tarafından 2015 yılında tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için gözetim belgesinin ibraz edilmediği gerekçesiyle kesilen para cezasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, para cezası uygulanabilmesi için eşyanın ithalinin belirli belgelere tabi olması gerektiği, ancak gözetim belgesinin bu belgeler arasında yer […]

→

Ticari amaçlı yolcu taşımacılığı için belediyeden izin alınmaması durumunda, geçerli izin belgesinin olmaması hukuki değerlendirmesi nasıl yapılmıştır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yaparken belediyeden izin almadığı gerekçesiyle aracının trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararını inceledi. Mahkeme, davacının, aracına ait geçerli bir izin belgesini dava tarihinden sonra aldığını ve bu belgenin makul sürede edinilmediğini tespit etti. Bu nedenle, davacının işlem tarihi itibarıyla geçerli bir […]

→

İzin belgesinin işlem tarihindeki geçerliliği, trafik men cezasının hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının aracının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3-b maddesi uyarınca 30 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ilgili belediyeden alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında okul servis taşımacılığı yaptığı ve bu kapsamda herhangi bir güzergah izin belgesinin bulunmadığını tespit etmiştir. Davacı, izin […]

→

Danıştay, davacı şirketin izin belgesi olmadan ticari yolcu taşımacılığı yapmasının hukuka uygunluğunu nasıl değerlendirmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin ilgili belediyeden çalışma izni almadan yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle aracının 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan denetimlerde “korsan taşımacılık” yapıldığına dair somut bir tespit bulunmadığı gerekçesiyle işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, ilk mahkeme kararını hukuka uygun […]

→

Alt kira sözleşmesinin iptali ile kiracılık ilişkisinin sona ermesi, tahliye işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından tahliye edilmesine ilişkin işlemin iptalini talep eden davasında, İdare Mahkemesi’nin kararını onayladı. İdare Mahkemesi, 5393 sayılı Kanun’un 15. maddesi ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi çerçevesinde, belediyelerin taşınmazları üzerindeki tasarruflarının hukuka uygun olduğunu belirtti. Davacı şirketin, alt kiracı konumunda bulunduğu ve kira sözleşmesinin […]

→

Belgesiz akaryakıt alım satımı nedeniyle tarh edilen vergi ziyaı cezalarının iptali talebi, ispat yükümlülüğünün nasıl değerlendirileceğini etkiler mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, akaryakıt istasyonu işletmeciliği yapan davacının, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle açtığı davada, 2015 yılına ait vergi inceleme raporuna dayanarak, davacının belgesiz akaryakıt alım satımı yaptığına hükmetmiştir. Davacı, banka hesabından […]

→