ÖZET: Belediye şirketinden temin edilen personelin, yetki gerektiren alanlarda görev yapmasıyla ilgili 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda, kamu idaresinin kendi şirketinden sağladığı personeli, görev tanımına bakmaksızın asli ve sürekli hizmetlerde görevlendirdiği tespit edilmiştir. Anayasa ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, bu tür hizmetlerin yalnızca memurlar ve kamu görevlileri tarafından yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, yardımcı hizmetler sınıfındaki personelin belirli görevleri yerine getirmesi gerektiği ve bu hizmetlerin üçüncü şahıslara ihale edilebileceği belirtilmiştir.

Rapor, belediye şirketlerinde çalışan bazı personelin, zabıta memurluğu gibi özel yetki gerektiren unvanlarla görevlendirildiğini ortaya koymaktadır. Belediye Zabıta Yönetmeliği, zabıta personelinin atanması ve görev tanımlarını açıkça düzenlemekte, bu tür görevlerin yalnızca ilgili yönetmelik çerçevesinde istihdam edilen memurlar tarafından yerine getirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Kamu İdaresi, bu konuda gerekli düzenlemeleri yapacağını ifade etmiştir.

Ayrıca, kamu idaresinin veznesinde çalışan personelin çoğunluğunun, kamu görevlisi statüsünde olmadan para tahsil etme yetkisiyle görev yaptıkları tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, muhasebe yetkilisi mutemetlerinin kimler olabileceğini ve yetkilerini belirlemektedir. Kamu İdaresi, bu uygulamanın personel yetersizliğinden kaynaklandığını ve gelecekte mevzuata uygun atamaların yapılacağını bildirmiştir.

BULGU: Belediye Şirketinden Temin Edilen Personelin Yetki Gerektiren Alanlarda Görevlendirilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Kamu İdaresinin kendi şirketinden temin ettiği personeli görev tanımına bakmaksızın asli ve sürekli hizmetler ile yetki gerektiren alanlarda görevlendirdiği görülmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 128’inci ve 129’uncu maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinde, asli ve sürekli hizmetlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi gerektiği belirtilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36’ıncı maddesinde yardımcı hizmetler sınıfı, kurumlarda her türlü yazı ve dosya dağıtmak ve toplamak, müracaat sahiplerini karşılamak ve yol göstermek; hizmet yerlerini temizleme, aydınlatma ve ısıtma işlerinde çalışmak veya basit iklim rasatlarını yapmak; ilaçlama yapmak veya yaptırmak veya tedavi kurumlarında hastaların ve hastanelerin temizliği ve basit bakımı ile ilgili hizmetleri yapmak veya kurumlarda koruma ve muhafaza hizmetleri gibi ana hizmetlere yardımcı mahiyetteki görevlerde her kurumun özel bünyesine göre ve yine bu mahiyette olmak üzere ihdasına lüzum gördüğü yardımcı hizmetleri ifa ile görevli bulunanlardan 4’üncü maddenin (D) bendinde tanımlananların dışında kalanları kapsadığı, bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetlerden hizmet yerlerinin ve tedavi kurumlarının temizlenmesi, tesisatın bakım ve işletilmesi ve benzeri nitelikteki hizmetlerin üçüncü şahıslara ihale yoluyla gördürülmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 20’nci ek maddesinde; İl özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın doğrudan hizmet alımı suretiyle birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait ve halen bu kapsamda hizmet alımı yaptığı mevcut şirketlerinden birine, bu nitelikte herhangi bir şirketi bulunmuyorsa münhasıran bu amaçla kuracakları bir şirkete gördürebileceği ifade edilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde asli ve sürekli kamu hizmetlerinin memur ve sözleşmeli personel eliyle gördürülebileceği; bu sebeple İdarenin doğrudan hizmet alımı yolu ile üçüncü şahısları, 657 sayılı Kanun’un 36’ıncı maddesinde belirtilen yardımcı hizmetler sınıfında ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 20’inci maddesinde tahdidi olarak sayılan alanlarda istihdam edebileceği değerlendirilmektir. Dolayısıyla belediye şirketlerinde istihdam edilip belediyeler tarafından hizmet alım sözleşmesiyle çalıştırılan kişiler ise kamu görevlisi statüsünde değildir.

Yapılan incelemede, zabıta personeli ve tahsildar gibi özel yetki ve şartlar gerektiren unvanlarda şirketten temin edilen işçilerin de görevlendirildiği tespit edilmiş olup aşağıda açıklanmıştır:

A) Belediye Şirketi Personeline Zabıta Memurluğu Yaptırılması

Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde; belediye zabıtasının, beldenin düzenini muhafaza eden, belde halkının esenlik, sağlık ve huzurunu koruyan, yetkili organların bu amaçla alacakları kararları uygulayan özel zabıta kuvvetini, belediye zabıta personelinin ise belediye zabıta teşkilatındaki daire başkanı, müdür, şube müdürü, amir, komiser ve memurları ifade edeceği belirtilmiştir.

Yönetmelik’in “Sınav ve Atamaya İlişkin Esaslar” başlıklı dördüncü bölümünde zabıta memurluğuna atanmada aranan başvuru ve sınav şartları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. “Belediye Zabıta Kıyafetini Kullanma Yasağı” başlıklı 35’inci maddesinde ise; belediye zabıta personeli için bu Yönetmelik’te şekli gösterilen resmi kıyafet ile işaretlerin başka bir özel veya kamu kuruluşu mensubu tarafından kullanılamayacağı; “Geçici Görevlendirme” başlıklı 41’inci maddesinde de zorunlu hallerde, belediye memurlarından ihtiyacı karşılayacak sayıda personelin zabıta biriminin sadece büro hizmetlerinde geçici olarak görevlendirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Yapılan incelemede, Kamu İdaresinin yüzde yüz iştiraki olan şirket bünyesinde istihdam edilen personelden bir kısmının, fiilen zabıta memuru olarak görevlendirildiği tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında memur temini hususunda gerekli çalışmaların başlatıldığı ve mevzuata uygun hale getirileceği ifade edilmiştir.

Kamu İdaresi tarafından süreklilik arz eden zabıta hizmetlerinin Belediye Zabıta Yönetmeliği’ne göre istihdam edilen personel tarafından yerine getirilmesi ve zabıta teşkilatına ilişkin personel ihtiyacının giderilmesinde Yönetmelik’te belirlenen sürecin işletilmesi gerekmektedir.

B) Şirket Personelinin İdare Adına Para Tahsil Etmesi, Muhafaza Etmesi ve Göndermesi

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile getirilen yeniliklerden birisi olan muhasebe yetkilisi mutemedi kavramı, mezkur Kanun’un 61’inci maddesinde, kamu idarelerinde muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olan kişi olarak tanımlanmış olup muhasebe yetkilisi mutemetlerinin görevlendirilmeleri, yetkileri, denetimi, tutacakları defter ve belgeler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

Mezkur maddeye istinaden çıkarılmış olan Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in “Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin görevlendirilmeleri” başlıklı 5’inci maddesinde, veznedar, tahsildar, icra memuru gibi unvanlarla muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almak, vermek ve göndermek üzere görevlendirilenlerin muhasebe yetkilisi mutemedi olduğu, zorunluluk bulunması halinde harcama yetkilisi tarafından bu unvanların dışındaki unvanlara sahip kamu görevlileri arasından muhasebe yetkilisi mutemedi görevlendirilebileceği, muhasebe yetkilisi mutemedi olarak seçilen görevlinin adı, soyadı, görev yeri, unvanı ve imza örneği ile görev ve yetkilerinin ilk görevlendirmede muhasebe yetkilisine yazılı olarak bildirileceği ve Kanunlarda öngörüldüğü şekilde veya bu Yönetmelik hükümlerine göre yetkili kılınmamış hiçbir kimsenin Kamu İdaresi adına para tahsil edemeyeceği, değerleri alamayacağı, gönderemeyeceği ve ödeme yapamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Yapılan incelemede, Kamu İdaresinin veznesinde çalışan 32 kişiden 21’inin İdarenin ortağı olduğu personel şirketinin işçisi olduğu, hizmet alımı suretiyle Kamu İdaresi’nde görevlendirildikleri, kamu görevlisi olmadıkları halde Kamu İdaresi adına veznede para tahsil, muhafaza ve banka hesabına para yatırma işlemlerini gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında bulgu konusu uygulamanın personel yetersizliğinden kaynaklandığı ve bundan sonraki süreçte gereken hassasiyetin gösterileceği ifade edilmiştir.

Kamu İdaresi tarafından muhasebe yetkilisi mutemetlerinin mevzuata uygun olarak kamu görevlileri arasından usulüne uygun olarak görevlendirilmesi gerekmektedir.