|
ÖZET: TSE tarafından sunulan bazı hizmetlerin ücretlerinin zamanında tahsil edilememesi, icra ve dava dosyalarının sayısında sürekli bir artışa yol açmaktadır. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, tahsilat sürecindeki aksaklıklar nedeniyle, kurum yüksek maliyetlerle karşılaşmakta ve alacakların takibi için ek çaba harcamak zorunda kalmaktadır. TSE, özel bütçeli bir kamu kurumu olarak, hizmetlerinden elde ettiği gelirlerin önemli bir kısmını bu ücretlerden sağlamaktadır. Ancak, bazı hizmetlerin ücretleri, hizmet gerçekleştikten sonra tahsil edilmekte ve bu süreçte gecikmeler yaşanmaktadır.
Açık durumda bulunan 12.519 icra dosyası, kurum avukatlarının kapasitesini aşmakta ve bu nedenle dışarıdan avukatlarla sözleşme yapılması gerekliliği doğmaktadır. İcra dosyalarının takibi için harcanan çaba ve masraflar, TSE’nin bütçesine ek yük getirmekte, ayrıca bazı dosyaların tahsilinin imkânsız hale geldiği durumlar gözlemlenmektedir. Bu durum, kamu hizmetlerinin fiyatlandırılmasında uyulması gereken ilkelere de aykırılık teşkil etmektedir. Gelecek yıllarda, borçlu firmalara gönderilecek ihbarnamelerin elektronik sistem üzerinden yapılması planlanmakta, böylece firmalarla iletişim kurularak tahsilat sürecinin hızlandırılması hedeflenmektedir. Ücretlerin peşin tahsil edilmesini sağlayacak sistemlerin oluşturulması ve tahsil imkânı bulunmayan alacakların takibinden vazgeçilmesi, mevcut alacakların daha etkin bir şekilde yönetilmesi açısından önem arz etmektedir. |
BULGU: Bazı Hizmetlere Ait Ücretlerin Tahsil Edilememesi Sonucu Açılan İcra ve Dava Dosya Sayılarının Sürekli Artması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
TSE tarafından verilen bazı hizmetlere ait ücretlerin tahsilatında aksaklıklar yaşandığı, zamanında tahsil edilemeyen bu alacakların takibine ilişkin dava ve icra dosyalarının sürekli arttığı ve takip ve tahsil işlemleri için yüksek tutarlarda giderlere katlanılmak zorunda kalındığı tespit edilmiştir.
TSE 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 550’nci maddesine göre tüzel kişiliği haiz, özel hukuk hükümlerine göre yönetilen özel bütçeli bir kamu kurumudur. Kararnamenin Enstitünün gelirlerini düzenleyen 563’üncü maddesi kapsamında gerçek ve tüzel kişilere ücret karşılığında verilen hizmetlerden alınan ücretler, kurumun gelirlerinin önemli bir kısmını teşkil etmektedir.
TSE’nin gerçek ve tüzel kişilere verdiği hizmetlerin ücret tarifesi, ilgili birimlerin önerisi üzerine Yönetim Kurulu tarafından belirlenmekte; bu tarifeye göre verilen bazı hizmetlerin (deney vb.) ücreti peşin olarak, hizmet gerçekleştirilmeden önce, bazı hizmetlerin ücreti (TSE belge ücreti, hizmet yeterlilik belge ücreti, asansör muayene ücreti vb.) ise hizmet yapıldıktan sonra tahsil edilmektedir. Ancak, gerçekleştirildikten sonra ücreti tahsil edilen hizmetlerden bazılarının ücretinin süresinde tahsil edilemediği ve icra ve dava konusu olan alacakların sayısının giderek arttığı görülmektedir.
TSE özel hukuk hükümlerine tabi bir kamu kurumu olduğundan, hizmetlerinden doğan alacaklar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun kapsamında kamu alacağı niteliğinde değildir. Bu nedenle ilgili alacaklar hakkında 2004 sayılı İcra İflas Kanunu kapsamında genel haciz yolu ile icra takibi yapılmaktadır. Alacakların tahsili için açılan icra dosyalarının büyük kısmı yapılan tahsilat neticesinde kapanmaktadır. Ancak 2024 yılı sonu itibarıyla 12.519 adet icra dosyası açık bulunmaktadır.
Kurumda icra dosyalarının takibi için bir birim oluşturulmuş olmakla birlikte, dosya sayısının kurum avukatlarının kapasitesinin çok üzerinde olması nedeniyle kurum dışından çok sayıda avukatla sözleşme yapılmak zorunda kalınmıştır.
Kurumun verdiği hizmetlerin ücretlerinin tamamının peşin tahsil edilememesi, alacakların takibi için önemli bir mesai ve çaba harcanmasını; ayrıca icra masrafı, avukat vekalet ücreti, dava gideri gibi maliyetlerin kurum bütçesine önemli bir ilave yük getirmesini kaçınılmaz kılmıştır. Ayrıca yapılan incelemelerde açık olan icra dosyalarından bazılarında alacağın tahsilinin imkânsız hale gelmiş olduğu, buna rağmen icra dosyalarının yenilenmesi için masraf yapılmaya devam edildiği görülmüştür.
Kendi öz gelirleri ile bütçesinin tamamını oluşturan TSE’nin kapasitesini ve kaynaklarını verimli ve etkin kullanmasını sınırlandıran bu durum, kamu hizmetlerinin fiyatlandırılmasında uyulması gereken temel ilkelere ve buna ilişkin düzenlemelere de aykırılık teşkil etmektedir.
Kamu İdaresi tarafından açık halde bulunan icra dosyalarının Ulusal Yargı Ağı Projesi üzerinden de incelemelerinin devam ettiği, borçlu firmaların yarısına yakının iflas veya ticaret sicilinden terkin durumda olduğu ya da firmaya ait hiç bir mal varlığının bulunmadığı; bu nedenle takip konusu alacakların tahsil kabiliyetinin olmadığı ifade edilmiştir. Ancak bu durumda, tahsil imkânı bulunmayan dosyalara yenileme masrafı yapılmaması için ödemeden aciz belgesi alınması işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Cevapta ayrıca 2025 yılı içerisinde, icra takibine başlanmadan önce firmalara gönderilen ihbarnamelere ilişkin tebligatların da elektronik sistem üzerinden gönderilmesi planlanlandığı ve bu kapsamda firmalar takip sürecine düşmeden kendileri ile iletişime geçilerek icra aşamasından önce tahsilatların sağlanmasının hedeflendiği de ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, ücreti mukabili sunulan hizmet bedellerinin peşin tahsil edilmesini sağlayacak, peşin tahsilinin mümkün ya da uygun olmadığı durumlar için de hizmet bedellerinin belirlenmiş süre içinde tahsilini güvence altına alacak sistem ya da mekanizmaların oluşturularak, hukuken tahsili imkânsız hale gelen alacakların takibinden vazgeçilmesi ve mevcut birikmiş alacakların takip ve tahsiline ilişkin süreçlerin de hızlı ve etkili şekilde işletilmesini sağlayacak tedbirlerin alınması gerekmektedir.