Belediyelerde meclis üyelerinin ya da meclis üyeleri arasından seçilen encümen üyelerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında oluşturulacak ihale komisyonlarında görevlendirip görevlendirilemeyeceği (Soru Cevap)

4734 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde ihale komisyonlarının; biri başkan olmak üzere ikisinin ihale konusu işin uzmanı olması şartıyla, ilgili idare personelinden en az dört kişinin ve muhasebe veya malî işlerden sorumlu bir personelin katılımıyla kurulacağı ve en az beş ve tek sayıda kişiden oluşacağı belirtilmiştir. Hükümden anlaşılacağı üzere, ihale komisyonu üyelerinin idare personeli yani […]

→

Belediye ile sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde, işçilerin çalışma süresinin haftanın 5 günü, günlük 8 saat olarak belirlendiği durumda; 8 saati aşan her günlük çalışma için fazla mesai ücreti ödenip ödenmeyeceği (Soru cevap)

4857 sayılı İş Kanunu’nun 41’inci maddesinde fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar şeklinde tanımlanmıştır. Fazla sürelerle çalışma ise; haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırk beş saatin altında belirlendiği durumlarda, ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırk beş saate kadar yapılan çalışmalar şeklinde tanımlanmıştır. Konu, belediyelerle yetkili sendikalar arasında çalışma sürelerinin […]

→

Belediyenin kiracısı olan derneğin tüzel kişiliğinin sonlanması ve kira alacaklarının tahsili için başlatılan hukuki süreçlerin sonuçsuz kalması üzerine, Belediye meclisinin bu kira alacaklarından vazgeçip geçemeyeceği (Soru Cevap)

Belediyelerin, dernekle ilişkisi 5393 sayılı Kanun’un 75 inci maddesinde düzenlenmiş olup, belediyeler bu düzenleme çerçevesinde gerekli şartları sağlayarak derneklerle ortak hizmet projesi yürütebilmektedir. Derneklerle yürütülebilecek ortak hizmet projeleri dışında, derneklerin belediyeler açısından diğer hukuk tüzelkişilerinden farkı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, derneklere taşınmaz kiralanması ve kira alacaklarının takibi bakımından karşıdakinin dernek olması bir anlam ifade etmemekte, genel hükümler […]

→

İdarenin ihale ettiği işlerde, yüklenicilerin işin bir kısmını sözleşmeye uygun olarak alt yüklenicilere devretmesi ve bu devirlere ilişkin sözleşmeleri idareye sunmaları durumunda, idarenin iki firma arasında düzenlenen bu sözleşmelerde de damga vergisi arayıp aramayacağı (Soru Cevap)

Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 20 nci maddesi hükmü gereği, yüklenicilerin işin bir kısmını alt yüklenicilere devretmesi durumunda, bu devirlerin idare tarafından onaylanmış olması ve iki firma ya da gerçek kişi arasındaki bu  ilişkinin sözleşmeye bağlanması gerekmektedir. Bu sözleşmelerden kaynaklanan damga vergilerinden, idare ile yükleniciler arasında imzalanan sözleşmeler gibi, idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmayacağını Sayıştay kararları çerçevesinde […]

→

Belediye tarafından kiraya verilen taşınmazların kira sözleşmesine; elektrik, su doğalgaz faturalarının belediye bütçesinden karşılanacağı hükmü konulabilecek midir? Sözleşme bu şekilde yapıldığı durumlarda ödenmeyen faturalardan dağıtım şirketlerine karşı kiracı mı yoksa belediye mi sorumlu olacaktır (Soru Cevap)

Belediyeler yapmış oldukları kiraya verme işlemlerinde şartnamelere ya da diğer dokümanlara zaman zaman; elektrik, su ve/veya doğalgaz faturalarının idare bütçesinden karşılanacağı hükmünü koymakta ve isteklilerin bu durumu dikkate alarak teklif vermelerini istemektedirler. Sözleşmelere bu şekilde hüküm konulmasına birçok değişken sebep olabilmektedir. Örneğin belediye kültür sarayının içerisinde yer alan küçük fotoğraf odasının kiraya verilmesi durumunda, ayrı […]

→

Belediye tarafından ihale ile kiraya verilen taşınmazların kiracılık hakkı, sözleşmede hüküm bulunmayan durumlarda kiracı tarafından üçüncü kişilere devredilebilir mi? Devredilebilecek durumlarda uyulması gereken usul ve esaslar nelerdir (Soru Cevap)

Belediyeler, sahip oldukları taşınmazları 2886 sayılı Kanun kapsamında kiraya vermektedirler. Ayrıca bir kamu tüzel kişisi olan belediyeler, genel hükümler yanında, kamu hizmeti sunmalarının gereği olarak idare hukukunun kendilerine sağladığı kolaylıklardan da yararlanmaktadırlar. Ancak idare hukuku alanı kamu idarelerine her zaman kolaylıklar sunmamakta, bazen sıkı şekil şartları ya da esasa ilişkin zorlukları da barındırmaktadır. Belediyece kiraya […]

→

Gelir İdaresi Başkanlığının Bazı özelgelerinde, elektrik ve havagazı tüketim vergisinin tahakkuk ve tahsilinin Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı vergi dairelerince ve diğer Hazine ve Maliye Bakanlığı saymanlıklarınca tahakkuk ve tahsil edileceği belirtilmektedir. Sayıştay da bazı raporlarında yer alan bulgularında belediyelerin elektrik ve havagazı tüketim vergisi tahakkuk ve tahsilatlarını yapmamalarını eleştirmektedir. Bu konuda hangi mevzuat hükümleri uygulanacaktır (Soru Cevap)

4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 141 inci maddesinde; Devlet gelirlerine etkisi olan mevzuatı Devlet gelirleri, vergi tekniği ve uygulamaları açısından inceleyerek görüş bildirmek ve Mahalli idare gelirleri politikası ile Devlet gelirleri politikasının uygulanmasında uyumu sağlayıcı tedbirler almak, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görevleri arasında sayılmıştır. 6085 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinde ise  Sayıştay’ın genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; […]

→

Belediye ile sendika arasında yapılan sosyal denge tazminatı sözleşmesi nedeni ile kamu zararı meydana gelirse, sözleşmede imzası bulunmayan ancak ödemelerde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin bu zarardan sorumlu tutulması mümkün müdür (Soru Cevap)

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sosyal denge tazminatı ödemelerinden kaynaklı sorumlulukları bulunmakta olup; ödemelerde imzaları bulunsa da sorumluluktan kurtulmaları mümkün bulunmaktadır. Cevabımızda, Sayıştay Temyiz Kurulu Kararları çerçevesinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluk hükümleri açıklanacak olup, ödemede imzaları bulunsa da sorumluluktan nasıl kurtulacakları belirtilecektir. Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları  5018 […]

→

Belediyede bir başka belediyeden ya da diğer kamu idarelerinden geçici görevle görevlendirilmiş olan personele, toplu sözleşme kapsamında sosyal denge tazminatı ödemesi yapılıp yapılamayacağı (Soru Cevap)

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kurumlar arası geçici süreli görevlendirme” başlıklı ek 8’inci maddesinde, “Memurlar, geçici görevlendirme yapmak isteyen kurumun talebi ve çalıştıkları kurumun izni ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında aşağıda belirtilen şartlarla geçici süreli olarak görevlendirilebilir.” denilerek anılan maddenin devamında geçici görevlendirmeye ilişkin hükümler ifade edilmiştir. Belediye personeline sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin […]

→

Belediyede çalışan işçilere, toplu sözleşme gereği, Devlet memurlarına ödenen miktarda net olarak eş ve çocuk yardımı yapılmakta; Toplu sözleşmede ödemelerin net tutarla yapılacağı ifadesi yer aldığından, ödenen bu yardımların gelir vergisi açısından durumu ne olacaktır (Soru Cevap)

Devlet memurlarına yapılmakta olan aile yardımı ödemeleri; memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ve gerekli şartları taşıyan çocukları için yapılmaktadır. Kanun’un 203’üncü maddesinde yapılacak bu ödemelerin herhangi bir vergiye tabi olmadığı belirtilmiştir. Dolayısı ile Devlet memurları açısından herhangi bir gelir vergisi söz konusu […]

→

Belediye sınırlarında yer alan ve tapu kaydı bulunmayan gecekondulardan yapım yıllı belli olmayanların, emlak vergisi mükellefiyeti başlangıç yılının nasıl belirleneceği (Soru Cevap)

Emlak vergisi Kanunu’na göre bina kavramı, yapımında kullanılan malzeme önem taşımaksızın, sabit şeklinde yapılmış olan tüm yapıları ifade etmektedir. Dolayısıyla, sabit şekilde inşaa edilmiş olan tüm yapılar, bina vergisi içerisinde yer alan bina kavramı kapsamında olacaktır. Peki, sahibi tapu kayıtlarından anlaşılamayan kaçak yapılarda mükellefiyet nasıl tesis edilecek ve ne zaman başlatılacaktır. Mevzuatta yer alan düzenlemeler […]

→

Belediye tarafından ödenen vekalet ücretlerinde gelir vergisi oranı sabit mi olacak yoksa yapılan ödemeler kümülatif matraha dahil mi edilecek (Soru Cevap)

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabi olduğu ve gelirin bir gerçek kişinin  takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu belirtilmiştir.

Aynı Kanunun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61’inci maddesinde ise

Ücretin, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu; ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği ifade edilmiştir.

→

Belediye ortak olduğu ve daha önce yüzde 88 hissesine sahip olduğu şirketin, geri kalan yüzde 12 hissesini de devralmıştır. Bunun üzerine şirkette çalışan işçiler dilekçe ile emsal Yargıtay kararları sunularak kendilerine ilave tediye ödenmesini talep etmişlerdir. Bu durumda, ilgili personele ilave tediye ödemesi yapılıp yapılamayacağı (Soru Cevap)

İlave tediye ödemesi, 6772 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapılmaktadır. Anılan Kanun’un birinci maddesi hükmü çerçevesinde, konunun belediyelere bakan yönüyle sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirketler, kamu iktisadi teşebbüsleri ile belediyeler ve bunlara bağlı teşekküllerde istihdam edilen işçiler ilave tediye ödemesi almaktadırlar. (3460 sayılı Kanun bugün itibari ile yürürlükte olan bir kanun değildir. 3659 sayılı Kanun ise, banka ve Devlet kurumlarında çalışan memurların aylıkları ile ilgili düzenleme getirmiş ve halen yürürlüktedir.)

Dolayısı ile konunun anlaşılabilmesi için belediye şirketlerinin, devlet sermayesi niteliği taşıyıp taşımadığı ya da KİT sayılıp sayılmadığının çözümlenmesi ayrıca belediyelere bağlı teşekkül kavramının anlaşılması gerekmektedir.

Belediyeler, 5393 sayılı Kanun’un 70’inci maddesi kapsamında, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usûllere göre şirket kurabilmektedirler.

→

Sermayesinin tamamı belediyeye ait olan ve belediyenin personel işlerini yürüten şirketlere, herhangi bir kamu kurumu niteliği veya hakkı tanınmış mıdır (Soru Cevap)

Belediyeler, 5393 sayılı Kanun’un 70’inci maddesi kapsamında, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usûllere göre şirket kurabilmektedirler. Kanun’da belirtilen “mevzuatta belirtilen usullere göre” ifadesi ile kasdedilen …mevzuat Türk Ticaret Kanunu’dur. Dolayısı ile belediye şirketleri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. […]

→

Belediyede genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan ve teknik eğitim fakültesi öğretmenlik bölümü mezunu olan personelin, yapılacak görevde yükselme sınavına teknikerlik kadrosu için girip giremeyeceği (Soru Cevap)

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 9 uncu maddesi çerçevesinde tekniker kadroları, unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayılmaktadır.

Hükme göre tekniker kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartlar arasında, en az iki yıl süreli mesleki veya teknik yüksekokulların teknik bölümlerinden tekniker unvanı ile mezun olmak şartı aranmaktadır.

Hükümden anlaşılacağı üzere;

→