ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, bazı iş yerlerinin çevre temizlik vergisi mükellefiyetlerinin bulunmadığı tespit edilmiştir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 44. maddesi, belediye sınırları içinde yer alan konut ve iş yerlerinin çevre temizlik vergisine tabi olduğunu belirtmektedir. Bu vergi, her yıl Ocak ayında tahakkuk ettirilmekte ve emlak vergisi taksit sürelerinde ödenmektedir. Ayrıca, su tüketim miktarına göre hesaplanan bu vergi, su faturalarında gösterilerek tahsil edilmektedir.

Denetim sırasında, İdarenin kiraya verdiği 32 iş yerinden 22’sinin çevre temizlik vergisi mükellefiyetinin tesis edilmediği ve dolayısıyla bu vergilerin tahsil edilemediği ortaya çıkmıştır. Ancak, denetim bulguları üzerine İdare, söz konusu iş yerlerine mükellefiyet tesis ettiğini ve kayıt altına aldığını bildirmiştir.

Sonuç olarak, İdarenin çevre temizlik vergisi mükellefiyetlerinin belirlenmesi ve bu vergilerin tahsil edilmesi için gerekli adımları atması önem arz etmektedir. Bu süreç, hem yerel yönetimlerin gelirlerini artıracak hem de çevre hizmetlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır.

BULGU: Bazı İş Yerlerinin Çevre Temizlik Vergisi Mükellefiyetlerinin Bulunmaması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İdarenin yetki ve görev alanında faaliyette bulunan iş yerlerinden bir kısmının çevre temizlik vergisi mükellefiyetlerinin bulunmadığı görülmüştür.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 44’üncü maddesinde, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların çevre temizlik vergisine tabi olduğu, iş yerleri ve diğer şekilde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisinin maddede belirtilen tarifeye göre alınacağı ve büyükşehirlerde %25 artırımlı uygulanacağı, bu verginin belediyelerce binaların tarifedeki derecelere intibak ettirilmesi üzerine her yılın Ocak ayında yıllık tutarı itibarıyla tahakkuk etmiş sayılacağı, tahakkuk eden bu verginin her yıl emlak vergisinin taksit sürelerinde ödeneceği, bu maddede yer alan tutarların her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağı ve bu tutarların belirlenmesinde, vergi tutarlarının yüzde beşini aşmayan kesirlerin dikkate alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer yandan Kanun’un aynı maddesinde, su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle hesaplanan çevre temizlik vergisinin, su faturasında ayrıca gösterilmek suretiyle tahakkuk etmiş sayılacağı; bu suretle tahakkuk eden verginin, su tüketim bedeli ile birlikte belediyelerce tahsil edileceği; su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlardaki çevre temizlik vergisinin ise 2560 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulan su ve kanalizasyon idarelerince tahsil edileceği; ayrıca, büyük şehir belediye sınırları içinde bulunan belediyelerin kendileri tarafından tahsil edilen çevre temizlik vergisinin yüzde yirmisinin büyük şehir belediyelerine aktarılacağı ifade edilmiştir.
Mezkûr mevzuat hükümlerine göre, büyükşehirlerde su aboneliği olmayan ve su ve kanalizasyon idarelerince takip edilmeyen iş yerlerinin çevre ve temizlik vergisinin ilçe belediyelerince takip edilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemede, faal durumda olan iş yerlerinden, örnek olarak seçilen İdarenin kiraya verdiği 32 adet iş yerlerinden 22 tanesi için çevre temizlik vergisi mükellefiyeti tesis edilmediği dolayısıyla da söz konusu vergilerin tahsil edilemediği tespit edilmiştir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine İdare tarafından, söz konusu iş yerlerine mükellefiyet tesis edildiği ve kayıt altına alındığı ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, İdarenin çevre ve temizlik vergisi mükellefi iş yerlerinin tespiti ve söz konusu verginin alınması için gerekli olan çalışmaları yapması gerekmektedir.