|
ÖZET: Bazı alımların doğrudan temin yöntemiyle parçalar halinde gerçekleştirilmesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. Kamu İdaresi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda belirtilen ihale usullerine uygun olarak gerçekleştirilmesi gereken alımları, mevzuatta öngörülen parasal limitlerin altında kalacak şekilde bölerek doğrudan temin yoluna gitmiştir. Bu durum, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8. maddesi ile 32. maddesinde yer alan kamu kaynaklarının etkili ve hukuka uygun kullanımına dair yükümlülüklerle çelişmektedir.
4734 sayılı Kanun’un 5. maddesi, idarelerin ihale süreçlerinde saydamlık, rekabet ve kaynakların verimli kullanımı gibi temel ilkelere uyması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, aynı Kanun’un ilgili maddeleri, benzer mal ve hizmet alımlarının kısımlara ayrılarak ihale edilmesinin yasak olduğunu belirtmektedir. Doğrudan Temin Yöntemiyle Yapılacak Alımlara İlişkin Tebliğ’in 14. maddesi de bu durumu tekrar vurgulayarak, ihtiyaçların parasal limitlerin altında kalacak şekilde bölünemeyeceğini ifade etmektedir. Sonuç olarak, Kamu İdaresi’nin benzer malzeme ihtiyaçlarını doğrudan temin ile karşılaması, 4734 sayılı Kanun’un temel ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Alımların, belirtilen kanun çerçevesinde uygun ihale usulleriyle gerçekleştirilmesi gerekmektedir. |
BULGU: Bazı Alımların Parçalara Bölünmek Suretiyle Doğrudan Teminle Gerçekleştirilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Kamu İdaresince, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda öngörülen temel ihale usulleri ile ihale edilmesi gereken ve aynı ihale konusu iş içerisinde yer alabilecek bazı alımların mevzuatta öngörülen parasal sınırların altında kalacak şekilde parçalara bölünmek suretiyle doğrudan teminle gerçekleştirildiği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci maddesinde; her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 32’nci maddesinde ise; harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından sorumlu olduğu ifade edilmiştir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde; idarelerin bu Kanun’a göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu olduğu belirtilmiş olup söz konusu maddenin devamında ise aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işlerinin bir arada ihale edilemeyeceği ve eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin kısımlara bölünemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Doğrudan Temin Yöntemiyle Yapılacak Alımlara İlişkin Tebliğin 14’üncü maddesinde;
“(4) Kanunun 18 inci maddesinde öngörülen ihale usulleriyle temin edilmesi gereken ihtiyaçlar, parasal limitlerin altında kalacak şekilde adet, kısım veya gruplara bölünmek suretiyle temin edilemez.”
Denilmek suretiyle aynı husus tekrar edilerek aynı nitelikteki mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin, kalemlere veya gruplara bölünerek yapılmasının, 4734 Sayılı Kanun’un temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiği ifade edilmektedir. Kamu İdaresinin niteliği itibariyle benzer veya aynı olan mal ve malzeme ihtiyaçlarını çok sayıda işlemle doğrudan temin suretiyle karşıladığı tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi tarafından yapılan alımların, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda öngörülen “temel ilkeler” çerçevesinde yine aynı Kanun’da düzenlenen usul ve esaslara göre temel ihale usulleri ile gerçekleştirilmesi gerekmektedir. İhale ile temin edilmesi gereken ihtiyaçların parasal sınırın altında kalacak şekilde parçalara bölmek suretiyle karşılanması Kanun’un temel ilkelerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.