|
ÖZET: Atıksu arıtma tesislerinde elektrik enerjisi teşvikinden yararlanılamadığına dair 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporu, belediyenin atıksu arıtma tesisinin 2014 yılından bu yana bu teşvikten faydalanamadığını ortaya koymaktadır. Tesisin kapasitesinin üzerinde gelen atıksular, gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle sorun teşkil etmekte ve bu durum çevre kirliliğine yol açmaktadır. 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili yönetmelikler, belirli şartları sağlayan tesislerin teşvikten yararlanabileceğini belirtirken, mevcut tesisin kapasitesinin aşılması nedeniyle yeni deşarj izni verilmemiştir.
Belediyenin atıksu arıtma tesisinin 2006 yılında işletmeye alındığı ve 2011-2014 yılları arasında teşvikten yararlandığı, ancak sonrasında gelen atıksu miktarının artmasıyla teşvikten mahrum kalındığı anlaşılmaktadır. 2020-2024 yılları arasında kullanılan elektrik bedeli yaklaşık 10.500.000 TL olup, bu tutarın yarısı teşvik kapsamında geri alınabilecekken, bu fırsat kaçırılmıştır. Ayrıca, ilave tesis yapılması için başlatılan çalışmaların gecikmesi, çevreye ve belediye bütçesine olumsuz etkiler yaratmaktadır. 2024 yılında belediyenin su kullanım verileri, atıksu arıtma tesisinin kapasitesinin sürekli aşıldığını göstermektedir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ölçümlere göre, tesisin 2011 yılında günlük 34.787 m3 atıksu aldığı belirlenmiş, bu veriler ışığında 2024 yılı için gelen atıksu miktarının en az 12.697.255 m3 olması gerektiği öngörülmektedir. Bu durum, bazı hanelerin yağmur sularını kanalizasyona bağlaması ve diğer su kaynaklarının izinsiz kullanımı gibi sorunlarla daha da karmaşık hale gelmektedir. Belediyenin, bu sorunları çözmek için gerekli idari ve hukuki önlemleri alması büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Atıksu Arıtma Tesislerinde Kullanılan Elektrik Enerjisine İlişkin Teşvikten Yararlanılamaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Belediyenin atıksu arıtma tesisinin bulunduğu, ancak bu tesiste kullanılan elektrik enerjisi bedelinin geri ödenmesine ilişkin teşvikten 2014 yılı şubat ayından bu yana yararlanılmadığı, tesise kapasitesinin üzerinde su gelmesine neden olan ve kolay çözümü bulunan etkenlerle ilgili tedbirlerin alınmadığı görülmüştür.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 29’uncu maddesi ve Atıksu Arıtma Tesislerinin Teşvik Tedbirlerinden Faydalanmasında Uyulacak Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik gereğince belli şartları sağlayan tesislerin teşvikten yararlanacağı belirtilmiştir.
Belediyeye ait atıksu arıtma tesisi, maksimum 30.000 m3/gün kapasiteli olarak inşa edilmiş ve ileri biyolojik arıtma tesisi olarak 2006 yılı aralık ayında işletmeye alınmıştır. Bu tesise 2009 yılında 5 yıllık deşarj izin belgesi alınmış ve 2011-2014 yılları arasında teşvikten yararlanılmıştır. Fakat bu tarihten sonra tesise gelen atıksuların ortalaması 32.000 m3/gün seviyeye ulaşarak maksimum kapasite aşılmış, atıksuların temiz (arıtılmış) olarak alıcı ortama verilememesinden dolayı da bakanlıkça yeni deşarj izni verilmemiş böylece 2014 yılından itibaren teşvikten yararlanılamamıştır.
Burada iki husus dikkati çekmelidir:
1- Atıksuların arıtılmadan alıcı ortama verilmesi durumudur ki en önemli sorundur. Bu şekilde akarsu ve ırmaklar başta olmak üzere çevreye ve insan sağlığına zararlı bir kirlilik kamu kurumu eliyle oluşturulmuş olmaktadır. Bu durum işin çevre ve sağlık boyutudur.
2- İdareye ait atıksu arıtma tesisinde sadece 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında kullanılmış olan elektrik tutarı vergiler hariç yaklaşık 10.500.000 TL’dir. Ödenmiş olan bu tutarın %50’si olan 5.250.000 TL teşvik kapsamında geri alınacağından bu tutar kadar gelirden mahrum kalınmıştır ki bu da ekonomik boyutudur.
Her ne kadar Belediyece atıksu arıtma tesisi kapasitesine 40.000 m3/gün ilave tesis yapılması için çalışmalara başlanmış ve bu kapsamda 2021-2023 yılları devlet yatırım programına alınmış ise de 24.12.2021 tarihinde ihale edilen bu yatırımın yaklaşık maliyetin üzerinde verilen teklifler nedeniyle iptal edildiği görülmüştür. Anılan yatırımın yapılmasının geciktiği her günün çevreye ve belediye bütçesine önemli derecede zararı olduğu aşikardır.
Belediyenin kullanıcılara verdiği su miktarının 2024 yılında 10.576.926 m3 olduğu tahakkuk verilerinden anlaşılmaktadır. Atıksu arıtma tesisinde maksimum kapasite yıl boyunca aşıldığı için debi ölçer yoluyla tesise ne kadar atık su alındığı ölçülmemiştir. Ancak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü İçmesuyu ve Atıksu Daire Başkanlığının Uşak Atıksu Arıtma Tesisi Ön Raporu’nda; atıksu arıtma tesisine gelen atıksular ölçülmüş ve 07.03.2011 tarihinde günlük 34.787 m3 atıksuyun tesise girdiği resmi olarak tespit edilmiştir. Bu bilgiden hareketle, maksimum tesis kapasitesi bilinmese de 2024 yılında tesise giren atıksu miktarının minimum 12.697.255 m3 (365×34.787) olması gerekmektedir. Kaldı ki 2011 yılındaki ölçümde elde edilen verideki Uşak nüfusu ile 2024 yılına kadarki nüfus artışı da dikkate alındığında bu miktarın çok daha büyük olabileceği değerlendirilmektedir. Burada önemle belirtmek gerekir ki bu miktar 2011 yılında tesise giren maksimum atıksu üzerinden hesaplanmıştır. Tesise maksimum giren atıksuyun ölçülebilmesi halinde bu miktarın çok daha yüksek olması beklenmektedir. Sisteme verilen su ile sistemden çıkan atıksu miktarının birbirine denk olması beklenmese de, farkın tek başına nüfus artışından ve terfilerde toplanan atıksuların iletilmesinden kaynaklanmadığı, bazı vatandaşların çatılardan inen yağmur suyunu kanalizasyon hattına bağlamış olmasından ve kuyu suyu kullanan konut, işyeri (otel, oto yıkama, halı yıkama vb.) gibi yerlerin kullanılmış sularını belediyenin bilgisi dışında kanalizasyon sistemine bağlamış olmasından kaynaklandığı değerlendirilmiştir.
Önceki yıl Sayıştay Raporunda da bulgu konusu yapılmış olan ve İdare tarafından herhangi bir düzeltici işlem yapılmayan bu hususa ilişkin Kamu İdaresi cevabında, ilave tesis yapılıncaya kadar bulguda belirtilen hususlar dikkate alınarak her türlü idari ve hukuki tedbirlerin alınacağı ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, Uşak Belediyesince kanunların verdiği yetkiye istinaden ilave tesis yapılıncaya kadar kanalizasyon şebekesine yağmursuyu gibi kaçak bağlantıların ve su kullanımı çok olan yukarıda örneği verilen konut, işyeri (otel, oto yıkama, halı yıkama vb.) olup olmadığı tespit edilerek hem çevreye zarar vermemek hem de mali açıdan gelir kaybına uğramamak için her türlü idari ve hukuki tedbirleri hızlıca almalıdır.