Ticari amaçlı yolcu taşımacılığı için belediyeden izin alınmaması durumunda, geçerli izin belgesinin olmaması hukuki değerlendirmesi nasıl yapılmıştır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yaparken belediyeden izin almadığı gerekçesiyle aracının trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararını inceledi. Mahkeme, davacının, aracına ait geçerli bir izin belgesini dava tarihinden sonra aldığını ve bu belgenin makul sürede edinilmediğini tespit etti. Bu nedenle, davacının işlem tarihi itibarıyla geçerli bir […]

→

İzin belgesinin işlem tarihindeki geçerliliği, trafik men cezasının hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının aracının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3-b maddesi uyarınca 30 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ilgili belediyeden alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında okul servis taşımacılığı yaptığı ve bu kapsamda herhangi bir güzergah izin belgesinin bulunmadığını tespit etmiştir. Davacı, izin […]

→

Danıştay, davacı şirketin izin belgesi olmadan ticari yolcu taşımacılığı yapmasının hukuka uygunluğunu nasıl değerlendirmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin ilgili belediyeden çalışma izni almadan yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle aracının 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan denetimlerde “korsan taşımacılık” yapıldığına dair somut bir tespit bulunmadığı gerekçesiyle işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, ilk mahkeme kararını hukuka uygun […]

→

Alt kira sözleşmesinin iptali ile kiracılık ilişkisinin sona ermesi, tahliye işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından tahliye edilmesine ilişkin işlemin iptalini talep eden davasında, İdare Mahkemesi’nin kararını onayladı. İdare Mahkemesi, 5393 sayılı Kanun’un 15. maddesi ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi çerçevesinde, belediyelerin taşınmazları üzerindeki tasarruflarının hukuka uygun olduğunu belirtti. Davacı şirketin, alt kiracı konumunda bulunduğu ve kira sözleşmesinin […]

→

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu Kapsamında Kesilen Gelir Vergisinin İadesinde 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. Maddesi Değişikliğinin Faiz Uygulamasına Etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacının banka mevduatı üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi talebini incelemiştir. Davacı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu gereği vergi muafiyeti olduğunu belirterek, kesilen verginin hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının muafiyetini dikkate alarak, kesilen verginin yasal faiziyle birlikte iadesine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, bu kararı onaylamış, ancak iade edilecek […]

→

Özel tüketim vergisi hesaplamasında güncel vergi oranlarının dikkate alınmaması, hukuka uygunluk açısından nasıl bir etki yaratır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının sürücüsü olduğu araçta bandrolsüz sigara bulundurması nedeniyle re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve vergi ziyaı cezasının iptali talebiyle açılan davada, davacının “bulunduran” sıfatına haiz olduğu sonucuna ulaşmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının bu sıfatını kabul ederek, tarh edilen vergi ve ceza tutarının bir kısmının hukuka aykırı olduğuna, ancak diğer kısmının […]

→

Disiplin cezası verilmesine dayanak olan yönetmeliğin yasal dayanağının bulunmaması, yurttan çıkarma cezasının iptalini gerektirir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği’nin 23/2-f bendinin iptali ve davacının yurttan süresiz çıkarma cezasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. Davacı, yalnızca bir basın açıklamasına katıldığını ve bu eylemin disiplin cezasını gerektirmediğini savunmuştur. Davalı idare ise, disiplin cezalarının gerekliliğini ve davacının eyleminin hukuka aykırı olduğunu […]

→

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu Kapsamında Faiz Geliri Üzerinden Kesilen Stopaj Vergisinin İadesi: Muafiyet ve Yasal Faiz Uygulaması (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, davacının 01/11/2020-16/11/2020 tarihleri arasında elde ettiği faiz geliri üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi talebine ilişkindir. Davacı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca vergiden muaf olduğunu belirterek, kesilen verginin tecil faizi ile birlikte iadesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının muafiyetini kabul ederek kesintinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, […]

→

Danıştay, özel yurtların açılmasında valiliklerin yetki devri düzenlemesinin hukuka uygunluğunu nasıl değerlendirmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, 11/09/2020 tarihli Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “kurum açma izni” ve 6. maddesinin 2. fıkrasındaki “valilikçe de uygun görülmesi” ibarelerinin iptali istemiyle açılan davayı incelemiştir. Davacı, valiliklere yetki devri ile ilgili yasal bir düzenleme olmadığını, bu durumun özel yurtların açılmasını zorlaştırdığını iddia […]

→

Ruhsatsız yapının zarara katkısı, maddi tazminat talebinin kabulü ve manevi tazminatın reddi açısından nasıl değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının taşınmazının, belediyeye ait su şebekesi ve kanalizasyon hatlarındaki sızıntı nedeniyle kullanılamaz hale geldiği iddiasıyla açtığı tazminat davasında, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise reddine karar vermiştir. İdare Mahkemesi, zararın sızıntıdan kaynaklandığını, ancak yapının ruhsatsız olmasının zararla doğrudan bir nedensellik bağı oluşturmadığını belirterek, davacının maddi zararını 54.981,00 TL […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırma bedelinin emsal karşılaştırmasıyla belirlenmesi ve vekalet ücreti talebinin reddi Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilmektedir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Kahramanmaraş ili, Dulkadiroğlu ilçesindeki bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu taşınmazın davacı idare adına tescili talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davacı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk kararı kaldırarak dosyayı geri göndermiştir. İlk Derece Mahkemesi, yeniden yapılan yargılama sonucunda davayı tekrar kabul etmiş, ancak […]

→

Ek mali yükümlülük belirlemesinde uluslararası fiyatın belirsizliği hukuki güvenlik ilkesine aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, kömür ithalatında tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülüğe ilişkin davada, davacının itirazının reddine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, 19/09/2016 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülüğün iptali ve ödenen tutarın iadesi talebiyle açılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi, düzenleyici işlemin hukuka uygunluğunu denetlemiş ve ek mali yükümlülüğün hesaplanmasında […]

→

Parselasyon talebinin reddinde imar müdürlüğünün yetkisi ve geçerli imar planının etkisi nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Kocaeli Gölcük’te bir davacının parselasyon talebinin reddine ilişkin Gölcük Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün kararını incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, İmar Kanunu’nun 18. maddesi gereği daha önce parselasyon yapıldığını ve bu nedenle yeni bir parselasyon işlemi yapılabilmesi için önceki işlemin iptal edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, davacının ruhsat verilmemesi talebinin de geçerli […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırma bedelinin tespitinde kullanılan yöntemlerin hukuka uygunluğu, taşınmazın değer kaybı hesaplamalarını nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili konusundadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın davacı adına tesciline hükmetmiştir. Davalı vekili, istinaf başvurusunda bulunarak, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini ve çeşitli unsurların dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin […]

→
onecikan-yargitay

Kistik Fibrozis tedavisinde ilaçların Kurum tarafından karşılanması için gerekli tıbbi incelemelerin yapılmaması nedeniyle hukuki değerlendirme ve eksik inceleme durumu (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Kistik Fibrozis hastalığının tedavisinde kullanılacak ilaçların Kurum tarafından karşılanıp karşılanmayacağına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalı Kurum vekili bu kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, ardından temyiz süreci başlamıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63. maddesi, Kurumun sağlık hizmetlerini finanse etme […]

→