Emlak vergisi Kanunu’na göre bina kavramı, yapımında kullanılan malzeme önem taşımaksızın, sabit şeklinde yapılmış olan tüm yapıları ifade etmektedir.

Dolayısıyla, sabit şekilde inşaa edilmiş olan tüm yapılar, bina vergisi içerisinde yer alan bina kavramı kapsamında olacaktır.

Peki, sahibi tapu kayıtlarından anlaşılamayan kaçak yapılarda mükellefiyet nasıl tesis edilecek ve ne zaman başlatılacaktır.

Mevzuatta yer alan düzenlemeler değerlendirildiğinde; …

Emlak Vergisi Kanunu’nun 3 üncü maddesinde; binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenlerin bina vergisinin mükellefi olduğu belirtilmiştir.

Bu hüküm uyarınca, kaçak yapılarla ilgili tapu kayıtlarından bina malikinin belirlenemediği durumlarda, binaya malik gibi tasarruf edenler, emlak vergisi mükellefi olacaklardır. Bu durumda, yapıları fiilen kullananların vergi dairesi sıfatı ile belediyece saptanması ve tutanak altına alınması gerekmektedir.

Bilindiği üzere, emlak vergisi mükellefiyeti tesisinde binanın yapım yılı olarak yapı kullanma izin belgesi tarihi esas alınmaktadır. Ancak kaçak yapılarda iskan alınmamış olduğundan, belge tarihinden de bahsetmek mümkün olmayacaktır. Bu durumda, emlak vergisi tahakkuk yılını belirlemede, binanın fiilen kullanılmaya başlandığı yıl, bu yılın belirlenememesi durumunda ise tutanak tarihi esas alınacaktır,

görüşündeyiz…


ÖZET: Emlak Vergisi Kanunu’na göre bina, sabit şekilde inşa edilmiş tüm yapıları kapsamaktadır. Kaçak yapılar için mükellefiyet, tapu kayıtlarından bina malikinin belirlenemediği durumlarda, binaya malik gibi tasarruf edenler üzerinden tesis edilecektir. Bu süreçte, yapıları fiilen kullananların belediye tarafından tespit edilmesi ve tutanak altına alınması gerekmektedir. Emlak vergisi tahakkuk yılı, kaçak yapılarda fiilen kullanılmaya başlandığı yıl esas alınarak belirlenecek; bu yılın belirlenememesi durumunda ise tutanak tarihi dikkate alınacaktır.