|
ÖZET: Atıksu arıtma tesisi kurulumu ve atıksuların arıtılmadan çevreye deşarj edilmesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ele alınmıştır. İncelemeler sonucunda, ilgili belediyenin atıksu arıtma tesisi kurma yükümlülüğünü yerine getirmediği ve atıksuların doğrudan çevreye bırakıldığı tespit edilmiştir. 2872 sayılı Çevre Kanunu, kirletenin çevre kirliliğini önlemek için gerekli önlemleri almasını zorunlu kılmakta ve bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda kamu kurumlarının harcamalarının kirletenden tahsil edileceğini belirtmektedir.
Aynı kanun, belediyelerin atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı ve işletilmesinden sorumlu olduğunu vurgulamakta ve bu sorumluluk 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda da yer almaktadır. Atıksu altyapı sistemlerini kullananların, arıtma sistemlerinin maliyetlerine katılma yükümlülüğü bulunmaktadır. Ayrıca, atıksu hizmetleri için belirlenen tarifelerin, kirleten öder ilkesi doğrultusunda oluşturulması gerektiği ifade edilmektedir. Çeltikçi ilçesinde yapılan incelemede, atıksuların arıtılması için herhangi bir tesisin kurulmadığı ve bu suların çevreye deşarj edildiği görülmüştür. Kamu idaresi, bu durumu kabul etmiş ve finansman sorununu çözmek için çalışmalar yürütüldüğünü belirtmiştir. Bu süreçlerin acilen hayata geçirilmesi gerektiği önemle vurgulanmaktadır. |
BULGU: Atıksu Arıtma Tesisi Kurulmaması ve Atıksuların Arıtılmadan Çevreye Deşarj Edilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediyenin atıksu arıtma tesisi kurma görev ve sorumluluğunu yerine getirmediği, atıksuların arıtılmadan çevreye deşarj edildiği görülmüştür.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “İlkeler” kenar başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; “Kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve
çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamalar kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanır. Kirletenin kirlenmeyi veya bozulmayı durdurmak, gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kirletenden tahsil edilir.” denilmektedir.
Aynı Kanun’un 2’nci maddesinde kirleten ve atıksunun tanımı;
“Kirleten: Faaliyetleri sırasında veya sonrasında doğrudan veya dolaylı olarak çevre kirliliğine, ekolojik dengenin ve çevrenin bozulmasına neden olan gerçek ve tüzel kişileri,
Atıksu: Evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer kullanımlar sonucunda kirlenmiş veya özellikleri kısmen veya tamamen değişmiş sular,”
şeklinde yapılmıştır.
Yine aynı Kanun’un 11’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve arıtılmış atıksuların bertarafının sağlandığı atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler sorumlu tutulmuştur.
Bu sorumluluk, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda da yer almış ve “atıksuların uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek” belediyelerin yetki ve imtiyazları arasında sayılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 11’inci maddesinin altıncı fıkrasında, atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacakların, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorunda oldukları, bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınacağı; bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretlerin, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamayacağı kurallarına yer verilmiştir.
Çevre Kanunu’nun 11’inci maddesine göre hazırlanarak yürürlüğe giren Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik (RG: 27.10.2010/27742)’in 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, sürdürülebilir atıksu ve evsel katı atık hizmetlerinin yönetilmesi amacıyla tarifelerin belirlenmesinde;
“a) Toplam sistem maliyetlerinin tarifelere yansıtılması,
b) Tarifelerin kirleten öder ilkesine göre belirlenmesi,
c) Atıksu hizmetlerinden tahsil edilen ücretlerin, atıksu; evsel katı atık hizmetlerinden tahsil edilen ücretlerin de evsel katı atık ile ilgili hizmetler dışında kullanılmaması,”
ilkeleri benimsenmiştir.
Yönetmelik’in 13’üncü maddesine göre toplam sistem maliyeti, yatırımın finansal maliyeti, sistemin işletilmesi ve bakımı, sabit varlıkların amortisman maliyetleri, yönetim ve izleme giderleri, vergiler, kamulaştırma ve sistemin finansal sürdürülebilirliğini sağlayacak özkaynak getirisinden oluşan tam maliyeti içermektedir.
Yönetmelik’in 17’nci maddesinin birinci fıkrasında, atıksu hizmetleri için ücretlendirme yapılırken tam maliyet ve kirleten öder esaslarının kullanılacağı, bu esasların uygulanmasına yönelik detayları içeren ve tam maliyet esaslı tarifelerinin belirlenmesinde faydalanılabilecek usul ve esasların Bakanlık tarafından Atıksu Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz adıyla Bakanlığın internet sayfasında yayımlanacağı; ikinci fıkrasında, atıksu hizmetlerine ait ücretler belirlenirken; su sayaçlarından kaydedilen su miktarı, içme ve kullanma suyu kaynağı olarak yeraltı veya yüzey suyu kullanan ve şebekeye bağlı olmayan aboneler için atıksu sayacı olan yerlerde ölçüm değerinin, olmayan yerlerde idarece belirlenecek atıksu miktarının esas alınacağı; üçüncü fıkrasında, sanayiler için ücretlendirmenin, atıksu debisi ve kirlilik yüküne, sanayi dışı aboneler için tüketilen su miktarına ya da idarece belirlenecek atıksu miktarlarına göre yapılacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki hükümlere göre özetle, atıksuların çevreye zarar vermemesi için belediye tarafından atıksu arıtma tesisi kurulması, arıtılan suların yasal limitlere uygunluğunun tespit edilmesinden sonra alıcı ortamlara deşarj edilmesi, bu kapsamda ortaya çıkan sistem maliyetlerinin hesaplanarak kirletenlerden tahsil edilmesi gerekmektedir.
Konu ile ilgili olarak yerinde yapılan incelemede, Çeltikçi ilçesinde ortaya çıkan atıksuların arıtılması için Belediye tarafından bir tesis kurulmadığı ve atıksuların doğrudan çevreye deşarj edildiği görülmüştür.
Kamu idaresi tarafından verilen cevapta bulguya iştirak edilmiş olup, bu alanda ihtiyaç duyulan finansman sorununun giderilmesi için çalışma yapıldığı ifade edilmiştir. Bu yöndeki süreçlerin ivedi bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği düşünülmektedir.