BULGU: Avro Olarak Verilen Desteklere İlişkin Avro TL Kurunun Başvuru Çağrı Rehberlerinde Belirlenmesi

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Diğer Kamu İdareleri

Avro olarak verilen desteklere uygulanacak döviz kurunun, sürecin en başında Başvuru Çağrısı ile belirlenmesinin, kurda meydana gelen değişiklikler nedeniyle faydalanıcılar bakımından ciddi mahzurlar teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından birlikte finanse edilen destek programı IPARD kapsamında verilen mali destekler, uygun harcamalar esas alınarak hesaplanan parasal tutar üzerinden ödenmekte olup, destek tutarları avro olarak ifade ve ilan edilmekte, bu tutarlar yatırım konusuna göre değişmektedir. Örneklemek gerekirse, “101- Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar” Tedbiri kapsamında verilen destekler, seçilen faaliyet alanına göre farklılık gösterse de, alt ve üst uygun harcama limiti, en az 5.000 en fazla 500.000 avrodur. Yine aynı şekilde, “103-Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar” Tedbiri kapsamında da yine seçilen faaliyet alanına göre farklılık göstermekle birlikte en az 30.000 ve en fazla 3.000.000 avrodur.
Çağrı ilanı ile duyurulan her “Çağrı Dönemi” için hazırlanan “Başvuru Çağrı Rehberi”nde o çağrı ilanı çerçevesinde, yukarıda örnek olarak verilen alt ve üst limitlerin hesaplanmasında kullanılacak avro kuru da belirtilmektedir.
Örneğin, 2020 yılında “9’uncu Başvuru Çağrı İlanı”na 11 Mayıs 2020 tarihinde çıkılmış ve başvuruların son teslim tarihi ise, 302 Tedbirinden yapılacak yatırımlar için 26.06.2020 ve 101 Tedbirinden yapılacak yatırımlarda da 03.07.2020 olarak belirtilmiştir. Bu çağrı dönemine ait Başvuru Çağrı Rehberi’nin “Destek “Bilgisi” başlıklı 3’üncü bölümünde 9’uncu çağrı ilanı çerçevesinde, belirtilen alt ve üst limitlerin hesaplanmasında avro kurunun 7,2475 TL olarak kullanılacağı belirtilmiştir.
Benzer bir şekilde, 7 Ocak 2021 tarihinde “10’uncu Başvuru Çağrı İlanı”na çıkılmış ve başvuruların son teslim tarihi ise, 101 Tedbirinden yapılacak yatırımlar için 19.03.2021 ve 103 Tedbirinden yapılacak yatırımlarda da 26.03.2021 olarak belirtilmiştir. Bu çağrı dönemine ait Başvuru Çağrı Rehberi’nin “Destek “Bilgisi” başlıklı 3’üncü bölümünde 10’uncu çağrı ilanı çerçevesinde, belirtilen alt ve üst limitlerin hesaplanmasında avro kurunun 9,3286 TL olarak kullanılacağı belirtilmiştir.
Her iki çağrı ilanında da, başvurularda yatırım sürelerinin en fazla 12 ay olarak planlanması gerektiğine yer verilmiş olmakla birlikte, Başvuru Çağrı Rehberlerinde, makul bir gerekçeye dayanması halinde, yatırımın toplam uygulama süresinin son Ödeme Talep Paketi’nin teslimi de dâhil olmak üzere 24 ayı geçemeyeceği belirtilerek, bir yatırımın 24 aya varan sürelerde tamamlanması kabul edilebilir bulunmuştur.
Kurun sürekli değişiklik gösterdiği ve “dalgalı kur rejimi”nin uygulandığı bir ekonomik yapıda, 24 aya varan sürelerde devam edecek yatırımlar için, faydalanıcıya avro olarak verilen desteklere uygulanacak döviz kurunun daha işin başında belirlenmesi, hiç şüphe yok ki faydalanıcılar açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.
Rastgele seçilmiş tarihler üzerinden, örneğin 16.12.2021 tarihindeki 17.1957 Türk lirası olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası avro alış kuru ya da 9’uncu çağrı döneminde başvuru son teslim tarihinden bir yıl sonrası olan 05.07.2021 tarihindeki 10.2870 Türk lirası olan avro alış kuru ve kurdaki bu artışın yatırım maliyetlerine etkisi dikkate alındığında, destek ödemesine esas olarak belirlenen kurun faydalanıcı yönüyle nasıl bir sorun teşkil ettiği kolaylıkla fark edilebilecektir.
Faydalanıcıların, kurdaki hızlı ve kalıcı değişikliklerden en az düzeyde etkilenmesi ve kura dayalı kaygılarının bertaraf edilebilmesi için, belirtilen alt ve üst limitlerin hesaplanmasında kullanılan avro kurunun, devletçe döviz cinsinden verilen diğer desteklerde olduğu gibi, ödeme belgesi tarihindeki “Gösterge Niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kurları” listesinde yer alan döviz alış kurlarının esas alınarak ödenmesi, yukarıda yer verilen olumsuzlukları büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır.
İlgili Kamu İdaresince, faydalanıcılara yapılan ödemelerin Türk lirası olarak yapıldığı ve bunun da Sektörel Anlaşma’nın 41’inci maddesinin birinci fıkrasındaki “Türkiye Cumhuriyeti alıcılara yapılan ödemelerin;
(a) ulusal para birimi cinsinden yapılmasını ve uygun bir şekilde IPARD II avro hesabına borç kaydedilmesini sağlar” hükmünün gereği olduğu ifade edilmişse de bu hususun, kurun birkaç yıl geçerli olacak bir şekilde Başvuru Çağrı Rehberi’nde belirlenmesi gerektiği ve bunun da söz konusu Anlaşma’nın hükmü ve Avrupa Komisyonu’nun kararıymış gibi anlaşılması ve tarafımıza iletilmesi gerçekçi değildir.
Hatta anılan Sektörel Anlaşma’nın “Döviz Kuru ve Faiz” başlıklı 42’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Türkiye Cumhuriyeti, avro ve ulusal para birimi arasında kayıt altına alınan dönüşüm oranının Komisyon’un Türkiye Cumhuriyeti için, harcamanın program otoritesinin hesaplarına kaydedildiği ay itibarıyla belirlediği aylık avro muhasebe oranı olmasını temin eder.” denildikten sonra anılan fıkranın birinci bendinde, “…yapılan ödemelerde, hesaplarda gösterilen tarih, alıcıya ödeme emrinin düzenlendiği tarihtir.” denilmek suretiyle kurun belirlenmesinde harcamanın program otoritesinin hesaplarına kaydedildiği ve alıcıya ödemenin yapıldığı tarihe atıf yer almaktadır.
Diğer yandan ilgili İdarece, “Bulguda bahsi geçen kur bilgisi, sektör alt ve üst limitlerinin TL bazında belirlenmesi haricinde herhangi bir aşamada kullanılmamaktadır.” denilse de bu ifadenin ne anlama geldiğini anlamak güçtür. Zira alt ve üst limitler dâhilindeki hesaplamalar, faydalanıcıların Kuruma sunduğu ve ödemeye esas hak ediş diyebileceğimiz Ödeme Talep Paketi’nde yer alan ve uygun bulunan harcamalar esas alınarak hesaplanacak tutarla ilgilidir. Yani bir faydalanıcının IPARD II’nin 11’inci Çağrı Döneminde limit dâhilinde yaptığı 500 bin avro harcamanın tamamının uygun bulunduğunu düşünürsek, kendisine yapılacak ödemede esas alınacak kur, 14,3166 Türk lirası olacaktır. Bu çağrı dönemi için yatırım süresinin 12 ay olarak belirlendiği ve IPARD II Uygulama dönemi 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla tamamlanacağından ödemelerin en geç bu tarih itibarıyla tamamlanmış olması gerektiğinin faydalanıcılara Başvuru Çağrı İlanı ve Rehberi ile duyurulduğu dikkate alındığında, konunun güncel kurla bağlantısı daha iyi anlaşılacaktır. Bu bağlamda, yatırımını hâlâ tamamlayamamış olan yatırımcı örneğin 10.07.2023 tarihinde Ödeme Talep Paketini kuruma ilettiğinde avro kuru kabaca 28,30 Türk lirası olsa da harcaması 14,3166 liralık kur üzerinden hesaplanmış olacaktır.
Kamu İdaresince ileri sürülen güncel kurdan ödeme yapılması hâlinde, faydalanıcının kayıp yaşanmayacağı düşüncesi ile yatırımlarını sözleşmenin izin verdiği en uzun sürelerde tamamlamaya çalışması gibi bir durumun ortaya çıkacağı varsayımı da gerçekçi ve makul değildir. Kurdaki yükseliş nedeniyle finansman imkânı azalan faydalanıcının, yatırımını zaten izin verilen en uzun sürede gerçekleştirmek zorunda kaldığı bir vakıadır. Kaldı ki, “en uzun süre” denilen süre TKDK tarafından belirlenen süre olup, şayet bu süreler gerçekçi bulunmuyorsa, değiştirmek ve sürelere uyulmasını sağlamak yine ilgili Kamu İdaresi’nin uhdesindedir.
Her ne kadar ilgili İdare, Sektörel Anlaşma’da gerekli değişiklikler yapılmak suretiyle faydalanıcılara ödenecek avans oranlarının, projelerin uygun harcama tutarlarının % 10’undan, % 50’sine çıkarılarak faydalanıcıların ön finansman ihtiyaçlarının karşılandığı ve Avrupa Komisyonu ile yapılan müzakereler sonucunda, faydalanıcıların piyasadaki fiyat dalgalanmalarından etkilenmelerini önlemek amacıyla başvuru tarihi ile projelerin desteklenmek üzere seçildikleri tarih arasında geçen süreler için “fiyat farkı uygulaması” başlatıldığını belirtmiş olsa da, bu uygulamalar gerçek anlamda birer çözüm olmaktan uzaktır. Üstelik bu uygulamalar, faydalanıcıları kura bağlı maliyet artışlarından korumayacağı gibi, önceki çağrı dönemlerinde desteklenmiş faydalanıcılar ile cari dönem arasında da aleyhte bir fark ve eşitsizlik, yardımlarla sağlanan faydanın ölçülebilen yanı bağlamında da adaletsizlik ortaya çıkartacaktır.


ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, avro olarak verilen desteklerde döviz kurunun başvuru çağrı rehberlerinde önceden belirlenmesinin, faydalanıcılar için olumsuz sonuçlar doğurduğunu ortaya koymaktadır. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen IPARD destek programında, avro kurunun sürekli değişmesi, yatırım maliyetlerini olumsuz etkileyerek faydalanıcıların kayıplarına yol açmaktadır. Bu nedenle, destek tutarlarının hesaplanmasında güncel döviz kurlarının esas alınması gerektiği vurgulanmaktadır.