|
ÖZET: Belediye başkanının, belediyeye ait personel şirketinde müdür olarak atanması, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, belediye başkanının belediyeye karşı taahhütte bulunduğunu göstermektedir. 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 20’nci maddesi, il özel idareleri ve belediyelerin personel hizmet alımlarını belirli şartlar altında gerçekleştirmesine olanak tanımaktadır. Ancak, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda belediye başkanının görevleri arasında belediyeye ait şirketlerin yönetiminde yer alabileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ayrıca, aynı kanunun 28’inci maddesi, belediye başkanının görev süresi boyunca ve görev sona erdikten sonraki iki yıl boyunca belediye ve bağlı kuruluşlara karşı taahhütlerde bulunamayacağını belirtmektedir. Bu bağlamda, belediye başkanının personel hizmeti satın aldığı şirketin müdürü olarak atanması, hukuki açıdan sorunlu bir durum yaratmaktadır. Zira bu, belediye başkanını hem borçlu hem de alacaklı konumuna sokmakta ve bu durum, belediyenin yönetim yapısında çelişkili bir durum ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla, belediye başkanının bu tür bir görevlendirmeye tabi olmaması gerektiği sonucuna varılmaktadır. |
BULGU: Belediye Başkanının Belediyeye Ait Personel Şirketinde Müdür Olarak Görevlendirilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediye başkanının Belediyeye ait personel şirketinde müdür olarak görevlendirildiği, böylece bahse konu kimsenin belediyeye karşı taahhütte bulunduğu görülmüştür.
696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 20’nci maddesine göre il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinin personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerinin 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın doğrudan hizmet alımı suretiyle birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait ve halen bu kapsamda hizmet alımı yaptığı mevcut şirketlerinden birine, bu nitelikte herhangi bir şirket bulunmuyorsa münhasıran bu amaçla kurulacak bir şirkete gördürülebileceği hükme bağlanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinde de belediye başkanının görev ve yetkileri tahdidi olarak sayılmış ve bu yetkiler arasında belediyeye ait şirketlerin yönetiminde yer alabileceğine ilişkin herhangi bir hususa yer verilmemiştir.
Öte yandan anılan Kanun’un “Başkan ve meclis üyelerinin yükümlülükleri” başlıklı 28’inci maddesinde belediye başkanının görevi süresince ve görevinin sona ermesinden itibaren iki yıl süreyle, meclis üyelerinin ise görevleri süresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren bir yıl süreyle, belediye ve bağlı kuruluşlarına karşı doğrudan doğruya veya dolaylı olarak taahhüde giremeyecekleri, komisyonculuk ve temsilcilik yapamayacakları hususu düzenlenmiştir.
Belirtilen mevzuat hükümlerine göre, belediyelerin personel çalıştırılması hizmet alımlarını birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait ve halen bu kapsamda hizmet alımı yaptığı mevcut şirketlerinden birine, bu nitelikte herhangi bir şirketi bulunmuyorsa münhasıran bu amaçla kuracakları bir şirkete gördürebilecekleri, bu şekilde hizmet alımının yapıldığı şirketin belediyeye karşı doğrudan ya da dolaylı olarak taahhüde girmiş olacağı hususu dikkate alındığında ise belediye başkanlarının söz konusu şirketlerin yönetim kademelerinde görev yapamayacakları hukuki bir zorunluluktur.
Yapılan incelemede, belediyenin personel hizmeti satın aldığı şirketinin müdürü olarak belediye başkanının görevlendirildiği, söz konusu kimsenin bu şekilde belediyeye karşı taahhüde girmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durum belediyenin üst yöneticisi olan ve bu yönüyle belediyeyi temsile yetkili olan belediye başkanını aynı zamanda belediyeye hizmet sunmakla yükümlü olan şirketin yöneticisi olması sonucunu doğurmakta, yine bu kimseyi bir hukuki ilişkinin hem borçlusu hem de alacaklısı yapmaktadır.
Bu itibarla belediye başkanının söz konusu şirketin müdürü olarak görevlendirilmemesi gerekmektedir.