Defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğu, tebligatın usulüne uygunluğu ile değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, 2016 yılına ilişkin defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, defter ve belge isteme yazısının, davacının işyerinde çalışmayan bir kişiye tebliğ edildiğini belirterek, bu durumun tebligatın usulüne uygun olmadığını ve dolayısıyla cezalı tarhiyatın hukuka aykırı […]

→

Terör örgütü üyeliği kesinleşmeden kamu görevinden çıkarılma işlemi hukuka aykırı sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının 375 sayılı KHK’nın Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet aldığını, ancak kararın kesinleşmediğini öne sürerek, bu durumun görevden çıkarılmasına hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının terör örgütüne üyeliğini sabit gören ceza mahkemesi […]

→

Danıştay’ın defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğuna dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı adına 2015 yılına ilişkin defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 331. maddesi gereğince vergi kanunlarına aykırı hareket edenlerin cezalandırılacağı belirtilmiş, ancak usulsüzlük cezası tanımının yalnızca birinci ve ikinci derece usulsüzlükleri kapsadığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda, mükerrer 355. madde […]

→

Müteselsil sorumluluk kapsamında serbest muhasebeci mali müşavirlik şirketinin vergi borçları için düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygunluğu incelenmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, serbest muhasebeci mali müşavirlik şirketinin müteselsil sorumluluğu konusunu ele almıştır. Davacı şirket, … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, ödeme emrinin yetkisiz bir vergi dairesi tarafından düzenlendiği gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, bu kararın hukuka uygun […]

→

Danıştay, ödeme emirlerine karşı doğrudan dava açılmasının idari merci tecavüzü oluşturup oluşturmadığını hukuki açıdan nasıl değerlendirmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, Gıda Paz. Tur. Tic. Ltd. Şti.’nin ödenmeyen vergi borçları nedeniyle düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkin davanın hukuki değerlendirmesini yapmıştır. İlk Derece Mahkemesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na dayanarak, ödeme emirlerine karşı düzeltme ve şikayet yolunun öngörülmediğini belirterek davanın reddine karar vermiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkının ihlali tazminat yükümlülüğünü doğurur mu? (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedelinin davalı idareden tahsiline karar vermiştir. Davalı idare, taşınmaza fiilen el atılmadığını, davanın idari yargı mercilerinin görev alanına girdiğini savunmuştur. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, uzun yıllar uygulama imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle idarenin […]

→

Vergi Tarhiyatında İspat Yükü: Tasfiye Halindeki Şirketin Komisyon Gelirinin Kayıt Dışı Bırakılması Üzerine Yapılan Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, tasfiyesi tamamlanmış bir şirketin banka hesaplarından elde edilen komisyon gelirinin vergi incelemesi sonucunda kayıt ve beyan dışı bırakılması üzerine yapılan bir vergi tarhiyatına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, şirketin beyan ettiği on binde 1,5 oranındaki komisyon gelirinin, idarenin sunduğu binde 2 oranıyla karşılaştırıldığında hukuka aykırı olduğu sonucuna vararak, tarhiyatın bu oranı aşan […]

→

Danıştay’ın kayıtdışı hasılat tespitinde eksiklik nedeniyle hukuka uygun tarhiyat yapılmadığına ilişkin değerlendirmesi ve yeniden inceleme gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin kayıtdışı bıraktığı hasılat ve ilişkili kişi/şirketlerle yapılan işlemlerde emsallere uygunluk ilkesine aykırılık iddialarını incelemiştir. Vergi inceleme raporuna dayanarak, davacıya re’sen tarh edilen kurumlar vergisi ve geçici vergi ile vergi ziyaı cezasının kaldırılması talebi, ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, inceleme raporunun eksik olduğunu belirterek, sadece […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırma bedelinin tespitinde yıpranma payının hatalı hesaplanması temyiz başvurusunu etkiler mi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin bir uyuşmazlık üzerine şekillenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelini belirleyerek davanın kabulüne karar vermiş, ancak tarafların istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak bu kararı esastan reddetmiştir. Davalı vekilinin temyiz başvurusunda, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiği ve yıpranma payının hatalı hesaplandığı iddiaları öne sürülmüştür. Yargıtay, 6100 […]

→
onecikan-yargitay

Yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği için tebliğ tarihinden itibaren makul süre içinde işlem yapılmaması durumunda yeniden başvuru gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğu tarihin tespiti üzerinedir. Davacı, 18.07.2018 tarihinde yurt dışı borçlanma talebinde bulunmuş, ancak davalı Kurum, borç tahakkukunu tebliğ etmesine rağmen, davacı bu işlemi makul süre içinde takip etmemiştir. 3201 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereği, borçlanma bedelinin, tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenmemesi durumunda, yeniden başvuru yapılması gerektiği belirtilmiştir. […]

→

Parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğu ve iptaline neden olan 2981 sayılı Yasa’nın Ek-1 maddesinin uygulanma koşulları nelerdir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Adana İli, Yüreğir İlçesi’nde yapılan parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi ve 2981 sayılı Kanun’un Ek-1 maddesi gereğince gerçekleştirilen parselasyonun iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda, parselasyonun büyük alanlı imar parsellerinin hisseli mülkiyetlere yol açtığını, ancak daha küçük alanlı parsellerin de […]

→

Müteselsil sorumluluğun yalnızca meslek mensupları için geçerli olduğu, şirketlerin vergi borçları bakımından sorumlu tutulamayacağına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, bir serbest muhasebeci mali müşavirlik şirketinin, müteselsil sorumlu olarak vergi borçlarının tahsiline yönelik düzenlenen ödeme emirlerinin iptali talebini değerlendirmiştir. Mahkeme, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi uyarınca, vergi beyannamelerini imzalayan mali müşavirlerin, düzenledikleri belgelerdeki bilgilerin doğru olmaması durumunda mükellefle birlikte sorumlu tutulabileceğini belirtmiştir. Ancak, davacı şirketin mükellefiyet kaydının terkin […]

→
onecikan-yargitay

Tebligatın Geçersizliği Sebebiyle İhalenin Feshi İçin Yeterli Sebep Oluşması Hakkında Yargıtay Kararı (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, şikayetçi 3. kişinin taşınmazlarda intifa hakkı sahibi olduğunu belirterek, satış ilanının tebligatının usulsüz yapıldığını iddia etmesi üzerine ortaya çıkmıştır. İlk Derece Mahkemesi, şikayeti reddederek şikayetçi aleyhine para cezası vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı esastan onaylamıştır. Yargıtay, tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddelerine ve Tebligat Yönetmeliği’nin 21. maddesine […]

→
onecikan-yargitay

Tapu iptali ve tescil davasında, miras yoluyla intikal eden taşınmazların zilyetliğinin kazanılması ve Hazine adına tescil edilmesinin hukuki değerlendirmesi yapılmıştır (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptal ve tescil davasında, davacı tarafından miras yoluyla intikal eden taşınmazların Hazine adına tespit ve tescil edilmesine karşı açılan bir davayı konu almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazların 20 yıldan fazla süredir davacı ve mirasçılar tarafından kesintisiz kullanıldığını, bu nedenle zilyetliğin davacı lehine kazanıldığını belirterek davayı kabul etmiştir. Hazine temsilcisinin istinaf […]

→
onecikan-yargitay

Beraat kararı bozulan sanıkların akaryakıtın menşei ve suçun vasfı açısından hukuki değerlendirmesi ile 5607 sayılı Kanun’un uygulanabilirliği (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan beraatlerine ilişkin kararı bozmuştur. Kararda, sanıkların sevk ve idaresindeki tankerde ele geçirilen akaryakıtın Tübitak-MAM raporuna göre FUEL-OİL cinsi olduğu belirtilmiştir. Suçun vasfının tespiti için akaryakıtın menşei önem arz etmekte olup, yabancı menşeili olması durumunda sanıkların cezalandırılması gerektiği, aksi halde Türk Standartları kapsamında […]

→