| 1. Daire 1985/261 E. 1985/266 K. |
|
……. Belediye Başkanlığı makamının boş sayılıp sayılamayacağı hususundaki duraksamanın giderilmesi amacıyla istişari düşünce istemine ilişkin olan Başbakanlığın 5.11.1985 günlü ve Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü K.K. Gn. Md. 18/174-275/06324 sayılı yazısında aynen: “……. İli ……. İlçesi Belediye Başkanlığına seçildikten sonra ……. Sıkıyönetim Komutanlığı 1 nolu Askeri Mahkemesince mahkum edilen ve hakkında gıyabi tevkif müzekkeresi çıkarılan Belediye Başkanının, o tarihte görevini terk edip geriye dönmemesi ve cezanın da kesinleşmemiş olması dolayısıyla, belediye başkanlığı makamının boşalmış sayılıp sayılmayacağı konusunda düşülen tereddütle ilgili olarak İçişleri Bakanlığı”ndan alınan ilgi yazısının sureti ekte gönderilmiştir. Yazıdan anlaşılacağı gibi, 1580 sayılı Kanunun kendisine yüklediği görevlerden bir kısmını genel idarenin memuru sıfatıyla, bir kısmını belediyenin en büyük mülki amiri olarak ve bir kısmını da belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi bulunması dolayısıyla yerine getirmek durumunda olan bir belediye başkanı hakkında, uzun bir süredir görevinin başında bulunmayışı ve bulunacağının da şüpheli olması sebebiyle mezkur Kanunun 54 üncü maddesinde öngörülen mekanizmayı işletmek isteyen idari vesayet makamının bu teşebbüsü, Belediye Meclisinin, belediye başkanının yeterliliği kararından ötürü sonuçsuz kalmıştır. 1580 sayılı Belediye Kanunu, belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması için mevcudiyeti lüzumlu sebebi veya sebepleri açıkça ve müşahhas olarak tayin ve tespit etmemiştir. Her ne kadar Meclisin, belediye başkanının icraatının yeter derecede olup olmadığını serbestçe takdir edeceği söylenebilirse de, kifayet veya ademi kifayet kararlarının “sebep” unsuru bakımından takdiri tasarruflar olmadığı düşünülmektedir. Zira, belediye meclisleri ile belediyenin icra uzvu olan başkan arasındaki münasebet, siyasi heyetlerle icra organları arasında olduğu gibi takdiri bir itimat rabıtası değil, kanuni hükümlerle tanzim edilmiş idari bir durumdur. Bunun sonucu olarak, belediye meclisinin başkan hakkında karar verirken, bir takım geçerli sebeplere dayanması ve bu sebeplerin de hakikatlere uyması gerekmektedir. Bu itibarla, kanuni görevini makbul bir özüre müstenit olmaksızın yerine getirmekten kaçınmış bulunan bir Belediye başkanı hakkında ilgili Meclisçe alınmış bulunan yeterlilik kararındaki sebep unsurunun, gerçekleri yansıtmadığı düşünülmektedir. İdarenin her tasarrufu gibi, belediye meclisi kararlarının da umumi menfaat mülahazasıyla ve gerçek bir ihtiyacı karşılamak maksadıyla alınması gerekirken, bahse konu hadisede hususi menfaat sağlamak için hareket edildiği intibaını uyandıran bazı işaret ve emarelerin mevcut olduğu; bu durumun ise hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağını öngörerek, Devlet ve idare makamlarına bütün işlemlerinde kişiler arasında ayrım yapmadan Devlet faaliyetlerini yürütme mükellefiyeti yükleyen Anayasa”mızın 10 uncu maddesine ters düştüğü ve dolayısıyla bu idari tasarrufun maksat unsuru bakımından da sakat olduğu düşünülmektedir. İçişleri Bakanlığı”nın ilgi yazısı çerçevesinde konunun incelenerek; 1 – Belediye meclislerinin, belediye başkanları hakkında alabilecekleri kararların hukuki sınırları ile sorumlulukları hususuna açıklık getirilmesi, 2 – Bu hadisede sözü edilen başkanlık makamının boş olup olmadığı, ile ilgili olarak istişari görüşünüzün bildirilmesini rica ederim” denilmekte olup bu yazıya ekli İçişleri Bakanlığının 5.11.1985 günlü ve Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Şb. Md. 521.84.344.36/26866 sayılı yazısında da aynen: “25 Mart 1984 tarihinde yapılan mahalli idare seçimlerinde ……. İli ……. Belediye Başkanlığına seçilen …….. ……. Sıkıyönetim Komutanlığı 1 no.lu Askeri Mahkemesince TCK.nun 149/1 inci maddesi uyarınca cezalandırılmış 20.6.1984 tarihinden itibaren de hakkında gıyabi tevkif müzekkeresi çıkarılmış ise de cezası henüz kesinleşmemiştir. Aynı tarihlerde belediyenin işini takip gayesiyle ilçeden ayrılmış ve o tarihten beri de görevine dönmemiştir. Aramalara rağmen henüz yakalanmamış, mazeretini bildirir bir belge göndermemiştir. Belediye Meclisi, ……. Valisi tarafından 1580 sayılı Belediye Kanununun 54 ncü maddesi uyarınca olağanüstü toplantıya çağırılarak konu görüşülmüş ve fakat toplantıda belediye başkanının düşürülmesi hususu reddedilmiştir. Konunun incelenmesi ve soruşturulması için bir mülkiye müfettişi görevlendirilmiş ve müfettişlikçe hakkında soruşturmanın selametle yürütülmesi bakımından 1580 sayılı Kanunun 102 ve MMHK.nun 12 nci maddesi gereğince belediye başkanına işten el çektirilmiştir. Beledi Başkanı S.Y.”nin cezası kesinleşmediği için 1580 sayılı Kanunun 91 inci maddesi de henüz uygulanmamaktadır. 1580 sayılı Belediye Kanununda belediye başkanlarının görevine gelmediği takdirde yapılacak işlem hakkında bir hüküm de bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan açıklamalar ışığında 2972 sayılı Kanunun 29 ncu maddesinin (d) bendinde belirtilen, belediye başkanlığı herhangi bir nedenle boşalması hallerinde mülki amirin durumu derhal bildirmesi üzerine, ilçe seçim kurulunca söz konusu organ için yeniden seçim yapılmasına karar verileceği hükmüne dayanılarak belediye başkanlığının ……. ”da boşalmış kabul edilip edilmeyeceği hususunda tereddüte düşüldüğünden Danıştay”dan istişari mütalâa alınması hususu ilgi (a) yazımızla arz edilmiş ilgi (b) yazınızla da 1580 sayılı Kanunun çeşitli sebeplerle belediye başkanlığı görevini yerine getirmeyenler hakkında uygulanmak üzere kanuni tedbirler öngördüğü belirtilerek Danıştay”dan istişari mahiyette görüş alınmasının geni bir fayda sağlayacağının anlaşılamadığı belirtilmiştir. Konu hakkında 1580 sayılı Kanuna göre gerekli işlemlerin yapılması Valiliğine bildirilmiştir. Ancak, gerek ilgi (b) yazınız ekinde gönderilen Danıştay kararlarının anılan belediye başkanının durumuna uymaması ve gerekse durumun basında polemik konusu yapılması nedeniyle Bakanlığımızca tereddüte düşülen 2972 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin (d) bendi uyarınca ……. ”da belediye başkanlığının boşalmış sayılıp sayılmayacağı konusunda, Danıştay”dan istişari mütalâa alınmasını takdirlerinize arz ederim” denilmektedir. Gereği görüşülüp düşünüldü: 1 – Belediye meclislerinin belediye başkanlarıyla ilgili olarak alabilecekleri kararların niteliği sınırları ve hükümleri 1580 sayılı Belediye Kanununun 19.7.1963 günlü ve 307 sayılı Yasayla değiştirilen 61 inci ve 76 ncı maddelerinde düzenlenmiştir. Sözü edilen 61 inci maddede, belediye meclis üyelerinden her birinin belediye işleriyle ilgili herhangi bir husus hakkında meclis başkanlığına önerge vererek gensoruda bulunabileceği, gensoru önergesi gündeme alınırsa belediye başkanlarının gensoruya cevap vereceği, verilen cevap yeterli görülmediği takdirde 76 ncı maddede sözü edilen işlemin yapılacağı; 76 ncı maddede ise, belediye başkanının belediye meclisine her toplantı dönemi başında senelik çalışma raporu vereceği, Meclisçe verilen rapor yeter görülmezse, yetersizlik kararı ile müzakereleri kapsayan tutanağın mahallin en büyük mülkiye amirine gönderileceği, valinin bu dosyayı il merkezi olmayan yerlerde kaymakamın, il merkezi olan yerlerde kendisinin mütalaasıyla Danıştay”a sunacağı, Danıştay”ca yetersizlik kararı verildiği takdirde belediye başkanını düşeceği hükme bağlanmıştır. Bu hükümler dışında, Yasada belediye meclislerine belediye başkanlarının görevden alınmaları konusunda karar verme yetkisi tanıyan başka bir hüküm yer almamaktadır. Hiç bir organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı, mahalli idarelerin kuruluş görev ve yetkilerinin Yasayla düzenleneceği yolundaki Anayasa hükümleri karşısında, belediye meclislerinin, belediye başkanları hakkında Yasada öngörülmeyen bir yetkiyi kullanamayacağı kuşkusuzdur. Belediye meclislerinin kamu hizmeti yürütmekle görevli kılınmış bir organ oldukları açık bulunduğuna göre de, bu hizmetin iyi yürütülmemesinden sorumlu olmaları doğaldır. Ancak, bu sorumluluk, yetkili yargı mercilerince, şekli ve maddi ceza hukuku kurallarının uygulanmasıyla belirlenebilir. 2 – Belediye başkanlığı, başkanın ölümü, görevinden çekilmesi, süresinin dolması dışında, 1580 sayılı Belediye Kanununun yukarıda sözü edilen 61, 76 ncı maddeleriyle 91 inci maddesinin uygulanmasıyla boşalabilir. Bunun dışında mevzuatta belediye başkanlığının boşalmasına ilişkin herhangi bir hüküm yer almış bulunmadığı cihetle, sözü edilen ……. Belediye Başkanlığının boşalmış sayılmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Görülmektedir ki, görevini terk eden bir belediye başkanı hakkında uygulanacak işlemin belirlenmesi, bir yasal düzenleme konusu durumundadır. Keyfiyet bu yolda mütalâa kılınmakla dosyanın Danıştay bakanlığına sunulmasına 18.11.1985 gününde oybirliğiyle karar verildi. |
| ÖZET: 1985/261 E. ve 1985/266 K. sayılı kararda, bir belediye başkanının mahkumiyeti ve gıyabi tevkif müzekkeresi nedeniyle görevini terk etmesi üzerine, belediye başkanlığı makamının boş olup olmadığı hususunda tereddüt yaşanmıştır. İçişleri Bakanlığı, belediye meclisinin yeterlilik kararının gerçekleri yansıtmadığı ve bu kararların hukuki sınırları hakkında açıklama talep etmiştir. 1580 sayılı Belediye Kanunu çerçevesinde, belediye başkanlığının boşalması için gerekli yasal düzenlemelerin bulunmadığı belirtilmiş, konunun Danıştay’a iletilmesine karar verilmiştir. |