ÖZET: Başka idareler adına tahakkuk eden alacakların, ilgili belediyeler tarafından muhasebeleştirilmediği ve raporlanmadığı tespit edilmiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 12. maddesi, belediyelerin kültürel varlıkların korunması amacıyla emlak vergisi üzerinden tahakkuk ettirilmesi gereken katkı paylarını düzenlemektedir. Bu katkı payları, emlak vergisi ile birlikte tahsil edilip, ilgili il özel idarelerine bildirilerek ödenmelidir.

Yapılan denetimlerde, emlak vergisi tahakkukları sırasında belediyenin kendi payını alacak olarak kaydettiği, ancak Kültür Varlıkları Koruma Katkı Payı’nın muhasebeleştirilmediği görülmüştür. Bu katkı payları, emlak vergileriyle birlikte tahsil edilmekte, ancak muhasebe sisteminde izlenmemektedir. Dolayısıyla, bu alacakların izlenmesi ve raporlanması için Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ve Tek Düzen Muhasebe Hesap Planı çerçevesinde “948 Başka Birimler Adına İzlenen Alacaklar Hesabı” kullanılmalıdır.

Sonuç olarak, diğer kamu idareleri adına tahakkuk eden alacakların muhasebeleştirilmemesi, dönem sonunda bu alacakların bilançoda doğru bir şekilde raporlanamamasına yol açmaktadır. Bu durum, mali şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından sorun teşkil etmektedir.

BULGU: Başka İdareler Adına İzlenmesi Gereken Tahakkuk Etmiş Alacakların Muhasebeleştirilmemesi ve Raporlanmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Mevzuatı uyarınca sorumlu sıfatıyla, diğer idareler adına tahakkuk ettirilen alacakların, Belediye tarafından muhasebeleştirilmediği ve raporlanmadığı görülmüştür.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun “Taşınmaz kültür varlıklarının onarımına yardım sağlanması ve katkı payı” başlıklı 12’nci maddesinin; altıncı fıkrasında; “Belediyelerin ve il özel idarelerinin görev alanlarında kalan kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla kullanılmak üzere 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci ve 18 inci maddeleri uyarınca mükellef hakkında tahakkuk eden emlak vergisinin %10’u nispetinde Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı tahakkuk ettirilir ve ilgili belediyesince emlak vergisi ile birlikte tahsil edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Kanun’un ilgili maddesi uyarınca, emlak vergisi üzerinden hesaplanacak katkı payının tahakkuk ettirilerek, emlak vergisi ile birlikte tahsil edilmesi ve tahsil edildiği ayı takip eden ayın onuncu günü akşamına kadar il özel idarelerine bir bildirim ile beyan edilerek aynı süre içinde ödenmesi gerekmektedir.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “94 Değerli kâğıt ve özel tahakkuk hesapları” başlıklı 469’uncu maddesinde, bu hesap grubunun; bütçe geliri olmayan ve özel kanunları uyarınca, muhasebe birimleri tarafından 6183 sayılı Kanun’a göre takip ve tahsili gereken alacaklar ve başka birimler adına tahsili istenilen alacakların izlenmesi için kullanılacağı belirtilmiştir.

Yapılan incelemelerde; emlak vergilerinin tahakkuk ettirildiği tarihte, Belediyece kendi payının, alacak olarak muhasebeleştirildiği, ancak Kültür Varlıklarının Korunması Katkı Payının muhasebeleştirilmediği ve muhasebe sisteminde izlenmediği görülmüştür. Söz konusu katkı paylarına ilişkin tahakkuk kayıtları muhasebe sisteminde izlenmemekle beraber, emlak vergileri ile birlikte tahsil edilmekte ve ilgili idareler adına emanet hesaplara alınarak ödenmektedir.

Belediyece başka idareler adına sorumlu sıfatıyla ödenmesi gereken tahakkuk etmiş ancak tahsil edilmemiş alacakların da muhasebe siteminde izlenmesi ve raporlanmasını sağlamak üzere, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ve Mahalli İdareler Tek Düzen Muhasebe Hesap Planı uyarınca “948 Başka Birimler Adına İzlenen Alacaklar Hesabı”nda izlenmesi ve raporlanması gerekmektedir.

Sonuç olarak; Belediyece diğer kamu idareleri adına tahakkuk ettirilmiş alacakların muhasebeleştirilmemesi ve raporlanmaması sebebiyle, dönem sonunda diğer idareler adına tahakkuk etmiş ancak tahsil edilmemiş alacaklar, bilançoda tam, doğru ve gerçek tutarları üzerinden raporlanamamaktadır.