|
ÖZET: Belediye sınırları içinde faaliyet gösteren işyerlerine yönelik ilan ve reklam vergisinin tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığı tespit edilmiştir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 12. maddesi, bu vergilerin kapsamını belirlerken, 13. madde mükelleflerin sorumluluklarını açıklamaktadır. İlgili kanun, işyerleri tarafından asılan her türlü sabit ve ışıklı ilan ve reklam için yıllık vergi alınması gerektiğini öngörmektedir. Ayrıca, Bakanlar Kurulu, bu vergilerin tutarlarını belirleme yetkisine sahiptir.
Denetim sonuçlarına göre, incelenen 310 işyerinden 280’inin ilan ve reklam vergisine tabi olduğu, ancak bu işyerlerine ilişkin vergi tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığı ortaya çıkmıştır. İdare, bu durumu düzeltmek amacıyla 152 işyeri için tarhiyat işlemlerine başlamış olsa da, bu sayı tespit edilen işyeri sayısının altında kalmaktadır. İdare, bu eksikliklerin giderilmesi için zabıta ve diğer ilgili birimlerle işbirliği yaparak gelir kaybını önleyebilir. |
BULGU: Belediye Sınırları İçerisinde Faaliyet Gösteren İşyerlerine İlişkin İlan ve Reklam Vergisi Tahakkuk ve Tahsilatının Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Belediye sınırları içerisinde faaliyet gösteren işyerlerine ilişkin ilan ve reklam vergisi mükellefiyetinin tesis edilmediği görülmüştür.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun ilan ve reklam vergisinin konusunu düzenleyen 12’nci maddesinde;
“Belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü İlan ve reklam, İlan ve Reklam Vergisine tabidir.”,
“Mükellef ve Sorumlu” başlıklı 13’üncü maddesinde ise;
“İlan ve Reklam Vergisinin mükellefi, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar dahil olmak üzere, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzelkişilerdir. İlan ve reklam işlerini mutat meslek olarak ifa edenler, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmaktan sorumludurlar.”
hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 15’inci maddesinde, dükkân, ticari, sınai müesseseler ile serbest meslek erbaplarınca çeşitli yerlere asılan ve takılan levha, yazı, resim gibi her çeşit sabit ilan ve reklamlar ile ışıklı veya projeksiyonlu ilan ve reklamların metre karesinden yıllık olarak alınabilecek taban ve tavan tutarlara ilişkin belirleme yapılmıştır. Kanun’un 96’ncı maddesinde ise, 15’inci maddesinde belirtilen vergi harç ve tarifelerinin Kanun’da belirtilen alt ve üst limitleri aşmamak üzere Bakanlar Kurulu tarafından tayin ve tespit edileceği belirtilmiştir. Bakanlar Kurulu, Kanun’un 96’ncı maddesinden aldığı yetkiye dayanarak 10.02.2014 tarih ve 2014/5896 sayılı Kararname ile ilan ve reklam vergisine ilişkin tutarları belediye grupları itibarıyla belirlemiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, belediye sınırları içerisinde faaliyet gösteren işyerleri tarafından asılan tabela, levha, ışıklı tabela vb. aracılığıyla yapılan her çeşit ilan ve reklamlardan m2 başına Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen tutarda ilan ve reklam vergisi alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin zabıtanın görevlerine ilişkin 10’uncu maddesinde;
12) Kanunen belediyenin izni veya vergi ve harçlara tabi iken izin alınmaksızın veya harç ve vergi yatırılmaksızın yapılan işleri tespit etmek, bunların yapılmasında, işletilmesinde, kullanılmasında veya satılmasında sakınca varsa derhal men etmek ve kanuni işlem yapmak,
…” hükmü yer almakta olup, ilan ve reklam vergisi ya da diğer vergi ve harçlara ilişkin olarak zabıta personelinin yoklama ve tespit görevleri için kullanılabileceği bu hükümden anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede, Belediye sınırları içerisinde örneklem olarak seçilen 310 adet işyerinden 280 tanesinin ilan ve reklam vergisine tabi olduğu halde bu işyerlerine ilişkin ilan ve reklam vergisi tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığı görülmüştür.
Yukarıda yer verilen denetim tespitine istinaden, İdare tarafından özetle, bulgu konusu hususa ilişkin örneklem listenin yerinde tespit yapılarak incelendiği, sonuç olarak 152 adet işyeri için tarhiyat işlemlerine başlandığı, ifade edilmişse de, işlem başlatılan sayının bulguda tespiti yapılan sayının altında olduğu ve İdare cevabı ekinde buna ilişkin bir belge sunulmadığı görülmüştür.
Sonuç olarak, bu durum İdare açısından gelir kaybına sebep olacağından, zabıta ve diğer ilgili birimlerle koordineli çalışılması durumunda bu gelir kaybının önlenebileceği değerlendirilmektedir.