|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Germencik, İncirliova ve Köşk ilçe merkezlerinde atık su arıtma tesislerinin bulunmadığını ortaya koymuştur. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2. maddesi, su kaynaklarının korunması ve kirletilmesinin önlenmesi için su ve kanalizasyon idaresine çeşitli görevler vermektedir. Ayrıca, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 11. maddesi, atıkların uygun şekilde arıtılması ve bertaraf edilmesi yükümlülüğünü tesis ve işletmelere yüklemektedir.
Yapılan incelemeler sonucunda, belirtilen üç ilçe merkezinde atık su arıtma tesislerinin eksikliği nedeniyle Bakanlık tarafından bir idari ceza uygulanmıştır. Kamu İdaresi, Germencik ve Köşk ilçeleri için projelerin hazırlandığını ve İller Bankası A.Ş. aracılığıyla ihaleye çıkılacağını belirtirken, İncirliova için de DSİ Genel Müdürlüğü ile işbirliği yapılarak Aydın merkezine ileri biyolojik atık su arıtma tesisi kurulacağı ve atık suyun bu tesise taşınması için kolektör hattı inşa edileceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, çevre kirliliğinin önlenmesi ve sürdürülebilir bir altyapının sağlanması adına bu ilçe merkezlerinde acilen atık su arıtma tesislerinin kurulması gerekmektedir. |
BULGU: Bazı İlçe Merkezlerinde Atık Su Arıtma Tesisi Bulunmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi
Germencik, İncirliova ve Köşk ilçe merkezlerinde atık su arıtma tesislerinin bulunmadığı görülmüştür.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2’nci maddesinde, bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak su ve kanalizasyon idaresinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü” başlıklı 11’inci maddesinde; “Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler.
Atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve arıtılmış atıksuların bertarafının sağlandığı atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden; büyükşehirlerde 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunla belirlenen kuruluşlar, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, bunların dışında iskâna konu her türlü kullanım alanında valiliğin denetiminde bu alanları kullananlar sorumludur” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 20’inci maddesinin (f) bendinde ise; “11’inci maddeye göre kurulması zorunlu olan atık alım, ön arıtma, arıtma veya bertaraf tesislerini kurmayanlar ile kurup da çalıştırmayanlara 60.000 Türk Lirası (1.671.844 TL) idarî para cezası verilir” denilmektedir.
Bahsedilen mevzuat hükümlerinde, yerleşim yerlerinde kentsel atık su arıtma tesisi kurma, bakım, onarım ve işletilmesinden sorumlu büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idarelerinin sorumlu olacağı belirtilmiştir. Yapılan incelemelerde, üç ilçe merkezinde kentsel atık su arıtma tesislerinin bulunmadığı, bu sebeple Bakanlık tarafından İdareye bir ilçe için ceza kesildiği tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi göndermişolduğu cevapta bulgu konusu hususu kabul etmiş olup Germencik ve Köşk ilçeleri için projelerin hazırlandığını ve İller Bankası A.Ş. tarafından ihaleye çıkılacağını, İncirliova ilçesi için ise DSİ Genel Müdürlüğü ile yapılan protokol kapsamında Aydın ili merkezine ileri biyolojik atık su arıtma tesisi yapılacağını ve İncirliova-Aydın arasına yapılacak kolektör hattı ile atık suyun merkez ileri biyolojik atıksu arıtma tesisine taşınmasının planlandığını ifade etmiştir.
Sonuç olarak, çevre kirliliğinin önlenmesi ve gerekli tedbirlerin alınması adına söz konusu ilçe merkezlerinde atık su arıtma tesislerinin kurulup ilçede oluşan atıksuların arıtılması gerekmektedir.