ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan ilçe belediyelerinin atıksu arıtma tesislerindeki maliyetlerin yeterince hesaplanmadığını ortaya koymaktadır. Bu durum, belediyenin gelir tarifesinde yer alan atıksu ücretinin tam maliyet esasına göre belirlenmediğini ve arıtma maliyetlerinin kirleticiler yerine belediye bütçesinden karşılandığını göstermektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, belediyelerin gelir ve alacaklarını takip etme sorumluluğunu vurgularken, 2872 sayılı Çevre Kanunu da kirletenin, çevre kirliliği ve bozulma için gerekli harcamaları karşılaması gerektiğini belirtmektedir.

Atıksu altyapı sistemlerinin kurulumu ve işletilmesi, belediyelerin sorumluluğundadır. Ancak, bu sistemlerden yararlananların, arıtma maliyetlerine katılmaları gerekmektedir. 2024 yılı için belirlenen atıksu bedeli, meskenler ve işyerleri için ton başına 1 TL olarak tahakkuk ettirilmiştir. Ancak, arıtma maliyetlerinin hesaplanmaması nedeniyle bu rakamın geçerliliği sorgulanmaktadır. Kirleten öder ilkesinin uygulanmaması, belediyenin gelir kaybına yol açmakta ve bu durum, atıksu tarifelerinin tam maliyet esasına göre belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Kamu idaresi, bu bulgulara katıldığını ifade etmiş ve atıksu tarifelerinin doğru bir şekilde belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

BULGU: Atıksu Arıtma Maliyetlerinin Büyük Bir kısmının Kirleticiler Yerine Belediye Tarafından Karşılanması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Belediye tarafından işletilen atıksu arıtma tesisindeki maliyetlerin hesaplanmadığı ve dolayısıyla Belediye 2024 yılı gelir tarifesinde yer alan atıksu ücret bedelinin tam maliyet esasına göre belirlenmediği ve bu kapsamda ortaya çıkan arıtma maliyetlerinin kirleticiler yerine Belediye bütçesinden karşılandığı görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinin (f) fıkrasına göre, Belediye Başkanının önemli görevlerinden biri, Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Benzer şekilde, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin Toplanması Sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde de, kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanların, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumlu oldukları ifade edilmiştir.

Belediyelerin çeşitli gelir kalemleri bulunmakta olup, bunlardan biri atıksu arıtma faaliyetleri ile ilgilidir. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde;

“Kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamalar kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanır. Kirletenin kirlenmeyi veya bozulmayı durdurmak, gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kirletenden tahsil edilir.” denilmektedir.

Aynı Kanun’un 2’nci maddesinde atıksu ve kirletenin tanımı şu şekilde yapılmıştır:

“Kirleten: Faaliyetleri sırasında veya sonrasında doğrudan veya dolaylı olarak çevre kirliliğine, ekolojik dengenin ve çevrenin bozulmasına neden olan gerçek ve tüzel kişileri,

Atıksu: Evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer kullanımlar sonucunda kirlenmiş veya özellikleri kısmen veya tamamen değişmiş sular”

Yine aynı Kanun’un 11’inci maddesine göre, atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve arıtılmış atıksuların bertarafının sağlandığı atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler sorumludur.

Atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz.

Çevre Kanunu’nun 11’inci maddesine göre hazırlanarak yürürlüğe giren Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik’te yer alan üç ilkeden ikisi şu şekildedir:

“a) Toplam sistem maliyetlerinin tarifelere yansıtılması,

Tarifelerin kirleten öder ilkesine göre belirlenmesi.”

Yönetmelik’in 13’üncü maddesine göre toplam sistem maliyeti, yatırımın finansal maliyeti, sistemin işletilmesi ve bakımı, sabit varlıkların amortisman maliyetleri, yönetim ve izleme giderleri, vergiler, kamulaştırma ve sistemin finansal sürdürülebilirliğini sağlayacak özkaynak getirisinden oluşan tam maliyeti içermektedir.

Yönetmelik’in 17’inci maddesine göre, atıksu hizmetleri için ücretlendirme yapılırken tam maliyet ve kirleten öder esasları kullanılmalıdır. Bu esasların uygulanmasına yönelik detayları içeren ve tam maliyet esaslı tarifelerinin belirlenmesinde faydalanılabilecek usul ve esaslar Bakanlık tarafından Atıksu Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz adıyla Bakanlığın internet sayfasında yayımlanmaktadır.

Atıksu hizmetlerine ait ücretler belirlenirken; su sayaçlarından kaydedilen su miktarı, içme ve kullanma suyu kaynağı olarak yeraltı veya yüzey suyu kullanan ve şebekeye bağlı olmayan aboneler için atıksu sayacı olan yerlerde ölçüm değeri, olmayan yerlerde idarece belirlenecek atıksu miktarı esas alınmaktadır.

Konu ile ilgili yerinde yapılan denetimde, atıksu bedeline ait tarife ve bu tarifenin nasıl belirlendiği incelenmiştir. Buna göre, 2024 yılı Belediye gelir tarifesinde meskenler ve işyerleri için ton başına 1 TL atıksu bedeli alınacağı ifade edilmiştir. Bu kapsamda, 2024 yılında toplam 253.960,34 TL atıksu bedeli tahakkuku yapılmıştır. Ancak atıksu arıtma tesisine ait arıtma maliyetlerinin hesaplanması yönünde Belediyenin bir çalışması bulunmamaktadır. Bu alandaki maliyetlerin yüksekliği dikkate alındığında, tahakkuk edilen rakamın yok hükmünde olduğu ifade edilebilir. Bu durum, kirleten öder ilkesinin hayata geçirilememesine, ortaya çıkan maliyetlerin Belediye tarafından karşılanmasına sebep olmakta ve bu durum İdare açısından bir gelir kaybı meydana getirmektedir.

Kamu idaresi tarafından verilen cevapta bulguya iştirak edilmiş olup, kirleten öder ilkesi çerçevesinde tam maliyet esasına göre atıksu tarifesi belirlenmesi, bu alandaki gelirlerin tam olarak tahsil edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.