|
ÖZET: Belediye alacaklarının takip ve tahsil süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmediği, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ortaya konmuştur. Çevre temizlik, ilan ve reklam, emlak vergisi ile su ve taşınmaz kira alacakları gibi tahakkuk ettirilmiş alacakların vadesinde ödenmediği ve bu alacaklar için herhangi bir yasal takip sürecinin başlatılmadığı tespit edilmiştir. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Belediye Kanunu, bu alacakların tahsilinden sorumlu olanların görevlerini açıkça belirlemektedir. Ancak, mevcut durumda yasal süreçlerin işletilmemesi, alacakların zaman aşımına uğramasına yol açmaktadır.
Belediye kayıtlarında, toplam 1.761.079,51 TL tutarında vadesi geçmiş alacak bulunmakta olup, bunlardan 123.808,26 TL’sinin zamanaşımına uğradığı görülmektedir. Zamanaşımı, alacakların talep edilmesi için belirlenen sürelerin geçmesiyle ortaya çıkar ve bu durumda alacakların tahsil edilmesi hukuken imkânsız hale gelir. Ayrıca, zamanaşımına uğrayan alacaklar için açılacak davaların kaybedilmesi durumunda, belediye ek masraflarla karşılaşacaktır. Bu nedenle, alacakların zamanında tahsil edilmesi, kamu zararı riskini azaltmak adına büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak, belediyenin alacaklarının etkin bir şekilde takip edilmesi ve tahsil süreçlerinin zamanında başlatılması gerekmektedir. Bu süreçlerin ihmal edilmesi, hem kamu kaynaklarının kaybına hem de ilgili personelin sorumluluğuna yol açabilir. Belediyenin, alacaklarını zamanında tahsil ederek muhtemel gelir kaybını önlemesi ve yasal haklarını etkin bir şekilde kullanması kritik bir öneme sahiptir. |
BULGU: Belediye Alacaklarına Yönelik Takip ve Tahsil Süreçlerinin Etkin Olarak İşletilmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediye tarafından tahakkuk ettirilen çevre temizlik, ilan ve reklam, emlak vergisi ile su ve taşınmaz kira alacaklarından vadesinde ödenmeyenler ve zamanaşımına uğrayanlar bulunduğu ve bu alacakların tahsil edilmesi için herhangi bir yasal takip süreci işletilmediği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci maddesinde; her türlü kamu kaynağının elde edilmesinde görevli ve yetkili olanların, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olduğu ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorunda oldukları belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 60’ıncı maddesinde ise; ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinde; belediye başkanı, belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekle görevli ve yetkili kılınmıştır. Buna göre, belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekle görevli ve yetkili olanlar belediye başkanı ile mali hizmetler birimidir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde; belediyelere ait vergi, resim, harç, mahkeme masrafı, vergi cezası, para cezası, gecikme zammı ve gecikme faizi gibi alacakların bu Kanun’a tabi olduğu belirtilmiştir.
“Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54’üncü maddesi ile; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı ve aşağıda belirtilen yöntemlerden herhangi birinin tatbiki suretiyle cebren tahsil yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu yöntemler;
– Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,
– Amme borçlusunun borcuna yetecek miktarda mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi,
– Gerekli şartlar bulunuyorsa borçlunun iflasının istenmesidir.
“Ödeme emri” başlıklı 55’inci maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gerektiğinin ödeme emri belgesi ile tebliğ olunacağı belirtilmiştir. Ödeme emri belgesinde, borcun aslı ve ferilerinin mahiyeti ve miktarı, müddetinde ödenmemesi ve mal bildiriminde bulunulmaması durumunda borcun cebren tahsil edileceği ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, borçlunun gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı belirtilmektedir.
Mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içerisinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları için ödeme emri tebliğ edilmelidir. Kendisine ödeme emri gönderilen borçlu, mal bildiriminde bulunmadığı takdirde hapsen tazyik kararının alınması, mal bildiriminde bulunulması durumunda ise alacağın tahsili için haciz işlemlerinin başlatılması gerekmektedir.
Öte yandan, Belediyenin kira gelirleri ile sözleşme, haksız fiil ve haksız iktisaptan kaynaklanan alacakları için ise genel esaslara göre işlem yapıldığından, bu nitelikteki alacaklar hakkında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri geçerlidir.
6098 sayılı Kanun’un 315 ve 352’nci maddeleri ile 2004 sayılı Kanun’un 269’uncu maddesinde; kiralayanın, borcunu ödemeyen kiracısına karşı sahip olduğu haklara yer verilmiştir. Dolayısıyla borcunu ödemeyen kiracıya karşı Belediyenin kira alacaklarının tahsil edilmesi, sözleşmenin feshedilmesi ve kiracının tahliyesinin sağlanması gibi başvurabileceği yöntemler bulunmaktadır. Buna göre, taşınmaz kira alacaklarından zamanında ödenmeyenlerin takibi için 6098 sayılı Kanun ile 2004 sayılı Kanun hükümleri uyarınca hukuk servisine gerekli bildirimlerin yapılması ve hukuk servisince icra takibinin yapılması gerekmektedir.
Bununla birlikte, 6183 sayılı Kanun’un “Tahsil Zamanaşımı” başlıklı 102’nci maddesinde amme alacaklarının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden 5’inci yıl sonuna kadar tahsil edilmediği durumda zaman aşımına uğrayacağı ifade edilmiş, 103’üncü maddesinde de zamanaşımını kesen hallerin neler olduğu açıklanmış, ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip sonucu yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği zamanaşımını kesen haller olarak sayılmış ve kesilmenin rastladığı takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı hüküm altına alınmıştır.
6098 sayılı Kanun’un “Beş yıllık zamanaşımı” başlıklı 147’nci maddesinde ise; kira alacaklarında zamanaşımı hususu düzenlenmiştir. Buna göre beş yıl içinde tahsil edilmeyen kira alacakları zamanaşımına uğramaktadır.
Aynı Kanun’un 154’üncü maddesinde de; alacaklının, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurduğunda, icra takibinde bulunduğunda ya da iflas masasına başvurduğunda zamanaşımının kesileceği belirtilmiştir.
Belediyeye ait alacak kalemlerinden önemli bir kısmının 6183 sayılı Kanun kapsamında olduğu ve yukarıda (a) bendinde de belirtildiği gibi bu Kanun hükümleri doğrultusunda takip ve tahsil süreçlerinin işletileceği göz önüne alındığında, bu kapsamda söz konusu alacaklara ilişkin tahakkuk ve tahsil zamanaşımı sürelerinin beş yıl olduğu bilinmesi ve zamanaşımını durduran ve kesen süreçlerin takip edilmesi gerekmektedir. Alacakların bir kısmının ise su ve kira alacakları gibi genel hükümler çerçevesinde İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre takip edilmesi gereken alacaklar olduğu görülmekle birlikte, 6098 sayılı Kanun çerçevesinde on yıllık zamanaşımına (147’nci madde gereğince kira alacaklarında 5 yıl) tabi olduğu hususu gözetilerek benzer şekilde söz konusu alacaklara yönelik takip süreçlerinin de zamanaşımı kurumunun dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemede; Belediye kayıtlarında tahakkuk etmiş olarak yer alan ilan ve reklam, çevre temizlik ve emlak vergileri ile su ve kira alacaklarına ilişkin vadesi geçmiş toplam 1.761.079,51 TL (gecikme faizi dahil) alacağının bulunduğu, bu alacaklarından ayrıntısı aşağıda gösterildiği üzere toplam 123.808,26 TL’sinin (gecikme faizi dahil) zamanaşımına uğradığı, söz konusu alacakların tahsili için yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinde açıklanan herhangi bir takip sürecinin yürütülmediği, yasalardan kaynaklanana hakların kullanılmadığı tespit edilmiştir.
Yıllar itibariyle zamanaşımına uğrayan Belediye alacağı;
– 2024 yılında 25.641,47 TL,
– 2023 yılında 20.693,36 TL,
– 2022 yılında 24.218,49 TL,
– 2021 yılında 13.072,60 TL,
– 2020 yılında 40.182,34 TL’dir.
Zamanaşımı, bir davanın açılması veya bir hükmün yerine getirilmesi için kanunen belli olan sürelerin geçmesi; alacağın doğumunu takip eden ve kanunla belirlenmiş süre içinde alacaklının alacağını istememesi ya da alacağını tahsil etmek için borçluyu dava etmemesi nedeniyle alacak hakkını isteme ve dava açma hakkının ortadan kalkması şeklinde tanımlanabilir.
Zamanaşımına uğradıktan sonra Belediyece talep edilecek bu alacaklar, kişiler tarafından dava konusu edilebilecek, ancak süresi geçtiği için Belediye bu davaları büyük olasılıkla kaybedecektir. Dolayısıyla kaybedilen bu davalar ile ilgili olarak Belediye bu kez “vekâlet ücreti”, “yargılama gideri”, “harçlar” ve “dosyada yapılan diğer masraflar” gibi kalemleri ayrıca ödemek zorunda kalacaktır. Zamanaşımına uğramış bir borcun eksik borç haline dönüşeceği dolayısıyla borçlunun sadece kendi isteğiyle borcunu ifa ettiği zaman, borcun tahsil edilebileceği unutulmamalıdır.
Alacakların zamanaşımına uğratılmasının bir kamu zararı olduğu dikkate alındığında, bu durumda sorumluluk ve zararın tazmini hususları ortaya çıkmaktadır. Anayasa’nın 129’uncu maddesinin beşinci fıkrası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesi ile “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13’üncü maddesi, Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik’in 9, 10 ve 11’inci maddelerinde sırasıyla yer alan “Amirlerin sorumlulukları”, “Zararların takibi ve yapılacak işlemler” ve “İdarenin rücu hakkı” başlıklı maddelerinde bu konularda düzenlemeler yapılmıştır.
Herhangi bir kamu görevlisinin kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır. Memurlarca verilen zararların miktarının tespiti ve ilgililerden tahsili konusunda yapılacak işlemlerin zamanında ve eksiksiz yürütülmesinden, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirleri müteselsilen sorumludurlar.
Dolayısıyla alacağının zamanaşımına uğraması nedeniyle tahsilinin imkânsız hale gelmesinde sorumluluğu bulunan personel bu alacaklardan sorumludur. Belediye gerekli incelemeyi yaparak, alacağın zamanaşımına uğratılmasına neden olan personelden bu alacağı tahsil etmelidir.
Belediyenin, alacaklarının tahsilini süresi içinde gerçekleştirmesi, vadesi geçen her alacak için zamanaşımını kesecek veya durduracak işlemler yapması ve en nihayetinde zamanaşımı süresi dolmadan tahsilatı gerçekleştirerek, muhtemel gelir kaybının önüne geçmesi gerekmektedir.