ÖZET: Belediye sınırları içinde faaliyet gösteren bazı işyerlerine ait ilan ve reklam vergisinin tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığı tespit edilmiştir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 12. maddesi, belediye sınırları ve mücavir alanlarda yapılan her türlü ilan ve reklamın bu vergiye tabi olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, 13. maddede mükelleflerin, kendi adlarına ya da başkaları adına ilan ve reklam yapan gerçek veya tüzel kişiler olduğu vurgulanmaktadır. İlgili kanunun 15. maddesi, sabit ilan ve reklamların yıllık vergi tarifelerini belirlerken, 96. maddesi ise bu tarifelerin Bakanlar Kurulu tarafından düzenleneceğini ifade etmektedir.

Denetim raporuna göre, seçilen 330 işyerinden 277’sinin ilan ve reklam vergisine tabi olmasına rağmen, bu vergilerin tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığı ortaya çıkmıştır. Bu durum, belediyenin gelir kaybına yol açmakta ve ilgili birimlerin koordineli çalışması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin 10. maddesi, zabıta personelinin vergi ve harçlara tabi işlerin tespitinde görevli olduğunu belirtmektedir. İdare, bu konuda gerekli önlemleri alarak gelir kaybını önlemeyi hedeflemektedir.

BULGU: Belediye Sınırları İçerisinde Faaliyet Gösteren Bazı İşyerlerine İlişkin İlan ve Reklam Vergisi Tahakkuk ve Tahsilatının Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Belediye sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı işyerlerine ilişkin ilan ve reklam vergisi mükellefiyetinin tesis edilmediği görülmüştür.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun ilan ve reklam vergisinin konusunu düzenleyen 12’nci maddesinde;

“Belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü İlan ve reklam, İlan ve Reklam Vergisine tabidir.”,

“Mükellef ve Sorumlu” başlıklı 13’üncü maddesinde ise;

“İlan ve Reklam Vergisinin mükellefi, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar dahil olmak üzere, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzelkişilerdir. İlan ve reklam işlerini mutat meslek olarak ifa edenler, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmaktan sorumludurlar.” hükümleri yer almaktadır.

Aynı Kanun’un 15’inci maddesinde, dükkân, ticari, sınai müesseseler ile serbest meslek erbaplarınca çeşitli yerlere asılan ve takılan levha, yazı, resim gibi her çeşit sabit ilan ve reklamlar ile ışıklı veya projeksiyonlu ilan ve reklamların metre karesinden yıllık olarak alınabilecek taban ve tavan tutarlara ilişkin belirleme yapılmıştır. Kanun’un 96’ncı maddesinde ise, 15’inci maddesinde belirtilen vergi harç ve tarifelerinin Kanun’da belirtilen alt ve üst limitleri aşmamak üzere Bakanlar Kurulu tarafından tayin ve tespit edileceği belirtilmiştir. Bakanlar Kurulu, Kanun’un 96’ncı maddesinden aldığı yetkiye dayanarak 10.02.2014 tarih ve 2014/5896 sayılı Kararname ile ilan ve reklam vergisine ilişkin tutarları belediye grupları itibarıyla belirlemiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, belediye sınırları içerisinde faaliyet gösteren işyerleri tarafından asılan tabela, levha, ışıklı tabela vb. aracılığıyla yapılan her çeşit ilan ve reklamlardan m2 başına Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen tutarda ilan ve reklam vergisi alınması gerektiği anlaşılmaktadır.

Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin zabıtanın görevlerine ilişkin 10’uncu maddesinde;

12) Kanunen belediyenin izni veya vergi ve harçlara tabi iken izin alınmaksızın veya harç ve vergi yatırılmaksızın yapılan işleri tespit etmek, bunların yapılmasında, işletilmesinde, kullanılmasında veya satılmasında sakınca varsa derhal men etmek ve kanuni işlem yapmak,

…” hükmü yer almakta olup, ilan ve reklam vergisi ya da diğer vergi ve harçlara ilişkin olarak zabıta personelinin yoklama ve tespit görevleri için kullanılabileceği hükümden anlaşılmaktadır.

Belediye sınırları içerisinde örneklem olarak seçilen 330 adet işyerinden 277 tanesinin ilan ve reklam vergisine tabi olduğu halde bu işyerlerine ilişkin ilan ve reklam vergisi tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığı görülmüştür.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından bundan sonraki süreçte söz konusu hususla ilgili gerekli özenin gösterileceği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, bu durum İdarede gelir kaybına sebep olacağından, zabıta ve diğer ilgili birimlerle koordineli çalışılması durumunda söz konusu gelir kaybının önlenebileceği değerlendirilmektedir.