|
ÖZET: Bazı belediye şirketlerinde, çalışanlar ve aileleri için özel sağlık sigortası poliçelerinin şirket bütçesinden karşılandığı tespit edilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, hizmet akdi ile çalışanlar genel sağlık sigortalısı sayılmakta ve bu kişiler için SGK’ya prim ödenmektedir. Kamu kaynağı kullanmayan anonim şirketlerde ise, yalnızca üst düzey yöneticilere özel sağlık sigortası yapılabilmekte, ancak aile fertleri genellikle bu kapsamın dışında kalmaktadır. Aile fertleri için sigorta, çoğunlukla indirimli bedellerle çalışanlar tarafından karşılanmaktadır.
2024 yılı için yapılan denetimlerde, şirketin 205 kişi için özel sağlık sigortası yaptırdığı ve bu masrafların şirket bütçesinden karşılandığı belirlenmiştir. Şirket, bu uygulamanın iç mevzuatına uygun olduğunu ve çalışanların motivasyonunu artırmak amacıyla yapıldığını savunmaktadır. Ancak, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’ndaki düzenlemeler, sigorta primlerinin çalışanlar tarafından ödenmesini teşvik etmekte olup, şirket bütçesinden yapılan ödemelerin bu teşvikle bir ilgisi bulunmamaktadır. Sonuç olarak, kamu kaynaklarının kullanıldığı bu durumda, özel sağlık sigortası uygulamasının şirket menfaatine olmadığı değerlendirilmiştir. Şirketin, çalışanları için yaptığı bu harcamaların, ekonomik kullanma özenine aykırı olduğu düşünülmektedir. |
BULGU: Bazı Şirket Çalışanları ve Aile Fertleri İçin Yapılan Özel Sağlık Sigortası Bedellerinin Şirket Bütçesinden Karşılanması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirkette istihdam edilen bazı personel ile bunların aile fertleri için özel sağlık sigortası yaptırıldığı ve poliçe bedellerinin Şirket bütçesinden karşılandığı görülmüştür.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların, düzenleme kapsamında sigortalı sayılacakları hüküm altına alınmıştır. Kanun’un 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise; 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanların, genel sağlık sigortalısı sayılacakları düzenlenmiştir.
Bu itibarla, özel sağlık sigortası yaptırılan personel ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler, 5510 sayılı Kanunu’nun 60’ıncı maddesi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılmaktadır ve kendileri için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) genel sağlık sigorta primi ödenmektedir.
Kamu kaynağı kullanmayan anonim şirketlerde yönetici sıfatını haiz personel için özel sağlık sigortası ya da tamamlayıcı sağlık sigortası yapılabilmekte ve bu uygulama özel sektör işleyişi gereği teşvik unsuru olabilmektedir. Bu durumda dahi, kapsam üst düzey yönetici vasfını haiz personel ile sınırlandırılmakta olup genel olarak aile fertleri dikkate alınmamaktadır. Aile fertleri uygulamasında ise genel olarak, indirimli bedellerin personel tarafından karşılanması suretiyle sigorta yapılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Tacir olmanın hükümleri” başlıklı 18’inci maddesinde her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, kamu kaynağı kullanan Şirketin, kaynaklarını ekonomik kullanması konusunda özen yükümlülüğü de bulunmaktadır.
Yapılan incelemede, Şirket tarafından yapılan ve 01.01.2024-31.12.2024 dönemini kapsayan “2024 Yılı Grup Sağlık Sigortası Hizmeti Alım İşi” ihalesi kapsamında Şirket personeli (61 kişi), personel eşleri (56 kişi), personel çocukları (88 kişi) olmak üzere toplam 205 kişi için özel sağlık sigortası yaptırılarak bedelinin Şirket tarafından karşılandığı tespit edilmiştir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine Şirket tarafından özetle; özel sağlık sigortası yaptırılmasının Şirket iç mevzuatına uygun olduğu, Şirket çalışanlarına sağlanan bu imkânın, çalışma hayatı içerisinde yoğun iş temposu ile birlikte personellerinin yönetim ve denetim sorumluluğunu da üstlenmiş bulunan yönetici grubu ve aile üyeleri için yoğun çaba ve emekleri karşılığında bir teşvik unsuru olduğu, profesyonel anonim şirketlerde üst düzey yöneticilerin motivasyonlarını arttırarak şirketin menfaatine olacak şekilde daha etkin ve verimli olmalarını sağlamak amacıyla özel sağlık sigortası yaptırılabildiği, ayrıca 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89’uncu maddesi kapsamında, özel sağlık sigortası harcamalarının belirli şartlar altında gelir vergisi matrahından indirilebileceğinin düzenlendiği, madde hükmünden anlaşılacağı üzere Devletin özel sağlık sigortası yaptırılmasını teşvik ettiği belirterek herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığı ifade edilmiş olsa da;193 sayılı Kanun’da yer alan söz konusu düzenlemeler, ücretliler için getirilmiş olan ve sigorta primi ödemelerinin ücretlilerin kendisi tarafından karşılandığı teşvik düzenlemeleridir. Bu düzenlemelerin, şirket personelinin ve aile fertlerinin anılan sigorta bedellerinin şirketlerce ödenmesine yönelik bir teşvik unsuru içermediği ortadadır.
Sonuç olarak, kamu kaynağı kullanan Şirketin bazı yönetici ve personele Şirket bütçesinden özel sağlık sigortası yapılmasında Şirket menfaati bulunmadığı değerlendirilmektedir.