|
ÖZET: Banka personeli ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin tedavi ve ilaç giderlerinin, grup sağlık sigortası aracılığıyla bütçeden karşılandığı tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, Banka bütçesinden Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) genel sağlık sigortası primi ödenmesine rağmen, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3. maddesi (c) bendi uyarınca özel bir sigorta şirketi ile yapılan sözleşme çerçevesinde 372.158.385,00 TL tutarında ödeme gerçekleştirilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun hükümleri gereğince, Banka mensuplarının sağlık giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiği belirtilmiştir.
Banka Meclisi, personelin sağlık giderlerini Banka bütçesinden karşılama yetkisine sahip değildir. 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’na göre, Banka personeli, kamu personeli olarak kabul edilmekte ve 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaktadır. Bu durum, Banka Meclisi tarafından yapılan sağlık harcamalarına ilişkin düzenlemelerin, üst norm olan kanun hükümlerine aykırı olamayacağı anlamına gelmektedir. Sonuç olarak, 5510 sayılı Kanun’un 60. maddesi gereğince, Banka mensupları ve bakmakla yükümlü oldukları aile bireyleri için özel bir sigorta şirketi ile yapılan grup sağlık sigortası sözleşmesinin sona erdirilmesi hukuki bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu uygulamanın durdurulması, mevzuatla belirlenen çerçeveye uygunluk açısından önem arz etmektedir. |
BULGU: Banka Personeli ve Bakmakla Yükümlü Oldukları Kişilerin Tedavi ve İlaç Giderlerinin Grup Sağlık Sigortası Alınarak Bütçeden Ödenmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Diğer Kamu İdareleri
Banka bütçesinden Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) genel sağlık sigortası primi ödenmesine rağmen, Banka personeli ve bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerin tedavi ve ilaç giderleri için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3’üncü maddesinin (c) bendine göre dış kaynak temini yöntemiyle özel bir sigorta şirketi ile bağıtlanan 372.158.385,00 TL tutarındaki sözleşme kapsamında ödeme gerçekleştirildiği görülmüştür.
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nun 03.04.2013 tarih ve 6456 sayılı Kanun ile değişen 34’üncü maddesinde; “… Banka mensupları ile Banka Meclisi üyeleri hakkında, 31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri…”nm uygulanacağı ifade edilmiştir. Adı geçen maddenin değişmeden önceki halinde ise söz konusu Banka mensuplarına 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
SGK Başkanlığı tarafından, sağlık hizmetlerine ilişkin kayıt ve işlemlerin 15.01.2010 tarihinden itibaren kurumlardan devralınacağı kararı alınmış ve bu konuda “Kamu Personelinin Genel Sağlık Sigortası Kapsamına Alınması Hakkında Tebliğ” 18.12.2009 tarihli ve 27436 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu Tebliğ’in 3’üncü maddesinde sağlık hizmeti devralınacak kurum ve kuruluşlar sayılmıştır. Buna göre 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesi hükmü gereğince, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre kesenek ve karşılık ödenmesi gerekenler ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetleri SGK tarafından devralınarak 5510 sayılı Kanun’un genel sağlık sigortasına ilişkin hükümlerinden yararlandırılması düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuatta; Banka mensupları hakkında 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce 5434 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra ise başlangıç tarihleri belirlenmek suretiyle 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla, Banka bütçesinden sadece 5510 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki sağlık giderlerinin karşılanması mümkün olup bunun dışındaki sağlık giderlerinin personel tarafından karşılanması gerekmektedir.
Ancak yapılan incelemelerde; 4734 sayılı Kanun’un 3 (c) maddesine istinaden istisna kapsamında Grup Sağlık Sigortası Dış Kaynak Temini işi ile Banka personeli ve bakmakla yükümlü oldukları aile bireylerine sağlık yardımı sağlanması için bir yıl süreli grup sağlık sigortası hizmeti satın alınarak Banka bütçesinden karşılandığı tespit edilmiştir.
Bulgu konusu husus; 2013 yılından itibaren Sayıştay Denetim Raporlarında yer almışsa da uygulamada 2024 yılında da bir değişikliğe gidilmemiştir.
1211 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi dolayısıyla Bankanın kendisine verilen görevleri yerine getirirken bağımsız olması, 22’nci maddesi dolayısıyla mali bağımsızlığının bulunması ve bütçesini kendisinin hazırlaması, 32 ve 33’üncü maddeleri dolayısıyla personelin statüsünü belirleme yetkisinin Banka Meclisine ait olması; Banka Meclisine 34’üncü maddede belirtilen Banka mensupları hakkında 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükmüne aykırılık teşkil edecek şekilde personelin sağlık giderlerini Banka bütçesinden karşılama yetkisini tanımayacaktır.
Sayıştay denetimine, Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na tabi olan, sermayesinin yüzde ellisinden fazlası Hazine ve Maliye Bakanlığına ait bir kamu tüzel kişisi olan Bankanın kanuni sınırlar içerisinde kendi statüsünü düzenleme özerkliğinin bulunduğu değerlendirilmekle birlikte BankaMeclisinin yetkisinin personelin statüsünün bağımsız bir şekilde belirlenebileceği şeklinde yorumlanması bu kapsamda değildir.
Nitekim Banka personeli, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olmamakla birlikte 1211 sayılı TCMB Kuruluş Kanunu’nun “Personelin statüsü” başlıklı 32’nci maddesinde; “Banka memurlarının kurduğu ve kuracağı sendikalar hakkında 624 sayılı Devlet Personeli Sendikaları Kanunu hükümleri uygulanır.” denilmek suretiyle kamu personeli kabul edilmektedir. Yukarıda da yer verildiği üzere 34’üncü maddeye göre de sosyal güvenlik yönünden 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabi kılınmış bulunmaktadır.
Dolayısıyla kamu personeli olarak kabul edilen Banka personeli hakkında Banka Meclisi tarafından çıkarılan sağlık harcamaları ile ilgili düzenlemeler üst norm olan Kanun maddesinde yer alan hükme aykırı olamayacaktır.
Kamu İdaresi tarafından; Bankanın bağımsız ve kendine özgü bir hukuki statüye sahip olduğu, bunun sonucu olarak Devlet memuru sayılmayan Banka personelinin statüsünü belirleme konusunda Banka Meclisinin yetkili kılındığı, düzenlenecek statüye personelin her yönüyle hak, yükümlülük ve sorumluluklarının, bu kapsamda sağlık konusunda sahip olduğu hak ve güvencelerin de dâhil olduğu belirtilse de bağımsızlık olarak ifade edilen kavramın; idari yönüyle Bankanın para politikası otoritesi olması sebebiyle kurumsal kararlarını dış etkilerden bağımsız olarak almasını, mali yönüyle ise yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde kendi kaynağını üretmesi ve bütçesini belirlemesini ifade ettiği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla yukarıda açıklanan sebeplerle kamu personeli olarak değerlendirilen Banka çalışanları hakkında Banka Meclisince yapılacak düzenlemelerin de kanunlarla belirlenmiş sınırlar içerisinde kalması gerekmektedir.
Bu itibarla, 5510 sayılı Kanun’un 60’ıncı maddesi gereğince zorunlu genel sağlık sigortası kapsamında olan Banka mensupları ile bakmakla yükümlü oldukları aile bireyleri için özel bir sigorta şirketi ile sözleşme imzalanarak Grup Sağlık Sigortası Hizmetinin alınması ve bunlara ilişkin bedellerin 48 No.lu Genel Giderler Hesabı ile bütçeden karşılanması uygulamasına son verilmesi hukuki bir gerekliliktir.