|
ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, bazı gelir kalemlerine ilişkin tahakkuk işlemlerinin gerçekleştirilmediğini ortaya koymuştur. İlgili gelirlerin muhasebe kayıtlarına alınması, tahsilat aşamasında yapılmıştır. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği, tahakkuk esasını ekonomik değerlerin yaratılması, dönüştürülmesi veya el değiştirmesi gibi durumlarda muhasebeleştirilmesi olarak tanımlamaktadır. Kamu idarelerinin gelir ve gider işlemlerinin tahakkuk esasına dayalı olarak izlenmesi gerektiği de belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, belediyelerin gelir ve gider bütçelerinin hazırlanması ve muhasebeleştirilmesi için belirli ilkeler sunmaktadır. Bu bağlamda, gelir tahakkuk işlemlerinin öncelikle yapılması ve ardından tahsilatın gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. İncelemeler, bazı gelir kalemlerinin tahakkuk işlemi olmaksızın muhasebeleştirildiğini göstermektedir. Bu durum, kayıtlara alınmamış gelirlerin oluşma riskini artırmaktadır. Kamu idaresi, tahakkuk işlemlerinin zamanında ve düzenli bir şekilde yapılacağını, ilgili gelir hesaplarının mevzuata uygun olarak kaydedileceğini belirtmiştir. Sonuç olarak, gelirlerin önce tahakkuk ettirilmesi, ardından tahsilatın mali hizmetler birimi tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. |
BULGU: Bazı Gelir Kalemlerine İlişkin Tahakkuk İşlemlerinin Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
İdare tarafından bazı gelir kalemlerine ilişkin tahakkuk işleminin yapılmadığı ve söz konusu gelirlerin muhasebe kayıtlarına alınma sürecinin tahsilat aşamasında gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.
Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nde, tahakkuk esası; bir ekonomik değerin yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin “Faaliyet sonuçları tablosu ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; kamu idarelerinin faaliyetlerine ilişkin gelir ve gider işlemlerinin, tahakkuk esasına dayalı olarak gelir ve gider hesaplarında izleneceği ve gelir-gider hesaplarının, bütçe ile ilgili olsun veya olmasın, genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri gereği tahakkuk eden her türlü gelir ve giderin kaydına mahsus olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine mezkûr Yönetmeliğin “Kayıt zamanı, kamu gelir ve giderleri ile bütçe gelir ve giderlerinin yılı” başlıklı 16’ncı maddesinde; kamu gelir ve giderlerinin tahakkuk ettirildikleri malî yılın hesaplarında gösterileceği açıkça belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde Yönetmelik’in amacının belediyelerin gelir ve gider bütçelerinin hazırlanması, kesin hesabın çıkarılması, hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, hesap verilebilirlik ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi; mali tablolarının zamanında, doğru, muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş bütçe ve muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun, yönetimin ve ilgili diğer kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak ve kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak şekilde hazırlanması ve yayımlanmasına ilişkin usul, esas, ilke ve standartların belirlenmesi olduğu belirtilmiştir.
Mezkûr Yönetmelik’in “Faaliyet hesapları” başlıklı 365’inci maddesinde, faaliyet hesaplarının kurumun faaliyet dönemine ilişkin olarak tahakkuk eden her türlü gelir ve giderlerinin ekonomik sınıflandırmaya uygun olarak izlenmesi ve faaliyet sonuçlarının üretilmesi için kullanılacağı; 600 Gelirler hesabının işleyişinin anlatıldığı 369’uncu maddesinin birinci fıkrasında ise tahakkuk bölümünden verilen tahakkuk bordrolarının toplamından gelir yazılması gereken tutarların bu hesaba alacak, 120 Gelirlerden alacaklar hesabına borç kaydedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, tahakkuku tahsiline bağlı olmayan tüm gelir kalemleri için öncelikle gelir tahakkuku işleminin yapılması ve 120 Gelirlerden alacaklar hesabının borç, 600 Gelirler hesabının alacak çalıştırılması gerekmektedir. Bu aşamadan sonra, ilgililerin yaptığı ödemeler üzerine tahsili gerçekleşen tutarların 120 Gelirlerden alacaklar hesabından düşülmesi, tahsilatı gerçekleşmeyen tutarların ise bu hesapta takibinin sağlanması gerekmektedir.
Yapılan incelemede, bazı gelir kalemlerinin, tahakkuk işlemi yapılmaksızın, tahsilat aşamasında muhasebeleştirildiği görülmüştür. Bu durum, cari yılda muhasebeleştirilmesi ve gelir kaydedilmesi gerekirken ilgililerce ödeme gerçekleştirilmediği için kayıtlara alınmamış gelirlerin olabilme ihtimalini ortaya çıkarmaktadır.
Kamu idaresi cevabında, bulgu konusuna iştirak edildiği ve gelir kalemlerine ilişkin tahakkuk işlemlerinin zamanında ve düzenli şekilde yapılacağı ilgili gelir hesaplarının 120 ve 600 kodlu hesaplar çerçevesinde kayıt altına alınacağı ve muhasebeleştirme sürecinin mevzuata uygun şekilde yürütüleceği belirtilmiştir.
Sonuç olarak, belirtilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; gelirlerin önce tahakkuk ettirilmesi daha sonra bu tutarların tahsilatının mali hizmetler birimi tarafından yapılması gerekmektedir.