| Danıştay 1. Dairesi Esas : 1986/232 Karar : 1986/259 Tarih : 06.06.1986 |
|
……. Belediye Meclisinin 10.4.1986 günlü kararının iptali isteğine ilişkin Belediye Başkam ve 6 meclis üyesi tarafından 1580 sayılı Belediye Kanununun 73 üncü maddesine dayanılarak yapılan itiraza ilişkin 10.4.1986 günlü dilekçeyle bu konudaki Valilik görüşü, İçişleri ”Bakanlığının 9.5.1986 günlü ve 521.86.37.18/23724 sayılı yazısıyla Danıştay Bakanlığına gönderilip Dairemize havale edilmiş olmakla incelendi. 10.4.1986 günlü itiraz dilekçesinde aynen: “1. Belediye Meclisi 10.4.1986 günü saat 10.00 da ekte sunulan gündem gereğince toplanmıştır. 2. Gündemin 5. maddesinin görüşülmesine sıra geldiğinde A.A. ve arkadaşlarınca verilen önerge ile Belediye Başkanı A.K.”nin sanık olduğu Ağır Cezadaki zimmetle ilgili davanın duruşmasında müdahil olarak Belediyeyi Meclis Üyelerinden N.Ş.”nin temsil etmesi ve onun tayin edeceği vekil tarafından takibi önerilmiştir. Oturum başkanı olan Belediye Başkanı A.K. ise bu önerge üzerine Belediyenin kadrolu ve devamlı Avukatı bulunduğunu, Belediyenin bütün davalarının ve hukuki işlemlerinin bu kadrolu ve devamlı avukat tarafından takip edildiğini, söz konusu davanın da Belediye Avukatı tarafından yürütülebileceğini, bunun dışında başka bir Meclis üyesine bu konuda yetki verilmesinin kanunlara göre mümkün olmadığını, Belediye Meclisinin de böyle bir karar vermesinin kanuna uygun olmayacağını bildirmiştir. Üyelerden N.Ş. ve S.K. buna karşılık (Belediye Avukatına güvenmiyorum) şeklinde beyanda bulunmuşlar ve gündemde görüşülecek başka madde bulunmadığı cihetle, bu konuda da oylama yapılamayacağından başkan Belediye Meclisinin olağan üstü toplantısını kapattığını bildirmiş ve divan üyeleriyle birlikte toplantı salonundan ayrılmıştır. 3. Belediye Meclisinin 9 üyesi kendi aralarında özel olarak bir tutanak tanzim etmişler ve ekte sunulan, bir nüshası da Başkanlığa verilen tutanakta bu dokuz üye, Belediye Başkanı A.K.”nın sanık olduğu Ağır Cezadaki zimmet davasında Belediyeyi Meclis Üyesi N.Ş.”nin temsil etmesi için yetkili kılınmasına ve kendisine vekil tayin etme yetkisinin de verilmesine dair karar aldıklarını yazarak imzalamışlardır. 4. Bu tutanağın Belediye Meclisi kararı olarak nitelendirilemeyeceği açıktır. Kanunda Belediye Meclisinin nasıl toplanacağı ve nasıl karar alacağı belirtilmiştir. Üyelerin bir kısmının özel olarak bir konuda anlaşıp tutanak tanzim etmeleri o anlaşma ve tutanağı Belediye Meclisi kararı mahiyetini veremez. 5. Durumu saygıyla bilginize sunarken bizce hukuken Belediye Meclisince, davada Belediye hükmü şahsiyetini temsil için N.Ş.”e verilmiş bir yetki olmamasına rağmen, dokuz üyenin özel tutanağı Belediye Meclisi kararı gibi mütalaa edildiği takdirde 1580 sayılı kanunun 73. maddesi gereğince itiraz etmekteyiz ve bu yazımızın itiraz olarak kabulünü diliyoruz. 6. Gerçekten, Belediye Meclisinin Belediyenin daimi ve kadrolu Avukatı varken, üyelerden birisine Belediye hükmü şahsiyetini temsil ve onun da dışarıdan başka vekil tayin etme yetkisi vermesine imkan veren bir kanun hükmü mevcut değildir. Bu dokuz imzalı tutanak Belediye Meclisi kararı niteliğinde olsaydı dahi kanuna aykırı olurdu. Valilik Makamınca, bu tutanak Meclis kararı olarak değerlendirildiği takdirde 1580 sayılı kanunun 73. maddesi gereğince işbu yazımızın itiraz olarak kabulü ile gereğine emirlerinizi saygıyla dileriz.” denilmekte olup, ……. Valiliğinin 16.4.1986 günlü ve Öz. İd. Md. B. 1/412 sayılı yazısında da aynen: “İlimiz ……. Belediye Başkanlığı, örneği ekte sunulan 10.4.1986 tarih ve 216 sayılı yazılarıyla, 10.4.1986 günü yapılan olağanüstü Belediye Meclisi toplantısında, toplantı gündeminin 5 nci maddesine dayalı olarak Meclis Başkan Vekili ile 8 arkadaşının müştereken aldıkları karara itiraz etmektedir. İtiraz edilen karar örneği ekte sunulmuştur. İtiraz edilen kararın incelenmesinde, yasanın getirdiği usul ve esasa uygun olarak alınmış bulunan kararın uygulanması valiliğimce sakıncalı bulunduğundan, 1580 sayılı yasanın 73 üncü maddesine göre tatbik ve icrası ertelenmiştir. 14.4.1986 gün ve 376 sayılı yazı ile Belediyesine bildirilmiştir. 1580 sayılı yasanın 58 inci maddesi “Belediye Meclisine Belediye reisi riyaset eder. Reis bulunmadığı takdirde reis vekili reislik vazifesini yapar” hükmünü getirmiştir. Belediye Meclisi, Belediye Meclis Başkanlık divanınca yönetilmesi esastır. 1580 sayılı yasanın 60 ncı maddesinde Belediye Reisi, Belediye Meclis Reisi olarak ne zaman meclis reis vekiline bırakacağını belirtmiştir. Belediye Meclisinin olağanüstü toplantısına ait gündemin son maddesi olan 5 inci madde görüşülerek gündemde başka konu kalmadığı Belediye Başkanı tarafından belirtilerek oturum kapatılmıştır ve divan başkanı, kâtipleri ile bir kısım Meclis üyesi salondan çıkmışlardır. Ancak salonda kalan Meclis Başkan Vekili ile 8 meclis üyesi divanı teşekkül ettirmeden toplantıyı devam ettirerek, adliyeye intikâl etmiş olan bir davada, Belediyeyi temsilen meclis üyesi N.Ş.”nin mahkemeye müdahil olarak katılması ve gerektiğinde vekil tutmasına yetki verilmesi şeklinde karar alınmıştır. Mevcut divan olmadığından 9 meclis üyesinin imzaladığı bir tutanak tanzim edilmiştir. Oysa 1580 sayılı yasanın 67 nci maddesinde “Meclis müzakeratını kayda mahsus olan zabıtname her müzakereyi müteakip meclis reisi ve Meclisçe azalar arasında müntehap kâtipler tarafından imza olunur” hükmü getirilmiştir. Belediye Meclislerinin Çalışma Usulüne Dair Talimatnamenin 22 nci maddesinde “Meclis Tutanaklarının İmzası” başlığı ile meclis kararları reis veya reis vekillerinden biri ile kâtiplerden biri tarafından imza olunur, hükmü getirilmiştir. İtiraz konusu olan Belediye Meclis Kararında; 1580 sayılı yasanın 67 nci maddesine ve Belediye Meclisleri Çalışma Usulüne Dair Talimatnamenin 22 nci maddesine uyulmamıştır. Zira 9 meclis üyesinin imzaladığı kararda usulüne uygun olarak meclis divanı oluşturulmamış karar yalnızca “tutanak” başlığı altında yazılmış ve üyelerin tamamınca imzalanmıştır. Yukarda açıklandığı üzere yasa ve yöntemlere uyulmadan alınmış bulunan ve Belediye Başkanlığınca itiraz edilen kararın iptalinin gerekeceği kanaatine varılmıştır. Gereğine müsaadelerinizi arz ederim” denilmektedir. Gereği görüşülüp düşünüldü: 1580 sayılı Belediye Kanununun 58 inci maddesinin birinci fıkrasında, belediye meclisine belediye başkanının başkanlık edeceği belirtildikten sonra, ikinci fıkrasında, belediye başkanının bulunmadığı hallerde başkanlık görevini başkan vekillerinin yapacakları, 60 inci maddesinde ise belediye başkanının bir yıllık faaliyetine ilişkin raporun görüşülmesi sırasında meclise başkan vekilinin başkanlık edeceği hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Yasanın 67 nci maddesinde de belediye meclisi görüşme tutanaklarının, her görüşme sonunda, meclis başkanı ve üyeler arasından seçilmiş kâtiplerce imzalanacağı öngörülmektedir. Olayda, ……. Belediye Meclisinin gündemde belirtilen konuların tartışmasından sonra Belediye Başkanınca oturumun kapatıldığı, tutanakların imzasından sonra Meclis Başkanı ve Kâtiplerin toplantı salonundan çıktığı, böylece meclis görüşmelerinin sona erdiği, ancak, meclis üyelerinin çoğunluğunun Meclis Başkan Vekilinin Başkanlığında, Meclis kâtipleri de bulunmadan toplantıyı sürdürerek itiraz olunan kararı aldıkları anlaşılmıştır. Bu durumda itirazın kabulüyle yukarıda belirtilen Yasa hükümlerine aykırı bulunduğu açık bulunan ……. Belediye Meclisinin itiraz konusu 10.4.1986 günlü ve ……. sayılı kararının bozulmasına, dosyanın Danıştay Başkanlığına sunulmasına 6.6.1986 gününde oybirliğiyle karar verildi. |
| ÖZET: Danıştay 1. Dairesi, 10.04.1986 tarihli Belediye Meclisi kararının iptali için yapılan itirazı incelemiştir. İtiraz, Belediye Başkanı A.K. ve bazı meclis üyeleri tarafından, meclis toplantısının usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle yapılmıştır. Toplantıda, başkanın oturumu kapatmasının ardından, bazı üyeler tarafından alınan kararın geçersiz olduğu belirtilmiştir. Danıştay, 1580 sayılı Belediye Kanunu’na aykırı olarak alınan bu kararın iptaline ve dosyanın Danıştay Başkanlığına sunulmasına oybirliğiyle karar vermiştir. |