ÖZET: Artırımlı Teminat Uygulaması çerçevesinde nakden KDV iadesi alan mükelleflerin, Yeminli Mali Müşavir (YMM) raporlarını süresi içinde ibraz etmemelerine rağmen incelemeye sevk edilmemesi dikkat çekmiştir. İlgili düzenlemelere göre, mükelleflerin iade talep dilekçesi ile gerekli belgeleri tamamladıktan sonra, belirli bir teminat karşılığında iadelerini alabilecekleri belirtilmiştir. Ancak, YMM raporunun iade tarihinden itibaren altı ay içinde sunulmaması durumunda, mükelleflerin incelemeye sevk edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Yapılan denetimlerde, bazı mükelleflerin YMM raporlarını süresinde ibraz etmedikleri ve bu raporların geç teslim edilmesine rağmen işleme alındığı tespit edilmiştir. Kamu idaresi, bu durumun münferit vakalarla sınırlı olduğunu ve gerekli incelemelerin yapıldığını belirtmiştir. Ayrıca, uygulamada birliğin sağlanması adına taşra birimlerine talimatlar verilmiştir.

Sonuç olarak, Artırımlı Teminat Uygulaması kapsamında nakden KDV iadesi alan mükelleflerin, YMM raporlarını zamanında sunmalarının sağlanması için, süresinde ibraz etmeyenlerin raporlarının işleme alınmadan incelemeye sevk edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

BULGU: Artırımlı Teminat Uygulaması Kapsamında Nakden İade Alan Mükelleflere İlişkin Bazı YMM Raporlarının Süresi İçinde İbraz Edilmemesine Rağmen Söz Konusu Mükelleflerin İncelemeye Sevk Edilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Artırımlı teminat uygulaması kapsamında nakden iade alan mükelleflere ilişkin bazı YMM raporlarının süresi içinde ibraz edilmemesine rağmen söz konusu mükelleflerin incelemeye sevk edilmediği tespit edilmiştir.

KDVGUT’nin IV/A-5.6 numaralı bölümünde; iade taleplerinin yerine getirilmesi bakımından Tebliğin (IV/A2) bölümündeki usul ve esaslara tabi olan mükellefler hariç olmak üzere, mükelleflerin Tebliğ’de belirlenen sınırı aşan ve işlem türü itibarıyla YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile talep edilen nakden iadelerinde, iade talep dilekçesi ile Tebliğ’in ilgili bölümlerinde iade taleplerine ilişkin aranan belgelerin (YMM KDV İadesi Tasdik Raporu hariç) tamamlanması sonrasında, nakden iadesi talep edilen tutarın %120’si oranında (İTUS sertifikası sahibi mükellefler için %60’ı oranında) banka teminat mektubu veya sigorta şirketi kefalet senedi verilmesi halinde, iade işleminin beş iş günü içinde gerçekleştirileceği hüküm altına alınmıştır. Yine aynı maddede, iadeye ilişkin YMM raporunun iadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde ibraz edilmemesi ve ek süre talebinde bulunulmaması halinde, iade talebinin sürenin sonunda ivedilikle incelemeye sevk edileceği ve teminatın vergi inceleme raporuna göre çözüleceği belirtilmiştir.

Buna göre; Artırımlı Teminat Uygulamasından yararlanarak nakden KDV iadesi alan mükelleflerin, iadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde YMM raporunu ibraz etmeleri gerektiği, aksi takdirde sürenin sonunda ivedilikle incelemeye sevk edilerek teminatlarının vergi inceleme raporuna göre çözüleceği hüküm altına alınmıştır.

Ancak, yapılan incelemede, bazı mükelleflerin Artırımlı Teminat Uygulaması kapsamında nakden KDV iadesi almalarına rağmen iadenin yapıldığı tarihten itibaren 6 ay içinde YMM raporunu vergi idarelerine ibraz etmedikleri, söz konusu mükelleflerin süresinden sonra ibraz ettikleri raporların vergi idarelerince işleme alındığı ve bu mükelleflerin incelemeye sevk edilmediği tespit edilmiştir.

Kamu idaresi cevabında, bulgu konusu olayın münferit olarak yaşandığı tespit edilen birimler özelinde gerekli inceleme ve araştırma çalışmaların yapılmakta olduğu ve eleştiri konusu yapılan hususa ilişkin olarak, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla taşra birimlerine gerekli talimatların verildiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Artırımlı Teminat Uygulamasından yararlanarak nakden KDV iadesi alan mükelleflerin iadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde YMM raporlarını ibraz etmelerini garanti altına almak üzere, YMM raporlarını süresinden sonra ibraz eden mükelleflerin sundukları raporların işleme alınmadan ivedilikle incelemeye sevk edilmesi ve teminatlarının vergi inceleme raporuna göre çözülmesi gerektiği değerlendirilmektedir.