|
ÖZET: Yapılan denetimlerde, bazı şüpheli ticari alacaklar için karşılık ayrılmadığı belirlenmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesi, ticari ve zirai kazançların elde edilmesiyle ilgili şüpheli alacakları tanımlamakta ve bu alacaklar için değerleme gününde pasifte karşılık ayrılabileceğini belirtmektedir. Ayrıca, 1 Sıra No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği, şüpheli ticari alacakların tanımını yaparak, tahsili şüpheli hale gelen alacakların ilgili hesaplara kaydedilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Denetim sonucunda, şirketin 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabında 3.851.100,00 TL tutarında bir alacak için karşılık ayırmadığı tespit edilmiştir. Şirketin, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın özelgeleri ve Danıştay kararları doğrultusunda, dava açılan yıllarda karşılık ayrılabileceği ancak sonraki yıllarda bunun mümkün olmadığına dair bir görüşü bulunmaktadır. Ancak, Danıştay kararının yalnızca vergi düşürme ile ilgili olduğu ve karşılık ayrılmasına engel teşkil etmediği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, mevzuat gereği 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabında yer alan tutarlar için karşılık ayrılması, bu tutarların 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabında izlenmesi ve şüpheli ticari alacaklarla ilgili yasal süreçlerin tamamlanması önem arz etmektedir. |
BULGU: Bazı Şüpheli Ticari Alacaklar İçin Karşılık Ayrılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Yapılan incelemelerde; şüpheli hale gelen bazı ticari alacaklar için karşılık ayrılmadığı tespit edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Şüpheli alacaklar” başlıklı 323’üncü maddesinde;
“Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan ve 3.000 (20.000) Türk lirasını aşmayan alacaklar;
Şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.
(■■■)”
hükmü yer almaktadır.
26.12.1992 tarih ve 21447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Sıra No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nin “Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve Hesap Planı Açıklamaları” başlıklı ekinde 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabının; ödeme süresi geçmiş bu nedenle vadesi bir kaç defa uzatılmış veya protesto edilmiş, yazı ile birden fazla istenmiş ya da dava veya icra safhasına aktarılmış senetli ve senetsiz alacakları kapsayacağı belirtilmiştir. Buna göre tahsili şüpheli hale gelmiş olan alacaklar ilgili hesapların alacağı karşılığında bu hesaba borç yazılarak bu durumdaki alacaklar normal alacaklardan çıkarılır. Alacağın tahsili veya tahsil edilemeyeceğinin kesinleşmesi durumunda bu hesaba alacak kaydedilir.
Yine ilgili Tebliğ’de 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabının; şüpheli ticari alacaklar için ayrılan karşılıkları kapsayacağı belirtilmiş ve devamında hesabın işleyişine yer verilerek; hesaplanan karşılık tutarının 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabına alacak, 654 Karşılık Giderleri Hesabına borç olarak kaydedileceği; şüpheli alacağın tahsiline bağlı olarak, tahmin olunan zararın kısmen ya da tamamen gerçekleşmemesi halinde, gerçekleşmeyen kısmın 644 Konusu Kalmayan Karşılıklar Hesabına alacak, 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabına da borç kaydedileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca şüpheli ticari alacaklar; dava ve icra safhasında bulunan alacaklardan, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan, dava ve icra takibine değmeyecek küçük alacaklardan oluşmakta olup tahsili şüpheli hale gelmiş olan alacaklar için ihtiyaten karşılık ayrılabilmektedir. Vadesinde tahsil edilemeyen şüpheli alacaklar, kanuni yollara hangi dönemde başvurulmuş ise o dönemde şüpheli hale geleceğinden, karşılığın da söz konusu dönemde ayrılması gerekmektedir. Alacağın tahsili veya tahsil edilemeyeceğinin kesinleşmesi durumunda ise 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabına alacak kaydedilmelidir.
Yapılan incelemede; Şirket tarafından önceki yıllardan itibaren 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabında takip edilen 3.851.100,00 TL için karşılık ayrılmadığı görülmüştür.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine Şirket tarafından özetle; Gelir İdaresi Başkanlığı’nın verdiği özelgelerde ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 08.12.2006 tarih ve E.2006/291, K. 2006/334 sayılı kararında, dava ve icra safhasındaki bir alacağa dava açıldığı yıl karşılık ayırılabileceği, sonraki yıllarda karşılık ayrılamayacağının belirtildiği, söz konusu alacağa 2018 yılında dava açıldığı ve o yıl karşılık ayrılmadığı için artık karşılık ayırma işlemi yapılamadığı belirtilse de, söz konusu Danıştay Kararı, şüpheli alacağa karşı dava açıldığı yılda ayrılmayan karşılıkların vergiden düşülebilmesine yöneliktir, karşılık ayrılmasına yönelik bir engel teşkil etmemektedir.
Netice itibarıyla; 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabında yer alan tutarlar için mevzuat gereği karşılık ayrılması, ilgili tutarların 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabında izlenmesi ve şüpheli ticari alacaklarla ilgili yasal süreçlerin sonuna kadar işletilmesi gerekmektedir.