ÖZET: Yapılan denetimlerde, bazı gelir kalemlerinin tahakkuk tahsilat oranlarının beklenenin altında kaldığı tespit edilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediye başkanına gelirlerin takibi ve tahsilatı konusunda yetki tanırken, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu gelirlerinin zamanında toplanmasından sorumlu olanları belirlemektedir. Ayrıca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, alacakların ödenmemesi durumunda izlenecek prosedürleri düzenlemektedir.

Denetim sonuçlarına göre, tahakkuk eden amme alacaklarının vadesinde ödenmemesi durumunda, borçlulara ödeme emri tebliğ edilmesi gerektiği ve bu emre rağmen ödeme yapılmaması halinde haciz işlemlerinin başlatılması gerektiği vurgulanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu çerçevesinde, tahsil edilen gelirlerin genel esaslara göre işlenmesi gerekmektedir.

İlgili mevzuat hükümleri doğrultusunda, gelirlerin tahsilat oranlarının artırılması için gerekli adımların atılması önem arz etmektedir. İdare, gelir tahakkuklarının takibi ve tahsilatı konusunda mevzuata uygun hareket edeceğini belirtmiştir. Bu bağlamda, tahsilat süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi, belediyenin mali durumunu iyileştirmek açısından kritik bir öneme sahiptir.

BULGU: Bazı Gelir Kalemlerinin Tahakkuk Tahsilat Oranının Düşük Seviyede Gerçekleşmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Yapılan denetim ve incelemeler sonucunda tahakkuku yapılan bazı gelir kalemlerinin tahsilat oranlarının düşük olduğu görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesi ile belediye başkanına, belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak ile belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek yetkisi verilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” denilmektedir.

Aynı Kanun’un “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesinde ise muhasebe yetkilisine gelirlerin ve alacakların tahsili görevi verilmiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un, “Ödeme zamanı ve önce ödeme” başlıklı 37’nci maddesinde; amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının ise Maliye Vekâletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği ifade edilmiştir.

Kanun’un “Ödeme emri” başlıklı 55’inci maddesinde; “Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir ödeme emri ile tebliğ olunur. Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114’üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir…” denilmektedir.

Aynı Kanun’un “Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54’üncü maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen alacağın, amme borçlusundan borcuna yetecek miktardaki malı haczedilerek tahsil edileceği belirtilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, tahakkuk etmiş amme alacaklarının vadesinde ödenmemesi durumunda 7 gün içinde borçlarını ödemesi veya mal bildiriminde bulunması için bir “ödeme emri” düzenlenerek tebliğ edilmelidir. Düzenlenen ödeme emrinde kişiye, borcunu zamanında ödemez veya mal bildiriminde bulunmazsa borcunun cebren tahsil edileceği ve mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile cezalandırılacağı bildirilmelidir. Ödeme emri üzerine hala ödeme yapılmamış ise haciz varakası düzenlenmeli ve haciz işlemlerine başlanmalıdır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Belediyelerin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97’nci maddesine göre tahsil edilen ücret gelirleri, kira gelirleri ile sözleşme, haksız fiil ve haksız iktisaptan kaynaklanan alacakları için genel esaslara göre işlem yapılır. Bunlar hakkında 6098 sayılı Borçlar Kanunu ile 2004 sayılı İcra-İflas Kanunu hükümleri geçerlidir. Bu durumda belediyelerin 6183 sayılı Kanun kapsamına girmeyen alacakları için hukuk birimleri aracılığıyla icra dairelerine başvurması gerekmektedir.

Yukarıda anılan Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde üst yönetici ve muhasebe yetkilisine gelirlerin toplanması konusunda birtakım sorumluluklar yüklenmiş olmasına rağmen, önceki yıldan devir, cari yıl tahakkuk ve tahsilat oranları incelendiğinde,kurumun toplam tahsilatının bazı gelir kalemlerinde düşük oranda gerçekleştiği görülmüştür. Çeşitli gelir kalemlerinin tahakkuk ve tahsilat tutarlarına ilişkin tabloya aşağıda yer verilmiştir.

Tablo 10: Tahsilat Oranı Düşük Olan Gelirler

Gelir Türü Devredilen
Gelir
Tahakkuku (TL)
2024 Yılı Tahakkuku (TL) Toplam
Tahakkuk
(TL)
2024 Yılı Net
Tahsilatı (TL)
Gelecek Yıla
Devreden Tahakkuk (TL)
2024 Tahsilat Oranı (%)
Bina Vergisi 20.057,36 48.071,28 68.128,64 40.462,34 30.587,83 59,39
Arsa Vergisi 1.909,15 10.500,74 12.409,89 9.149,04 3.920,88 73,72
Arazi Vergisi 5.928,51 12.142,44 18.070,95 10.706,36 8.307,85 59,25
İlan ve Reklam Vergisi 1.400,85 2.300,00 3.780,85 2.260,85 1.920,00 59,80
Taşınmaz Kira Gelirleri 45.117,23 138.791,63 183.908,86 130.097,47 69.478,68 70,74

İdare cevabında, bulguya iştirak etmiş olup gelir tahakkuklarının tahsili ve takibi hususunda mevzuat hükümleri çerçevesinde hareket edilmesine özen gösterileceğini belirtmiştir.

Tahsilat oranlarının düşük seviyede gerçekleşmemesi için tahsil ve takip hususunda mevzuat hükümleri doğrultusunda hareket edilmesi ve gerekli icra takibi işlemlerinin yapılması gerekmektedir.