Belediye Şirketleri Açısından Özellik Arz Eden Konular

Belediyeler giderlerini karşılamak üzere, merkezi idareden aktarılan vergi payları dışında, mevzuatın verdiği yetkiye dayanarak kendi öz gelirini de elde etmektedirler.

Belediye gelirlerinin nelerden oluştuğu 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59 uncu maddesinde sayılmıştır. Buna göre belediye gelirleri;

a) Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları,

b) Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar,

c) Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler,

d) Taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler,

e) Belediye meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler,

f) Faiz ve ceza gelirleri,

g) Bağışlar,

h) Her türlü girişim, iştirak ve faaliyetler karşılığı sağlanacak gelirler, ve

i) Diğer gelirler’den oluşmaktadır.

A) BELEDİYE GELİRLERİNİN DAYANAK HÜKÜMLERİ

Belediyelerin elde edilecekleri gelirler Kanun’da genel itibariyle tasnif yöntemi ile sayılmakla birlikte, bu gelirlerin her birinin dayandığı ayrı bir mevzuat düzenlemesi bulunmaktadır.

Belediyelere ilişkin vergi, resim, harç ve katılma payları; emlak vergisi hariç 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda düzenlenmiş; emlak vergisi ise 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda düzenlenmiştir.

Belediyelere Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılacak paylar, 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun hükümleri ile düzenlenmiştir.

Taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun mülkiyet ve sınırlı ayni haklar kapsamında belediyelere tanıdığı yetkilerden kaynaklanmakta olup, bu varlıklardan gelir elde edilmesi usulü 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda düzenlenmiştir.

Belediye meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler, yine 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda düzenlenmiştir. (Kanun’un “Ücrete tabi işler” başlıklı 97 nci maddesi kapsamında)

Faiz ve ceza gelirlerinin ise dayandığı birçok mevzuat hükmü bulunmaktadır. Vergi, resim ve harçlar ile katılma paylarına ilişkin faizler 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (gecikme zammı) ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda (gecikme faizi) düzenlenmiştir. Diğer Faiz gelirlerine ilişkin olarak ise genel olarak, karşı tarafın tacir olup olmamasına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ya da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanmaktadır. Ceza gelirleri, vergi cezaları açısından yine 213 sayılı Kanun’da düzenlenmektedir. Diğer idari para cezaları ise 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu gibi birçok kanunun ilgili hükümlerinde düzenlenmiştir. İdari para cezalarına ilişkin usul düzenlemesi 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda yapılmıştır.

Belediyelerin bağış gelirleri, doğrudan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili hükümleri ile düzenlenmiştir. (Madde 18/g ve 38/l)

Belediyeler 5393 sayılı Kanun’un 70 inci maddesi kapsamında; kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, şirket kurabilmektedirler. Ayrıca 71 inci maddesi kapsamında, özel gelir ve gideri bulunan hizmetlerini Çevre ve Şehircilik Bakanlığının izniyle bütçe içinde işletme kurarak yapabilmektedirler. Bütçe içi işletmelerden elde edilecek gelirlerin dayanağı doğrudan 5393 sayılı Kanun olmakta; iştiraklerden elde edilecek temettülerin dayanağı ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu olmaktadır.

Belediyelerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacakları ya da 2886 sayılı Kanun’dan kaynaklanan ecrimisil alacakları gibi çeşitli gelirleri de bulunmaktadır. Dolayısıyla ilgili mevzuatından kaynaklanan diğer gelirin bulunduğu durumlar için 5393 sayılı Kanun, belediye gelirlerini sayarken diğer gelirler başlığını da açmıştır.

B) BELEDİYE GELİRLERİNİN TAKİP USULÜ AÇISINDAN AYRIMI

Mevzuatımızda alacakların takibi bakımından iki farklı sistem benimsenmiştir. Bunlardan ilki kamu alacakları için düzenlenmiş olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yürütülen takip usulü iken, diğer takip yöntemi 2004 sayılı İcra İflas Kanunu hükümlerin göre yürütülen genel takip sistemidir.

Genel takip mevzuatı 2004 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde belirlendiğinden, belediye gelirinden kaynaklanan alacağın 6183 sayılı Kanun’a göre takip edilebilmesi için, o alacağın 6183 sayılı Kanun’un kapsamında olduğunun belirtilmiş olması ya da kendi mevzuatında 6183 sayılı Kanun’a göre takip edileceğinin ifade edilmiş olması gerekmektedir. Aksi durumda ilgili alacak 2004 sayılı Kanun çerçevesinde tahsil edilebilecektir.

6183 sayılı Kanun’un kapsam maddesine aşağıda yer verilmiştir;

“Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.”

Dolayısıyla, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’ndan kaynaklanan vergi, resim ve harçlar ile katılma payları ile bunlara ilişkin cezaların, gecikme zammı ve faizinin takibi 6183 sayılı Kanun çerçevesinde yapılacaktır.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97 nci maddesi kapsamında belediye meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretlerden kaynaklanan alacaklar, 2004 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilecektir.

Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar açısından bakıldığında, bu gelir kalemi her ne kadar genel vergi gelirleri içinden aktarılıyor olsa da belediyeler açısından bir vergi alacağı niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla bu paylar belediyeler açısından amme alacağı niteliğinde olmayıp, genel takip yoluna tabidirler.

Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler, yapılacak ödemenin türüne göre farklılık gösterecektir. Örneğin özel bütçeli bir idarenin belediyeye yapacağı ödeme vergi borcu ise alacak 6183 sayılı Kanuna göre takip edilecek, kira alacağı ise 6098 ve 2004 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilecektir.

Taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde edilecek gelirlerden kaynaklanan alacaklar amme alacağı niteliğinde olmadığından, bu alacaklar 2004 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilecektir.

Amme alacağı niteliğindeki gelirlere ilişkin faiz ve cezalar amme alacakları arasında sayılmıştır. Belediyeler tarafından uygulanan idari para cezaları ise 6183 sayılı Kanun kapsamında amme alacağı olmasalar da 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17 nci maddesi hükmü gereği 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilecektir.

Belediyelere yapılan şartlı ve şartsız bağışlar, her ne kadar gönüllülük esasına göre yapılsalar da, bağış şartları gerçekleştikten sonra bağış beyanından / sözleşmesinden kaynaklanan vaatler, belediyeler açısında takibi gerekli alacaklar niteliği taşımaktadır. Bu alacakların takibi 2004 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacaktır.

Belediyelerin bütçe içi işletmeleri ya da iştirakleri aracılığı elde ettikleri gelirleri amme alacağı olmayıp, özel gelir niteliği taşıdıklarından, bu gelirlerin takibi de 2004 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacaktır.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nda belirtilen “Diğer gelirler” yukarıda da belirtildiği üzere torba kategori olup, bu kategoriye giren her bir gelir ayrı olarak değerlendirilecektir. Örneğin belediyelere karşı haksız fiillerden kaynaklanan tazminat alacakları 2004 sayılı Kanun çerçevesinde takip edilecekken; bu kategoride yer alan ecrimisil gelirleri 2886 sayılı Kanun’un 75 inci maddesi hükmü gereği 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilecektir.

Ecrimisil örneğinden de görüleceği üzere, bir gelirden kaynaklanan alacak 6183 sayılı Kanun kapsamında amme alacağı niteliği taşımasa da, kendi mevzuatında 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği belirtildiyse, amme alacakları için belirlenen usule göre tahsil olunmaktadır.

Malimevzuat.com