|
ÖZET: Belediye şirketine yapılan ödemelerin, çalışanların vergi ve sosyal güvenlik prim tutarları açısından eksik olduğu tespit edilmiştir. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenen Ek Madde 20, yerel yönetimlerin doğrudan hizmet alımı yapabilmesine olanak tanımaktadır. Bu çerçevede, belediyeler ve bağlı kuruluşlar, personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri belirli şartlar altında mevcut şirketlere veya yeni kurulacak şirketlere yaptırabilir. Ancak, bu süreçte işçi ücretleri ve ilgili giderlerin belirlenmesinde dikkat edilmesi gereken hususlar bulunmaktadır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 20’nci maddesi ve buna bağlı olarak yürürlüğe giren usul ve esaslar, personel giderlerinin toplam giderler içindeki payını sınırlamaktadır. Bu düzenlemeye göre, şirketlere yapılacak ödemelerin, asgari işçilik maliyeti ve diğer giderler dahil olmak üzere belirli bir üst sınırı aşmaması gerekmektedir. Ayrıca, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, işverenlerin prim ödeme yükümlülüklerini açıkça belirtmektedir. Yapılan denetimlerde, belediyenin kendi şirketlerine ödediği tutarların, SGK primleri ve vergi kesintileri gibi gider kalemlerini içermediği görülmüştür. Bu durum, zamanında ödenmeyen primler nedeniyle ek mali yükümlülüklere yol açmakta ve bütçeye olumsuz etki etmektedir. Kamu İdaresi, bu bulgulara ilişkin gerekli önlemlerin alınacağını belirtmiştir. Sonuç olarak, personel hizmet bedellerinin net ücret üzerinden değil, tüm gider kalemlerini kapsayacak şekilde ödenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. |
BULGU: Belediye Şirketine Hakedişlerin Vergi ve Sosyal Güvenlik Prim Tutarı Kadar Eksik Ödenmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
İdare tarafından doğrudan hizmet alımı kapsamında çalıştırılan personele ilişkin olarak belediye şirketine ödenen hakedişlerin vergi ve sosyal güvenlik prim tutarı kadar eksik ödendiği görülmüştür.
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek Madde 20’nci maddede; “İl özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın doğrudan hizmet alımı suretiyle birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait ve halen bu kapsamda hizmet alımı yaptığı mevcut şirketlerinden birine, bu nitelikte herhangi bir şirketi bulunmuyorsa münhasıran bu amaçla kuracakları bir şirkete gördürebilir.(…)
Bu madde kapsamındaki şirketlerde işçilerin işe alımı, işçilere ilişkin personel giderlerinin toplam giderler içindeki payına ilişkin üst sınırları, ilk defa alınacak işçilere ilişkin belirlenecek ölçütleri esas alarak yıllık sınırlamaları ve bu kapsamdaki alımlar ile harcamaları izlemeye ilişkin usul ve esasları belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.” hükümleri yer almaktadır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 20’nci maddesine istinaden 09.04.2018 tarih ve 11608 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla kabul edilen İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar, 28/04/2018 tarih ve 30405 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Usul ve Esaslar’ın “Personel Giderlerinin Toplam Giderler İçindeki Payına İlişkin Üst Sınır” başlıklı 5’inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “ (4) İdare tarafından şirkete personel gideri için yapılacak aylık ödemelerin toplamı, hizmet alımı sözleşmesinde öngörülen işçi ücretleri esas alınarak hesaplanan;
Asgari İşçilik maliyeti,
Asgari işçilik maliyeti üzerinden hesaplanan %4 sözleşme giderleri ve genel giderler,
İşçilikle bağlantılı ayni giderler,
ç) Asgari işçilik maliyeti ve işçilikle bağlantılı ayni giderler toplamı üzerinden %7’ye kadar belirlenecek kâr,
dâhil işçilik giderleri toplamını aşamaz. İşçi ücretlerinin tespitinde asgari ücrette meydana gelen artışlar dikkate alınır. Asgari işçilik maliyeti, sözleşme giderleri ve genel giderler ile işçilikle bağlantılı ayni giderler ve kâr oranı, kamu ihale mevzuatı esas alınarak belirlenir. ” hükümleri yer almaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Prim ödeme yükümlüsü” başlıklı 87’nci maddesinde 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine tabi olanların prim ödeme yükümlüsünün işverenler olduğu belirtilmiştir.
Mezkûr Kanun’un “Primlerin ödenmesi” başlıklı 88’inci maddesine göre, işveren tarafından istihdam edilen personelin ücretlerinden kesilen prim tutarı ile bu tutara ilave edilen işveren payının en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesi gerekmektedir. Aksi halde süresi içinde ve tam olarak ödenmeyen bu prim tutarları için ek mali külfete maruz kalarak daha fazla maliyete katlanılacaktır.
Yapılan incelemede, Belediyenin kendi Şirketlerinden temin ettiği personele yönelik yaptığı ödemelerin net ücret, bireysel emeklilik kesintisi ve icra kesintisi toplamından oluştuğu, hakedişin gider kalemlerinden olan SGK primleri ve vergi tutarlarının ise zamanında ödenmediği görülmüştür. Söz konusu ödeme usulü nedeniyle Şirketler bu personelin SGK primleri ile ücretlerinden kesilen gelir ve damga vergisini alacaklı kurumlara zamanında ödeyememekte, bu nedenle söz konusu borçlara gecikme zammı işlemektedir. Bu borçlar ve gecikme cezaları nihayetinde Belediye tarafından ödenmekte ve bu nedenle bütçeye fazladan külfet getirmektedir.
Kamu İdaresi cevabında, bulgu konusunda gerekli işlemlerin yerine getirileceği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, Şirketlere ödenmesi gereken personel hizmeti bedellerinin sadece net ücret üzerinden değil, ek mali külfetlere katlanmadan ve kaynakların etkili, ekonomik kullanımı için ilgili kamu idarelerine ödenmesi gereken ve hakedişin gider kalemlerinden olan SGK primi ve çeşitli vergi tutarlarının da dâhil edilerek ödenmesi gerekmektedir.