ÖZET: Bazı alacakların hukuk birimine iletilirken muhasebe sisteminden terkin edilmesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda belirtilen bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Özellikle trafik kazaları ve iş kazalarından kaynaklanan rücu alacaklarının takip edilmesinde zorluklar yaşandığı tespit edilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili maddeleri, işverenin sorumluluklarını ve Kurumun alacaklarını düzenlemekte; ancak muhasebe sistemindeki terkin işlemleri, bu alacakların takibini karmaşık hale getirmektedir.

Emeklilik Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelgelerde, iş kazası ve meslek hastalığı gibi durumlarda rücu işlemlerinin nasıl yürütüleceği detaylandırılmıştır. Ancak, yapılan incelemelerde, rücu alacaklarının muhasebe sisteminden çıkarılması nedeniyle idari ve hukuki takip süreçlerinin aksadığı gözlemlenmiştir. Bu durum, alacakların etkin bir şekilde izlenmesini engellemektedir.

Kamu İdaresi, mali hizmetler sosyal güvenlik merkezi aracılığıyla hukuk servisine gönderilen alacakların mahkeme kararıyla kesinleşene kadar MOSİP borç kaydının silinmemesi için gerekli çalışmalara başlamıştır. Bu bağlamda, rücu alacaklarına ilişkin dosyaların hukuk birimine iletilirken muhasebe sisteminden terkin edilmesinin önlenmesi ve hukuki işlemlerin takip edileceği hesaplarda izlenmeye devam edilmesi önem arz etmektedir.

BULGU: Bazı Alacakların Hukuk Birimine Gönderilirken Muhasebe Sisteminde Terkin Edilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Sosyal Güvenlik Kurumları

Bazı illerde trafik kazaları ve iş kazalarından doğan rücu alacaklarına ilişkin dosyaların hukuk birimine gönderilirken muhasebe sisteminden terkin edilmesi nedeniyle takibinin zorlaştığı görülmüştür.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “İş Kazası ve Meslek Hastalığı ile Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21’inci maddesinde iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği hüküm altına alınmıştır.

Emeklilik Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2016/21 sayılı Genelge’nin “7.2. İş Kazası, Meslek Hastalığı ve Hastalık Vakalarında Rücu İşlemleri” başlıklı bölümünde iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık vakaları nedeniyle Kurumun denetim ve kontrol ile yetkili görevlilerince ya da bakanlık iş müfettişlerince soruşturulan olaylar hakkında tanzim olunan raporlarda veya kesinleşmiş mahkeme kararlarında belirlenen kusur oranlarına göre kısa vadeli sigorta servisi tarafından borç tahakkuku yapılarak borca ilişkin gerekli bilgi ve belgeler eklenmek suretiyle mali hizmetler sosyal güvenlik merkezine intikal ettirileceği; “7.3.Trafik Kazası Vakalarında Rücu İşlemleri” başlıklı bölümde ise trafik kazası vakası sonucu hastalık sigortası kapsamında sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri için yapılacak rücu işlemlerinin kısa vadeli sigorta servislerince yürütüleceği ifade edilmiştir.

HUYAP (Hukuk Uygulamaları Yazılım Projesi) konulu 24.06.2015 tarihli ve 2015/18 sayılı Genelge’nin “2.2. Rücuen Tazminat Dosyalarına İlişkin İşlemler” başlıklı bölümünde 2021/19 sayılı Genelge ile değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklikle sigortalılara veya hak sahiplerine bağlanan gelir ve aylıklar ile yapılan her türlü masrafların rücuen tazminine ilişkin Kurumun denetim ve kontrol ile yetkili görevlilerince ya da Bakanlık iş müfettişlerince soruşturulan olaylar hakkında tanzim olunan raporlarda veya kesinleşmiş mahkeme kararlarında belirlenen kusur oranları dikkate alınarak, ilgili birimlerce MOSİP’e kişi borcu girişi yapılmak suretiyle idari takibe başlanarak işveren/üçüncü kişilerden borç bildirim belgesi ile istenileceği, bir ay içinde idari aşamada tahsilatın yapılamaması durumunda Kurum alacağının yasal yollardan tahsili için hukuk servisine gönderileceği, hukuk servisince mali hizmetler sosyal güvenlik merkezi tarafından gönderilen alacak miktarı dikkate alınarak müşterek ve müteselsil sorumluluk esasları doğrultusunda açılacak dava sonucunda elde edilecek mahkeme kararının ilamlı icra takibine konu edilmesi sırasında ilamlı takip prosedürü çerçevesinde yeniden MOSİP alacak tahakkuku yapılarak HUYAP Dava Mütalaa ve İcra Programında gerekli takip işlemlerinin ifasının gerçekleştirileceği belirtilmiştir.

Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Temel Kavramlar” başlıklı 5’inci maddesinin (g) bendinde yer alan tam açıklama kavramı gereğince mali tabloların, bu tablolardan yararlanacak olanların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılır şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu Muhasebe Yönetmeliği’nin 49’uncu maddesinde 140 Kişilerden Alacaklar Hesabı’nın, faaliyet alacakları ve kurum alacakları dışında kalan ve Kurumca tespit edilen kamu zararından doğan alacaklar ile diğer alacakların izlenmesi için kullanılacağı, 192’nci maddesinde ise faaliyet dönemine ilişkin olarak tahakkuk ettirilen her türlü giderin, ekonomik sınıflandırmaya uygun olarak izlenmesi için kullanılacağı düzenlenmiştir.

Yapılan incelemede trafik ve iş kazalarından doğan rücu alacaklarına ilişkin tutarların idari takip aşamasından hukuki takip aşamasına geçilirken 630 Giderler Hesabı’na borç, 140 Kişilerden Alacaklar Hesabı’na alacak kaydedilerek terkin edilerek muhasebe sisteminden çıkarıldığı ve bu işlem sonrasında alacakların muhasebe sisteminde takibinin yapılamadığı tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi tarafından, mali hizmetler sosyal güvenlik merkezince hukuk servisine gönderilen Kurum alacaklarının, mahkeme kararıyla hüküm altına alınıncaya kadar MOSİP borç kaydının silinememesi için çalışmalara başlandığı bildirilmiştir.

Gerekli çalışmaların tamamlanarak, ilgili rücu alacaklarına ilişkin dosyalar hukuk servisine gönderilirken muhasebe sisteminden terkin edilmesinin engellenmesi, hukuki işlemlerin takibin sağlandığı hesapta izlenmeye devam edilmesinin sağlanması gerekmektedir.