Belediye Şirketleri Açısından Özellik Arz Eden Konular

1. Giriş

Belediye hesaplarında bulunan alacakların zamanaşımı süreleri, bu kıymetlerin tabi olduğu kanuna göre değişiklik göstermektedir. Yani alacaklar için tek bir zamanaşımı süresinden bahsetmek mümkün değildir.

Yazımızda belediye alacakları açısından zamanaşımı sürelerini ve türlerini, tabi oldukları mevzuat çerçevesinde kısaca açıklayacağız.

2. Zamanaşımı Nedir, Çeşitleri Nelerdir

Konumuz açısından zamanaşımı; alacaklının alacağını talep etme hakkının, mevzuatta belirtilen sürenin dolmasıyla ortadan kalkması şeklinde tanımlanabilir.

Zamanaşımı türlerini alacaklıdan beklenen eylemler çerçevesinde tespit ve tahsil zamanaşımı süreleri olarak ikiye ayırmak mümkündür.

Tespit zamanaşımı; alacağın var olduğunun belirli bir süre öğrenilmemesi ya da ortaya konulmaması durumunda; bu sürenin geçmesiyle alacak öğrenilse ya da ortaya konulsa da zamanaşımın gündeme gelmesi durumudur. (Örneğin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen tarh (tahakkuk) zaman aşımı süresi)

Tahsil zamanaşımı ise; alacağın belirli bir süre geçtikten sonra, borçlunun kendi rızası ile ödemesi hariç, tahsil edilememesi durumudur. (Örneğin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da düzenlenen tahsil zamanaşımı)

Tespit ve tahsil zamanaşımı ayrımı yalnızca 213 ve 6183 sayılı Kanunlar açısından söz konusu olmayıp, ilgili mevzuatında bir zamanaşımının belirli bir süre içinde öğrenilmeye ya da tahsile bağlanması durumunda, bu ayrım geçerli olacaktır.

Bu konuda herhangi bir ayrım yapılmadığı durumda ise mevzuatta belirtilen zamanaşımı süresi tahsil zamanaşımı olarak değerlendirilecektir.

3. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Kapsamında Olan Alacaklarda Zamanaşımı Süresi

6183 sayılı Kanun ile 213 sayılı Kanun’un aynı başlık altında ele alınmasının sebebi, anılan kanunların kapsamlarının aynı olmamakla birlikte kesişmesi ve bu iki kanunda yukarıda da değinildiği üzere, tarh ve tahsil olmak üzere iki ayrı zamanaşımı düzenlemesinin bulunuyor olmasıdır.

Tarh zamanaşımı süresi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre vergi alacağı, doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve ilgiliye tebliğ edilmemesi durumunda zamanaşımına uğrayacaktır.

Tahsil zamanaşımı süresi ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 102 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre Amme alacağı, vadesinin rastladığı yılı takip eden yılın başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacaktır.

Tarh ve tahakkuku 213 sayılı Kanun kapsamında yapılıp, tahsili 6183 sayılı Kanun’a göre gerçekleştirilecek belediye alacakları; doğdukları yılı takip eden yıldan itibaren beş yıl içinde tahakkuk ve tebliğ edilmezlerse artık bu işlem yapılamayacaktır.

Bu işlem süresinde yapılmakla birlikte, bu alacaklar vadelerini takip eden yıldan itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezlerse zamanaşımına uğrayacaklardır.

213 sayılı Kanun kapsamında tarh olunmamakla birlikte 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacaklarda ise, özel mevzuatlarında tespit zamanaşımı yoksa, yalnızca tahsil zamanaşımı söz konusu olacaktır.

4. Borçlar Kanununa Tabi Olan Alacaklarda Zamanaşımı Süresi

Borçlar Kanunu kapsamında doğan alacaklar, geri isteme hakkı olduğunun öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten başlayarak on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğramaktadır.

Anılan Kanuna göre zamanaşımı süresinin başlangıcı, alacağın vadesinin geldiği tarihten itibaren başlamaktadır. Alacağın vadesinin dolması bir bildirime bağlı ise zamanaşımı, bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işlemeye başlamaktadır.

5. Kamu Zararından Kaynaklanan Alacaklarda Zamanaşımı Süresi

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 74 üncü maddesinde;

Kamu zararından kaynaklanan alacağın, zarara sebep olan fiilin işlendiği yılı takip eden onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilmemesi durumunda zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir.

Anılan Kanun’a dayanılarak çıkartılan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te, yine Kanun’un 74 üncü maddesinde yer alan düzenleme doğrultusunda; kamu zararından doğan alacaklarda zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla, on yıl olduğu ifade edilmiştir.

Hükümden anlaşılacağı üzere, kamu görevlilerinin eylem ya da işlemlerinden kaynaklanan kamu zararının, bu eylemin gerçekleştiği yılı izleyen yıldan itibaren on yıl içinde tespit edilmemesi durumunda, kamu zararı alacak hakkı zamanaşımına uğrayacaktır.

Tespit yapıldıktan sonra, doğan kamu zararı alacaklarının yine on yıl içinde tahsil edilmemesi durumunda, tahsil zamanaşımı gerçekleşmiş olacaktır.

6. Özel Kanunlarındaki Hükümlere Tabi Olan Alacaklarda Zaman Aşımı Süresi

Belirtmek gerekir ki, belediye alacaklarının neredeyse yüzde 95’yi yukarıda sayılan mevzuat hükümleri kapsamında kalmaktadır. Ancak, bu hükümler kapsamında olmayıp özel kanunlardaki hükümlere tabi alacakların bulunması durumunda, bu alacaklar açısından zamanaşımı süreleri kendi kanunlarında belirtildiyse bu süreler geçerli olacaktır. Aksi durumda, yani özel bir zamanaşımı süresi belirtilmemesi durumunda, bu alacaklar için de genel hükümler (Borçlar Kanunu hükümleri) geçerli olacaktır.

7. Sonuç

Belediye alacaklarının zamanaşımı türleri belirtilerek, süreler; alacağın amme alacağı olması, borçlar kanununa tabi olması, kamu zararından kaynaklanması ya da özel bir kanunla belirlenmiş alacak türü olması durumlarına göre açıklanmıştır.

Bu çerçevede, özel kanunlardaki düzenlemeler hariç, belediye alacakları açısından iki, beş ve on yıllık zamanaşımı sürelerinin mevcut olduğu ortaya konulmuştur.


 

Yasal uyarı: Sistemde yer alan makale, içtihat ve diğer materyaller, kısmen ya da tamamen kopyalanarak diğer web site ya da uygulamalarda yayımlanamaz. Basılı yayınlarda yazar bilgisi ve (www.malimevzuat.com) adresi paylaşılarak kısmi alıntılama yapılabilir.