BULGU: Bakanlık Gelirlerinin Tahakkuk, Tahsil ve Takip Süreçlerinde Kontrol Eksiklikleri Bulunması ve İller Arasında Uygulama Birliğinin Sağlanamaması
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
İl müdürlükleri tarafından Bakanlık adına tahsil edilen özel gelirlerin, tahakkuk, tahsil ve muhasebe kayıtlarına aktarılması süreçlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmediği, tüm bu süreçlerin merkezden kontrolünü sağlayacak bir sistem bulunmaması nedeniyle iller arasında farklı uygulamalar olduğu görülmüştür.
3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun 14’üncü maddesinde; müsabaka gelirleri, her türlü işletme gelirleri ile kiralar, bağışlar, kayıt-tescil ücretleri ve gayrimenkul satışlarından elde edilen gelirler özel hesabın gelirleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun’un Ek 14’üncü maddesinde, Bakanlığa veya gençlik ve spor il müdürlüklerine ait veya tahsis edilmiş sayılan her türlü taşınmazın satışı, kiraya verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi, anılan taşınmazlar bünyesinde yer alan salon, büfe, kantin, yemekhane, otopark ve benzeri ticari ünitelerin kiraya verilmesi, işletilmesi veya işlettirilmesinden doğan gelirler ile müsabaka, sponsorluk ve reklam gelirlerinin ilgili yıl genel bütçesine özel gelir olarak kaydedileceği belirtilmiştir.
Gençlik ve spor il müdürlüklerinin mülkiyetinde veya tasarrufunda bulunan taşınmazlar ve/veya üzerindeki yapı ve tesislerin tahsisi, kiralanması, irtifak hakkı tesisi, satışı ve ecrimisil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar Gençlik ve Spor Bakanlığı Taşınmaz İdaresi Yönetmeliği hükümlerinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Mezkûr Yönetmelik’in 12’nci maddesinin son fıkrasında; satış, kira ve irtifak hakkı bedellerinin il müdürlüğünce takip ve tahsil edilerek Bakanlık özel gelir hesabına kaydedileceği ifade edilmiştir.
3289 sayılı Kanun’da sayılan özel gelirler, doğrudan Bakanlığa ait gelirler olup uygulamada bu gelirlerin büyük kısmı il müdürlüklerince Bakanlık adına tahsil edilmekte ve tahsil edilen bu gelirler ilgili yılın genel bütçesine özel gelir olarak kaydedilmektedir. Dolayısıyla özel gelirleri Bakanlık adına tahsil eden il müdürlükleri, bu tahsilatları muhasebe kayıtlarına zamanında ve tam olarak yansıtmakla ve merkez teşkilatının bu konuda vermiş olduğu talimatları yerine getirmekle mükelleftir.
Nitekim Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te; “İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek” strateji birimlerinin görevleri arasında sayılmış, ayrıca “gelirlerin tahakkuku ile gelir ve alacakların takip işlemlerini yürütmek” strateji birimlerinin mali hizmetler fonksiyonunun bir gereği olarak ilgili Yönetmelikte yerini almıştır.
Ancak yapılan incelemelerde; Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından özel gelirlerin tahakkuk ve tahsilinde dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda il müdürlüklerine yazılar gönderildiği, gönderilen yazıların ötesinde özel gelirlerin merkezden takibini ve kontrolünü sağlayacak bir sistem kurulmadığı, bu nedenle özel gelirlerin tahakkuk ve tahsiline ilişkin kontrol süreçlerinin il müdürlükleri düzeyinde kaldığı ve bu durumun uygulamada bir takım hatalı ve/veya farklı sonuçlara sebebiyet verdiği tespit edilmiştir.
Gelirlere ilişkin muhasebe kayıtlarının incelenmesi neticesinde, tahsili il müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen Bakanlık gelirlerine ilişkin olarak aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:
Gelirlerden Bazılarının Tahakkuk Kaydının Yapılmaması ve Dönemsellik İlkesine Uyulmaması
İlgili mevzuatta Bakanlığın özel gelirleri arasında sayılan ve tahsili il müdürlüklerince gerçekleştirilen gelirlerin tahakkuk kayıtlarının yapılarak mali tablolara yansıtılması gerekirken, uygulamada iller arasında farklılıklar olduğu; bazı illerde gelirlerin tahakkuk kayıtlarının yapıldığı ve tahsilatların yapılan tahakkuk kayıtları çerçevesinde gerçekleştirildiği, bazılarında ise tahakkuk kaydı yapılmadan doğrudan tahsilat yoluna gidildiği görülmüştür.
Ayrıca, dönemsellik ilkesi gereğince; bir yıldan daha uzun bir sürede tahsili öngörülen alacakların 220 Gelirlerden Alacaklar Hesabı, diğerlerinin ise 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabı kullanılmak suretiyle tahakkuk kayıtlarının yapılması gerekmekte iken yapılan incelemelerde;
– İllerin büyük bir çoğunluğunda 220 no.lu Hesabın kullanılmadığı (Ankara, İstanbul, İzmir )
– Tahakkuk kaydı yapılan gelir türlerinin iller arasında farklılık arz ettiği, bazı illerin tahakkuk kaydı yaptığı gelirler için diğer illerde tahakkuku tahsiline bağlı olarak işlem yapıldığı, dolayısıyla hiç tahakkuk kaydı oluşturulmadığı,
tespit edilmiştir.
Dava Konusu Alacakların Takipli Alacaklar Hesabında İzlenmemesi
Vadesinde tahsil edilememiş, illerin Hukuk Birimlerine intikal ettirilerek takibe alınan Kurum alacaklarının 121/221 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında izlenmediği görülmüştür.
Tahakkuk ettirilen gelirlerden, mevzuatı gereğince takibe alınan tutarlar ile takibe alınmış gelirlerin tahsil, tecil ve terkinlerinde 121 no.lu Hesabın kullanılması gerekmektedir.
Yapılan incelemelerde, vadesinde ödenmeyen ve takipli alacak mahiyetine dönüşen alacakların, tahakkuk etmiş ise 120 no.lu Hesaptan çıkarılıp 121 no.lu Hesaba aktarılmadığı ya da yukarıda da belirtildiği üzere halihazırda tahakkuk ettirilmemiş olan bu tutarların mali tablolarda 121 no.lu Hesapta takipli alacak olarak raporlanmadığı tespit edilmiştir.
Kurum alacaklarının muhasebe sistemine tam ve doğru şekilde yansıtılmasını teminen tahakkuk kayıtlarının zamanında yapılarak alacakların tahsil edilmesi, diğer taraftan vadesinde tahsil edilemeyip dava ya da icra yoluyla takibe alınan tutarların ise 121 no.lu Hesaba düzenli olarak kaydedilip mali tablolarda raporlanması sağlanmalıdır.
Kamu idaresi cevabında, il müdürlüklerinin 5018 sayılı Kanun kapsamında olmadığı ve bu nedenle Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri tarafından takip ve tahsil işlemleri yapılan gelir kayıtlarının bulguda bahsedilen şekilde yapılmasının zorunlu olmadığı ifade edilmiş olsa da, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun Geçici 10’uncu maddesi gereğince il müdürlükleri 5018 sayılı Kanun’un “Dış denetim” başlıklı 68’inci maddesi hükümlerine tabidirler. Buna göre; kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespitinin yapılması dış denetimin unsurları arasında yer almaktadır.
Ayrıca, idare tarafından alacakların tahsiline ilişkin muhasebe kayıtlarının düzenli olarak yapılması için İl Müdürlüklerine talimat verildiği ve ilerleyen süreçte konunun özenle takip edileceği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak; tahsili il müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen Bakanlık gelirlerinin, tahakkuk, tahsil, takip, muhasebe kayıtlarına yansıtılma ve Bakanlık hesaplarına aktarılmasına ilişkin kontrol süreçlerinin il düzeyinden merkezi düzeye taşınmasını sağlayacak etkin bir kontrol mekanizmasının kurulması ve bu suretle iller arasında uygulama birliğinin sağlanması gerekmektedir.
| ÖZET: 2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, il müdürlükleri tarafından Bakanlık adına tahsil edilen özel gelirlerin tahakkuk, tahsil ve muhasebe kayıt süreçlerinde kontrol eksiklikleri ve iller arasında uygulama birliği sağlanamaması sorunlarını ortaya koymaktadır. Gelirlerin tahakkuk kayıtlarının yapılmaması ve dönemsellik ilkesine uyulmaması gibi sorunlar tespit edilmiştir. Ayrıca, takipli alacakların muhasebe sistemine doğru yansıtılmadığı belirlenmiştir. Bu durum, kontrol süreçlerinin merkezi düzeye taşınması ve etkin bir kontrol mekanizmasının kurulması gerektiğini göstermektedir. |